Ankara'ya çalışma ziyaretinde bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile basın toplantısında yaşanan gerginlik, gündem oldu. Dendias'ın diplomatik dilin kullanıldığı basın toplantısında, Türkiye'yi hak ihlaliyle suçlayan açıklaması tepki yarattı.
Söz konusu gelişmeyle ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik, "Çavuşoğlu - Dendias basın toplantısını can kulağı ile TV'de izledim. Dilerim, Türkiye'de herkes, her kesim, Dendias'ın sergilediği barışçı diplomasiye aykırı küstahça, AB'ne sırtını dayamış zorbaca tutum ve davranıştan ve Devlet'imize yaptığı ithamlardan gereken sonucu çıkarır. Dendias'ın Ankara'ya Türkiye ile sorunları çözme niyet ve isteğiyle değil, Türkiye'ye "Ya bizim pozisyonlarımızı kabul edersiniz, ya da sonuçlarına katlanırsınız" şeklinde gözdağı vermek için geldiği, sık sık AB'ne atıflarla desteklediği şımarıkça ifadelerinden belli olmuştur" dedi.
Tugay Uluçevik, Dendias'ın bugün Türk Milleti'nin huzurunda takındığı ithamkâr, meydan okuyan tutum ve kullandığı söylemin, diplomasi ölçülerinde skandal olduğunu ifade ederek, "Barış "davasına" ihanettir. Kanaatimce Türk - Yunan ilişkilerinin düzeltilmesi amacına yönelik diplomaside sözün bittiği noktadır" ifadelerini kullandı.
"HADİ ORADAN!"
Emekli Büyükelçi Uluçevik'in paylaşımları şöyle:
"1989'dan sonra Avrupa'da federasyonlar dağılmışken Kıbrıs için hâlâ "federal çözüm" diyenlere "herkes gider Mersin'e biz gideriz tersine" atasözünü hatırlatmak lâzım. Berlin Duvarı'nın yıkılmasına atıfla Almanya örneği birleşmeden söz edilmesine ise ne diyeceğimi bilmiyorum!!!
Yunan Dışişleri Bakan Vekili dün söylemiş: “Libya Avrupa'nın enerji ortağı olabilir, ama Uluslararası Hukuka saygı göstermeli. Türk-Libya 'mutabakatı' uluslararası toplumda tanınmıyor. AB hukukunda geçersiz. Yunanistan'ın egemenliğini ihlal eden bir 'mutabakat.' Libya tutumunu değiştirmeli.
Yunan Dışişleri Bakan Vekili. şöyle demiş: "Yunan-Türk uyuşmazlığını AB Konseyi’nin gündemine aldırmamız çok önemli başarıdır. Bunu Libya durumunda da (TC – Libya mutabakatı) yapabiliriz.” Bu zihniyetteki Yunan'ın ara sıra "Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyoruz" sözüne "hadi oradan" demek gerekmez mi?
Çavuşoğlu - Dendias basın toplantısını can kulağı ile TV'de izledim. Dilerim, Türkiye'de herkes, her kesim Dendias'ın sergilediği barışçı diplomasiye aykırı küstahça, AB'ne sırtını dayamış zorbaca tutum ve davranıştan ve Devlet'imize yaptığı ithamlardan gereken sonucu çıkarır.
Dendias'ın Ankara'ya Türkiye ile sorunları çözme niyet ve isteğiyle değil, Türkiye'ye "ya bizim pozisyonlarımızı kabul edersiniz, ya da sonuçlarına katlanırsınız" şeklinde gözdağı vermek için geldiği, sık sık AB'ne atıflarla desteklediği şımarıkça ifadelerinden belli olmuştur.
Dendias'ın bugün Türk Milleti'nin huzurunda takındığı ithamkâr, meydan okuyan tutum ve kullandığı söylem diplomasi ölçülerinde skandaldır. Barış "davasına" ihanettir. Kanaatimce Türk - Yunan ilişkilerinin düzeltilmesi amacına yönelik diplomaside sözün bittiği noktadır.
Dendias'ın bügün Ankara'da TV ekranlarında Türk - Yunan sorunları hakkında kullandığı ifadelerle Hükûmeti'ni kendi kamuoyu önünde belirli çözüm şekillerinde bağlamıştır. Yunanistan'ın esasen bilinen görüş ve iddialarını tekrarlamıştır. Müzakereye açık kapı bırakmamıştır.
Bugünkü Çavuşoğlu-Dendias basın toplantısı Türkiye'nin Yunanistan ile diyalog yoluyla sorunları halletme çabalarının beyhude olduğuna dair yapageldiğim değerlendirmelerde yanılmadığımı ortaya koydu. Tarih, Türkiye dersini verdiği zaman Yunanistan'ın yola geldiğine şahitlik eder.
Dendias basın toplantısında Kıbrıs Cenevre 5+1 toplantısından söz ederken "iki toplumlu, iki kesimli federal çözümün" uluslararası toplumun kabul ettiği çözüm olduğunu söyledi. Sormak lâzımdı: "Peki neden Kıbrıslı Rumlar 2004'de böyle çözümü öngören ANNAN Plânı'nı reddetti?”