Ayhan Yabatu Dersim Yeniden İnşa Cemiyeti Brüksel Temsilcisi. 30 yıl kadar önce “sakıncalı” vatandaş olduğu için Türkiye’den Belçika’ya gitmiş. Sığınmacı statüsüyle bu ülkede kalmış. Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra kendi markasını kurmaya karar vermiş. Bir pizza lokantası açmış. Brükselliler pizzalarına çok rağbet edince bir lokantalar zinciri oluşturmuş. Rastlantı eseri Ayhan Yabatu’nun kentin çarşı mahallesinde Rue du Marche aux Poulets (Tavuk Çarşısı Sokağı) üstündeki lokantasını buluyoruz. Hava sıcak. Boş masalardan birine oturup önce soluklanmaya çalışıyoruz. Derken yanımızdaki masada oturan, elinde Cohiba purosu, hasır şapkalı adam bizim Türkçe konuştuğumuzu duyunca ayağa kalkıp yanımıza geliyor. Ayhan Yabatu’yla tanışmamız böyle oluyor.
Laf lafı açıyor. Tabii ki sohbetin baş konusu Türkiye’de neler olup bittiği. Ayhan Yabatu Brüksel’de yaşamasına rağmen doğup büyüdüğü topraklardan hiç kopmamış. Artık arada bir Türkiye’ye gittiğini, annesiyle babasının İzmir’de yaşadıklarını anlatıyor. Konuşmamız derinleşince Ayhan Yabatu’yla bir söyleşi yapma fikri doğuyor. Bir anda ortaya çıkan bu söyleşiyi ilgiyle okuyacağınızı umuyorum...