İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5125 %-0.21
52,1026 %0.63
6.853,17 % 1,53
71.594,98 %4.855
Muhalif. GÜNDEM Erdoğan: Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil

Erdoğan: Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Mardin mitingine katıldı.

Okunma Süresi: 4 dk

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Mardin'e kendimizi tam anlatamadığımızın farkındayız. Son seçimlerde bunu bir kez daha gördük. 14-28 Mayıs'ta Mardin'de arzu ettiğimiz oranlara maalesef ulaşamadık. Mevcut oy oranlarının Mardin ile aramızdaki muhabbeti yansıtmadığını biliyoruz. İnşallah bunu önümüzdeki seçimlerde hak ettiği seviyeye getireceğiz. Yeni bir başlangıç yapacağız, buna inanıyorum. Mardin Büyükşehir Belediyesi'nde ve ilçelerde sizlerin huzuruna icraat ve hizmetleriyle temayüz etmiş isimlerle çıktık.

Çalışma bakanımız Vedat Işıkhan Mardin'in meseleleri, talepleri, projeleriyle zaten çok yakında benim yanımda mesaisini veriyor. Biz de seçilmeleri halinde hepsine en güçlü desteği vereceğiz. Bu sefer Mardin'in tercihinin istismar ve kimlik siyasetinden değil, eser ve hizmet siyasetinden yana olacağına inanıyorum. Karşımızdaki şu heyecan, 31 Mart'ın, önceki seçimlerden çok farklı olacağını söylüyor.

Türkiye'nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. İçimizdeki bazı cahiller bilmeseler de Tayyip Erdoğan'ın dik ve dirayetli duruşunu mazlum Gazze halkı çok iyi biliyor. Biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini 7 Ekim'de keşfetmedik. Gençlik yıllarımızdan beri biz bu mücadelenin içindeyiz. Yarım asırlık siyasi hayatımızın her aşamasında Filistin'i savunduk, Filistin davasına sahip çıktık. Ömrümüzü adadığımız ve ağır bedeller ödediğimiz böyle bir konuda son dönemde kimi çevrelerin mesnetsiz ifadelerine rastlıyoruz.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim; her kim bu milletin Gazze ve Filistin davasındaki gayretini sorguluyorsa açıkça kendi insanına hakaret ediyor demektir. Her kim hiçbir şey yapmadılar diyorsa alenen iftira atıyor demektir. Bu tür asılsız ithamların AK Parti ve Cumhur İttifakı'ndan oy koparmak amacıyla dillendirilmesi ise tam manasıyla utanç vericidir. Hamas terör örgütüdür diyen Cehape'nin listelerinden Meclis'e girenler, bilerek ya da bilmeyerek Cehape'nin seçim stratejisine hizmet edenler kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler.

Hem Filistin ve Gazze'ye hiç yardım etmediler diyeceksiniz hem de AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın oylarını bölerek Filistinli direnişçilere terörist iftirası atanlara seçim kazandıracaksınız... Bunun adı tutarsızlık, basiretsizlik, hırsını aklının önüne geçirmektir. Böyle bir vebalin altına hiçbir kardeşimin AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na gönül vermiş hiçbir vatandaşımın gireceğini düşünmüyorum. Bir dönem AK Parti'nin ve şahsımızın gölgesinde yürüyüp de verdiğimiz mücadeleleri değersizleştirme peşinde koşanlara veyl olsun diyoruz. 

Tüm vatandaşlarımın sadece siyaseten değil, vicdanen de doğru karar vereceğine inanıyorum, Mardin'den örnek bir duruş bekliyorum. Dış politikada nasılsa iç siyasette de duruşumuz, tavrımız bellidir. Kırmızı çizgimiz ve hassasiyetlerimiz bellidir. Buraya gelirken Emniyet'ten şu rakamı alayım, katılım nedir öğrenin bakalım dedim. Verilen rakam  bin. 21 yıldır emanetini taşıdığımız milletimize asla yalan söylemedik. Vatandaşlarımızdan gizli saklı iş çevirmedik. İnsanımıza karşı daima dürüst olduk. 15 Temmuz gecesi Fetö'cü darbecilere karşı Cumhur İttifakı'nda da bu ilkemiz değişmedi. Nerede ittifak olarak hareket ettiğimizi, nerede kendi adaylarımızla seçime girdiğimizi herkes biliyor, görüyor. Yani vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli saklı işimiz yok. Adeta cam gibi şeffafız. Bir de karşı tarafa bakıyorsunuz, aman Allah'ım... Ortada ne ne dürüstlük ne şeffaflık ne de milli iradeye saygı var...

Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil. Belediyeleri, DEM ile beraber yönetilecekler ve DEM'siz yönetilecekler diye ikiye ayırmışlar. Bununla kalmamış, DEM'lilerin kapısında girecekleri ve giremeyecekleri belediyeler diye paylaşmayı ihmal etmemişler. Biri çıkıyor, DEM'lileri kaldırımda görsem yolumu değiştiririm diyor, bir başkası çıkıyor, DEM'e oy verenleri belediyeye almam diyor. Ötekisi çıkıyor, size ne oluyor, biz anlaştık, belediyeleri beraberce yöneteceğiz diyerek, tutmayın küçük enişteyi edasıyla posta koyuyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda oturan şahsı ya kimse takmıyor ya da mikrofonu ele geçiren, kendisine had bildiriyor. Yani ortada siyasi ahlak, dürüstlük, şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanların aklına bunları görünce nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça diyen o meşhur şarkının sözleri geliyor. İlkesizlik ve siyasi ahlaksızlık bunların adeta paçalarından akıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız