İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,3725 %0.06
51,5333 %0.35
6.445,09 % 0,32
70.754,40 %-0.157
Muhalif. GÜNDEM Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında hapis istemi

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında hapis istemi

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un darbe iması yaptığı gerekçesiyle yargılandığı davada mütalaa açıklandı. Savcı başbuğun 1 yıldan 3 yıla kadar hapsini istedi.

Okunma Süresi: 3 dk

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanık İlker Başbuğ katılmazken, avukatı İlkay Sezer hazır bulundu. Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, daha önce Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan sanık İlker Başbuğ'un gazetemizde 4 Ocak 2021'de yayımlanan röportajında, "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin siyasi idaresine de vurulacak bir darbe olurdu" ifadelerini kullanarak darbe imasında bulunduğunun iddia edildiğini belirtti.

Mütalaada, her ne kadar Anayasa'nın 25. maddesindeki düşünce ve kanaat özgürlüğü ve 26. maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü koruma altına alınmışsa da Anayasal ve yasal düzenlemeler dışına çıkılarak cebir ve şiddet yoluyla bozmaya yönelen farklılıklar arasında nefret, ayrımcılık yaratmaya yönelik söz ve beyanların bu özgürlükler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Sanığın sözlerinin eleştiri ve düşünce özgürlüğü sınırlarını aşar nitelikte olduğu, kamuoyunda ve toplumun bir kesimi tarafından tepkiyle karşılandığı, birçok şikayet ve ihbarın yapıldığı, bu haliyle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin gündeme geldiği belirtilen mütalaada, İlker Başbuğ'un "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

BAŞBUĞ'UN AVUKATI SÜRE TALEP ETTİ DURUŞMA ERTELENDİ

İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, mütalaaya katılmadıklarını belirterek savunma yapmak üzere süre talebinde bulundu. Mahkeme de savunma için süre vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, İlker Başbuğ "şüpheli" sıfatıyla, aralarında AK Parti Rize İl Başkanlığı, AK Parti İl ve İlçe Başkanları ile Kadın Kolları Başkanlarının da bulunduğu toplam 166 kişi de "müşteki" sıfatıyla yer aldı. İddianamede, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 4 Ocak 2021'de gazetemizde yayımlanan röportajında "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin siyasi idaresine de vurulacak bir darbe olurdu" ifadelerini kullandığı kaydedildi. Başbuğ'un söyleşisinde "darbe" imasında bulunduğu belirtilerek "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istendi. 

BERAATİNİ TALEP ETMİŞTİ

24 Şubat'taki duruşmaya katılan İlker Başbuğ ifadesinde, "Bu siyasetçilerden birisi de 27 Mayıs’ın en güçlü isimlerinden biri olan Alparslan Türkeş’tir. Darbe sonrası Türkeş, 'Bu konuda eğer seçim kararı alınıp yeni bir hükümet kurulsaydı biz 27 Mayıs’ı yapamayacaktık' demiştir. Görüldüğü gibi hakkımdaki suç duyuruları hiçbir temele dayanmadığı gibi tutarsızdır. İddianameye konu değerlendirmeyi bugünkü olaylar arasında herhangi bir ilişki kurulması mantık dışıdır. Suç duyurusunda bulunanlar kitabımın sonuç bölümüne baksalardı, ‘kitapta tarihi geçmiş ile bugün arasında ilişki kurulmasından özellikle kaçınılmıştır’ ifadesini göreceklerdi. Suçun kaynağı olan binlerce sayfadan oluşan bir araştırma kitabının ne içeriğini, ne de değerini herkesin anlamasını beklemek doğru ve gerçekçi olmaz. Bir Anadolu şehrinde doğan halk çocuğuyum ve TSK'ya şerefiyle komutanlık etmiş biriyim. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasını tarih hiçbir zaman affetmeyecektir. Bugün inanmak istiyorum ki, titrek titrek yanan adaletin ümit ışığı bugün burada söndürülmeyecektir. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum" demişti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız