Ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklar, yüksek kira baskısının etkisiyle yargı mekanizmasının en yoğun mesai harcadığı alanlardan biri haline geldi. Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 2025 yılı adalet istatistikleri, kira kaynaklı hukuki krizin derinliğini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Hukuk mahkemelerinde sadece bir yıl içinde "kira tespiti ve uyuşmazlığı", "kiralananın tahliyesi" ve "icra yoluyla tahliye" başlıklarında toplam 216 bin 800 dosya işlem gördü. Bu devasa yükün 97 bin 90’ını ise doğrudan 2025 yılı içinde açılan taze davalar oluşturdu.

Eski dosyalar devretti, yeni davalar patlama yaptı
Mahkemelerdeki dosya kırılımları incelendiğinde, uyuşmazlıkların geçmiş yıllardan katlanarak devrettiği görülüyor. 2025 yılında doğrudan "kira" ana başlığı altında görülen 95 bin 217 dosyanın 38 bin 56’sı yıl içinde kayda geçerken, 55 bin 959 dosya bir önceki seneden devralındı. Benzer şekilde, "kiralananın tahliyesi" istemiyle açılan 82 bin 222 davanın 28 bin 263’ü yeni açılırken, 52 bin 75 dosyanın geçmişten gelmesi adliyelerdeki tıkanıklığı özetledi. İcra kanalıyla yürütülen tahliye işlemlerinde de durum farksız; "kiralananın tahliyesi (icra)" başlığındaki 39 bin 361 dosyanın 30 bin 771 gibi büyük bir kısmı doğrudan yıl içinde açılan takiplerden meydana geldi.
Ortalama kira bedeli 26 bin lirayı aştı
Hukuki uyuşmazlıkların bu denli tırmanmasının arkasında, konut piyasasında yaşanan fiyat artışları yer alıyor. Mayıs 2026 itibarıyla açıklanan güncel piyasa verilerine göre, Türkiye genelinde ortalama kiralık konut bedeli 26 bin 647 TL seviyesine kadar yükseldi. Konutların ortalama metrekare kira değeri ise 256 TL olarak hesaplandı. Haziran 2026 döneminde yenilenen kira sözleşmelerinde, TÜFE’nin 12 aylık ortalamasına göre uygulanabilecek yasal tavan artış oranının yüzde 32,24 seviyesinde gerçekleşmesi, piyasa gerçekleri ile yasal sınırlar arasında sıkışan tarafları karşı karşıya getirmeye devam ediyor.
Arabuluculuk masasında uzlaşı sağlanamadı
Kira krizinin mahkeme kapılarına dayanmadan önceki zorunlu durağı olan arabuluculuk müessesesi de dosya yükünü hafifletmekte yetersiz kaldı. 2025 yılında kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, tarımsal üretim sözleşmesi ve komşuluk hukukunu kapsayan "diğer dava şartı uyuşmazlıkları" kapsamında tam 276 bin 661 arabuluculuk dosyası açıldı. Bu süreçte müzakereleri tamamlanan 273 bin 909 dosyanın sadece 37 bin 976’sında taraflar el sıkışarak uzlaşabildi. Buna karşın, 226 bin 974 dosyada tarafların ortak bir paydada buluşamaması, uyuşmazlıkların doğrudan mahkemelere taşınmasına ve yargıdaki dava dalgasının büyümesine neden oldu.