DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu’nun da aralarında yer aldığı parti heyetiyle birlikte, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından Köln kentinde düzenlenen “Bir Ol” festivalinin resepsiyonuna katıldı. Gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan son gelişmelere, kurultay sürecine ve Türkiye'deki genel demokrasi mücadelesine yönelik stratejik mesajlar verdi.
"Muhalefeti etkisizleştirme amacına karşı bütünlük savunulmalı"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i yakın zamanda heyet olarak ziyaret ettiklerini hatırlatan Tuncer Bakırhan, ana muhalefet partisi üzerinde yürütülen tartışmaların ve ayrıştırma çabalarının arkasında iktidar kaynaklı bir siyasi mühendislik olduğunu savundu. Muhalefet blokunu parçalama hamlelerine karşı durulması gerektiğini belirten Bakırhan, “Sayın Özgür Özel’i sizler de takip ettiniz. Hepimiz bunun bir bölme, bir parçalama siyaseti olduğunu, muhalefeti etkisizleştirme amacı taşıdığını zaten belirtiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bu süreç karşısında bütünlüklü olarak çıkmalı ve kurultay iradesiyle demokratik bir zeminde örgütlenmelidir. Muhalefetin yapması gereken tek şey, CHP’yi bölmeden, parçalamadan bu süreçten birlik ve bütünlük içerisinde çıkmasını savunmaktır. Biz tam olarak bunu savunuyoruz” dedi.
"Yargı operasyonlarıyla sandık iradesinin hiçe sayılmasını kabul etmiyoruz"
Türkiye'deki demokratik zeminin ve çok sesliliğin toplumsal gelecek açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden DEM Parti Eş Genel Başkanı, halk iradesine yönelik müdahaleleri sert bir dille eleştirdi. DEM Parti’nin her dönemde halkın iradesini ve sandıktan çıkan sonucu tavizsiz bir şekilde savunduğunu dile getiren Bakırhan, “Sandık iradesinin başta yargı operasyonları olmak üzere başka yol ve yöntemlerle hiç edilmesini asla kabul etmiyoruz. Geçmişte hepimizin maruz kaldığı bu tür saldırılar, demokratik bir düzende kabul edilemeyecek saldırılardır” ifadelerini kullandı.
"Müzakere etmek haklardan vazgeçmek değildir"
Türkiye'de demokrasi mücadelesi yürüten ilerici kesimlerin, özellikle yargı mekanizmaları eliyle sistematik olarak engellenmeye çalışıldığını kaydeden Bakırhan, partilerinin yürüttüğü güncel siyasi çizgiye de açıklık getirdi. DEM Parti'nin hem müzakere kanallarını açık tuttuğunu hem de demokratik haklar için kararlı bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Müzakere etmek, hiçbir şekilde mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmez. Müzakere etmek; Kürt'ün, Alevinin eşit yurttaşlık haklarından, kadınların demokratik hak ve özgürlüklerinden geri adım atmak veya bu haklardan vazgeçmek kesinlikle değildir.”
CHP ile 19 Aralık'tan bu yana süren dayanışma
DEM Parti'nin baskılar ve hukuk dışı uygulamalar karşısında hiçbir dönemde sessiz kalmadığını ve haksızlıklara karşı net bir tutum sergilediğini belirten Tuncer Bakırhan, Çağlayan'dan başlayan 19 Aralık operasyonundan bugüne kadar uzanan süreçte, antidemokratik hamlelere karşı Cumhuriyet Halk Partisi ile sürekli ve dinamik bir dayanışma içerisinde hareket ettiklerini sözlerine ekledi.