Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin CHP kurultayına yönelik "mutlak butlan" hükmünü vermesinin ardından ana muhalefet partisinde baş gösteren krize dair önemli açıklamalarda bulundu. Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e konuşan Bahçeli, yargı kararı uyarınca Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olduğunu belirtti. Yaşanan gelişmelerin Türk demokrasisine yakışmadığını ifade eden MHP lideri, partinin kurumsal kimliğinin korunması için tarafları sağduyuya ve birlik diline davet etti.

Kılıçdaroğlu genel merkezdeki dağınıklığı gidermelidir
Bahçeli, mahkeme kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun hukuki olarak genel başkanlık makamının gereklerini yerine getirmesi gerektiğini savundu. MHP lideri, "Yargı kararı ortadadır; Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil, yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir" diye konuştu.
Parti içi operasyonları ve fitne oyunlarını yakından tanırız
MHP’nin geçmişte benzer kurultay süreçlerinde dış müdahalelerle karşı karşıya kaldığını ve bu konuda yüksek bir tecrübeye sahip olduğunu dile getiren Bahçeli, CHP'nin iç işlerine karışma niyeti taşımadıklarını ancak siyasal istikrarın korunmasını önemsediklerini belirtti. Geçmişte CHP’den benzer durumlarda bir dayanışma görmediklerini de hatırlatan Bahçeli, "Bu tür fitne ve ayak oyunlarını biz yakından tanır, önceden sezer ve nasıl bertaraf edileceğini herkesten iyi biliriz. Değerlendirmelerimiz yalnızca demokratik siyasetin güçlenmesine, istikrarın korunmasına ve ülkemizin huzuruna yönelik iyi niyetli bir çabanın sonucudur" dedi.
Krizin sokak eylemlerine dönüşmesinden endişeliyiz
CHP'de yaşanan mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak hareketlerine evrilmesinden duyduğu endişeyi dile getiren MHP lideri, ana muhalefet partisinin kendi iç çekişmeleriyle enerjisini tüketmesinin Türk demokrasisi açısından bir zafiyet doğuracağına dikkat çekti. Bahçeli, ülkenin ikinci büyük partisinin Türkiye’nin asli gündeminden ve yapıcı muhalefet misyonundan uzaklaşmasının talihsizlik olacağını, vatandaşların sorunlarına çözüm üretme noktasında zafiyet yaratacağını sözlerine ekledi.
Bahçeli'den krizin çözümü için dört maddelik reçete
Kılıçdaroğlu'nun "CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır" yönündeki açıklamasını, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığının bir ikrarı olarak yorumlayan Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi adına dört maddelik somut bir yol haritası sundu:
Siyasi atmosferi zehirleyen nefret dilinin acilen terk edilmesi, Kılıçdaroğlu ve Özel'in öncülüğünde uzlaşı diline dönülmesi,
Yolsuzluk, usulsüzlük ve ahlaki meselelerin şeffaf bir kamuoyu iletişimiyle açıklığa kavuşturulacağı bir "arınma ve durulma" sürecinin başlatılması,
Mevcut üye yapısının baştan aşağı yenilenmesi ve şaibeli isimlerin partiden temizlenmesi,
Yenilenen üye yapısıyla kurumsal bağlılığın tesis edilerek kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılması.
Büyük kongre tarihi 9 Eylül olmalıdır
Bahçeli, önerdiği arınma ve yenilenme sürecinin ardından CHP’nin nihai bir büyük kongreye gitmesi gerektiğini belirterek sembolik bir tarih önerisinde bulundu. İlçe ve il kongrelerinin ardından büyük kongrenin CHP'nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül'de toplanabileceğini ifade eden MHP lideri, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş olur. Sayın Kılıçdaroğlu da tarihi bir sorumluluğu yerine getirerek kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade edip fedakarlık gösterebilir. Bizim beklentimiz bölünmüş bir CHP değil; bütünleşmiş, kenetlenmiş, yüklerinden arınmış ve millete hizmet eden bir CHP'dir."