İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,8711 %0.25
52,9665 %0.18
6.904,92 % 0,18
75.348,06 %1.359
Muhalif. GÜNDEM Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız'dan Anneler Günü'ne özel mektup

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız'dan Anneler Günü'ne özel mektup

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, Anneler Günü’nde kaleme aldığı mektupta yaşadığı acıyı ve adalet arayışını paylaşırken, “Anneler Günü’nü otuz yıl önce gözaltında kaybedilen oğlumla kaybettim” dedi.

Okunma Süresi: 2 dk

23 Şubat 1995’te gözaltında kaybedilen 19 yaşındaki Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız'ın oğlu için yazdığı mektup, Cumartesi Anneleri’nin sosyal medya hesabından paylaşıldı. “Ben, Anneler Günü’nü otuz yıl önce gözaltında kaybedilen oğlumla kaybettim” diyen Yıldız, o günden bu yana bayramların ve Anneler Günü’nün kendisi için mutluluğun değil, acının simgesi olduğunu belirtti.

Hanife Yıldız mektubunda şunları ifade etti:

"ANNELER GÜNÜ

Dile hoş geliyor da bana göre bir söylemden öteye geçmiyor. Ben, Anneler Günü’nü otuz yıl önce gözaltında kaybedilen oğlumla kaybettim. Gideceğim bir mezarı bile yok... Anneler gününde, bayramlarda artık mutluluk değil de “her anneye acılar günü” olduğunu görüyorum.

Sevinecek anne de sevinemiyor; birimizin gözyaşları hepimizin gözyaşlarıdır. Ama kayıp, ama ölüm... Bir de cezaevleri önünde bekleyen anneler var. Bugün için yazdığım bu yazı öyle zor, öyle ağır geldi ki, gönül almak yerine bir annenin yüreğini sızlatırım korkusu geçti içimden.

Cebinde parası olmayan bir evlat düşündüm. Annesinin mezarına gitmek isterse eli boş nasıl gitsin? O da şöyle ağlıyor: “Ana kusura bakma. Bu sene de elim boş, gelemiyorum.” Ama reklamlar öyle mi? Anneler Günü’ne reklam yapanlar, günü ticarete çevirenler de var. Kapitalist düzen böyle yapıyor. Olanlar alıyor, olamayanlar öylece bakıyor...

Ben ne yapayım? Benim gibi Anneler Günü’nde evlatları için acı çeken annelerin acılarını paylaşıyorum. Çocukları ile kucaklaşan anneler, sıkı sıkı sarılın. Evlat kandır, candır.

Anneler günü de pazara kadar değil, mezara kadar.

Çiçek de evlat kokusudur, koklayın yeter.

Hanife YILDIZ"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız