İstanbul
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4899 %0.07
51,1053 %0.04
6.450,33 % 0,03
66.673,56 %1.056
Muhalif. GÜNDEM Futboldan siyasete

Futboldan siyasete

Okunma Süresi: 2 dk

Simon Kuper’in bütün dünyaca ünlü çok önemli bir kitabı vardır, “Futbol asla sadece futbol değildir” Son günlerde yaşanan olaylarla buna biz de başka bir pencereden şahitlik ediyoruz. Uzun zamandır durum öyle bir yere geldi ki bütün dünya açısından futbol artık bir spor dalı dahi değil zaten. Birçoklarının söylediği gibi bir endüstri. Çok büyük paraların söz konusu olduğu bir endüstri hem de, bu kadar paranın söz konusu olduğu bir ortamda zaten ne amatör bir ruh, ne de hakkaniyet kalmaz.

Zaten dünyanın her tarafında ve özellikle de en büyük marka değerlerinin olduğu yerlerde çoğunlukla Arap ve Çin sermayesi devrede. Elbette her endüstri gibi bir teknolojisi de var bu işin.

Biz de ise durum tamamen ülkemizin genel hali gibi, Avrupa’nın en yavaş oynanan en yaşlı liginde herkes üstüne düşeni yapıyormuş gibi bütün hataların faturaları başkalarına kesilmeye devam ediliyor. Burada ağırlıklı olarak muhatap hakemler oluyor. Hakemler de ülkemizin genel durumuna uyumlu şekilde kendilerinden beklenen adaleti tesis etmek konusunda son derece başarısızlar orası da kesin. Yani futbolun diğer bileşenlerine yeterince malzeme veriyorlar.

Yani özetle Türk futbolu da Türkiye gibi. En son Adanademirspor- Fenerbahçe maçında yaşananlarla beraber durum ayyuka çıktı.  Fenerbahçe isyanında haklıydı. Ama mesela daha önce de Galatasaray’ın böyle isyanları olmuş, Fenerbahçe ve diğer kulüpler bu isyanlara kulak tıkamıştı. Yine de isyanları ses getirmişti elbette. Bu gün de Fenerbahçe’nin isyanı ses getiriyor.

Önce şu soruyu soralım, aynı adaletsizliğe büyük kulüpler dışında muhatap olan başka kulüpler yok mu elbette var, hem de daha sık daha çok.  Peki onlar isyan etmiyor mu elbette ediyor peki o isyanlar ses getiriyor mu elbette hayır…

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız