İstanbul
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4923 %0.07
51,1598 %0.09
6.447,70 % -0,01
66.837,87 %1.697
Muhalif. GÜNDEM Birini sevmek, ona hep fazlasını vermek istemektir…

Birini sevmek, ona hep fazlasını vermek istemektir…

Okunma Süresi: 2 dk

Dünya döndükçe tanımı yapılmaya devam eden bir kavram “AŞK”.  Gerçekten var mı, yoksa aşk doktoru canım arkadaşım Mehmet Coşkundeniz’in dediği gibi kimyasal bir tepkime mi, yoksa hormonların size oynadığı oyun mu hala kesin bir yanıtı yok.

Buna cevap olmadığı gibi süresine dair ortaya atılan veriler de, iddiadan bir adım öteye geçebilmiş değil. Bizim lise yıllarımızda elden ele okuduğumuz “Aşkın ömrü 3 yıldır” diye bir kitap vardı. Okuduğum zaman da anlamamıştım, hala da anlayabilmem mümkün değil. Sonuçta yazar burada kendi yaşadığı duygu durumunu aksettirmiş, ancak herkeste bu ruh hali aynı zamansal periyotta nüksedecek değil.

Bana göre herkesin sevgi dili, aşkını gösterme ve yaşama biçimi farklı sevgili okur. Hatta dünyada yaşayan 7 milyar insan için, 7 milyar farklı sevilme biçiminden söz edebiliriz.

Ben mesela güzel bir yemekten ilk lokmayı aldığımda hep kalanı paket yapıp eve götürüp; oğluma ve eşime de yedirmek isterim. Ya da güzel bir şarkı dinlediğimde adını not alıp, onlarla beraberken de çalarım. Hava güzel olduğunda güneş çok parlaksa, güneşi alıp onlarla paylaşasım gelir. Çayın en güzel halini onlarla içmek, kitabın en vurucu sayfasını onlara okumak, en güzel rotaları onlarla çizmek isterim.

Mesela şimdi çok popüler oldu, çocuksuz tatiller. Kimse kusura bakmasın ama asla benlik değil! Evet benim çocuğum hayli hareketli olsa da, peşinden koşmaktan çok yorulsam da, onunla tatiller benim için extra yorucu olsa da yine de onsuz geçecek bir “kafa dinleme” tatili hayal bile edemem. Yorucu olsun, gürültülü olsun ama beraber olsun! Dünyanın en beyaz kumsalına da gitsem, en mavi sularına da yelken açsam o deniz kokusunu sevdiklerimle paylaşamazsam benim içim eksik kalır…

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız