Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) seyreden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli gemide ortaya çıkan Hantavirüs vakalarına dair merakla beklenen risk değerlendirmesini yayımladı. DSÖ, virüsün küresel nüfus için oluşturduğu tehdidi "düşük" olarak sınıflandırırken, gemideki yolcu ve mürettebat için risk seviyesini "orta düzey" olarak belirledi.
Gemide neler yaşandı?
DSÖ'nün yazılı açıklamasına göre, 2 Mayıs'ta bir yolcu gemisinde ciddi solunum yolu hastalığı belirtileri gösteren bir grup yolcu olduğu örgüte bildirildi. Gemi işletmecisinin verdiği bilgilere göre, o sırada gemide 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu; 34 yolcu ve mürettebat ise daha önce gemiden inmişti. 8 Mayıs itibarıyla 3 ölüm dahil toplam 8 şüpheli Hantavirüs vakası kayda geçti. Yapılan incelemelerde 6 şüpheli vakada Hantavirüs enfeksiyonu doğrulandı ve tüm vakaların "Andes" virüsü olarak tanımlandığı bildirildi.

Hastalar dört farklı ülkede tedavide
Açıklamada, şu anda 4 hastanın hastanede tedavi gördüğü bilgisi paylaşıldı. Hastalardan birinin Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde yoğun bakımda olduğu, ikisinin Hollanda'daki farklı hastanelerde, diğerinin ise İsviçre'nin Zürih kentinde tedavi altında bulunduğu belirtildi. DSÖ, uluslararası temas takibini desteklediğini ve epidemiyolojik durumu izlemeyi sürdüreceğini kaydetti.
Andes virüsü nedir?
Andes virüsü, Hantavirüs ailesinin en tehlikeli türlerinden biri olarak biliniyor. İlk kez 1995 yılında Arjantin'in Patagonya bölgesinde tanımlanan virüs, diğer Hantavirüs türlerinden farklı olarak insandan insana bulaşabilme özelliği taşıyor. Bu özellik, salgın riskini artıran en kritik faktör olarak gösteriliyor. DSÖ yetkilileri, gemideki vakaların Andes virüsü olarak tanımlanmasının ardından temas takibini hızlandırdı.
Tedavisi olmayan hastalık
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan ve bilinen spesifik bir tedavisi bulunmayan bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanma yoluyla bulaşan virüs; ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlarla kendini gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı vakalarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor. Hastalığın ölüm oranı, virüsün türüne bağlı olarak yüzde 1 ila 15 arasında değişirken, Andes virüsünde bu oranın daha yüksek olduğu biliniyor.
DSÖ'den "paniğe gerek yok" mesajı
DSÖ'nün açıklamasında virüsün küresel çapta bir tehdit oluşturmadığının altı çizilirken, Uluslararası Sağlık Tüzüğü kapsamında herhangi bir seyahat kısıtlaması tavsiye edilmediği de vurgulandı. Örgüt, risk değerlendirmesini güncellemeye devam edeceğini bildirdi.