İstanbul
Az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,6080 %0.08
55,7440 %-0.04
6.568,07 %-0.08
82.920,00 %1.05

Azerbaycan’ın atlatamadığı darbe travması

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Azerbaycan’ın atlatamadığı darbe travması

Yakın geçmişte yazdığım bir yazıda Türkiye’yle Azerbaycan arasında ciddi bir siyasi krizin patlak verdiğinden söz etmiştim. Krizin nedeni  Azerbaycan Eğitim Bakanlığı’nın Eylül ayında okullarda kılık kıyafet yönetmeliği yayınlamasıydı. Yönetmeliğe göre okullarda öğrenci ve öğretmenler için kıyafet zorunluluğu getiriliyor, laiklik vurgusu yapılıyordu. Bizim siyasal İslamcılar ayağa kalktı. “Azerbaycan’da 28 Şubat uygulamaları başlatılıyor”, “Başörtülü kızlarımız okullara alınmıyor” diye ortalığı yıktılar. Akıllarınca hedefleri Şii Azeri halkını Sünnileştirmekti. Belki de cehaletten Azerbaycan Türkleri’nin, onlarca yıl Sovyet rejimi altında yaşadıktan sonra  dinle fazla ilgilerinin olmadığının farkında değillerdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı da, Yeni Azerbaycan Partisi’nin bir toplantısında, Türkiye’nin adını vermeden, “İçişlerimize hiç kimse burnunu sokamaz,” mealinde bir açıklama yaptı.

Tam o günlerde İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog Azerbaycan’a bir toplantı için gidiyordu. Ancak Türkiye hava sahası İsrail uçuşlarına kapalı olduğu için Herzog bir Azerbaycan Havayolları tarifeli uçağıyla Bakü’ye uçtu; dolayısıyla da hava sahası yasağını delerek Türkiye hava sahasından geçti. Bu durum Ankara’yı fena halde rahatsız etti.

Derken bizim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Herzog’un ziyaretinin ardından bir toplantı için Bakü’ye uçtu. Fidan’ın Bakü ziyareti iki ülke ilişkilerindeki krizi yumuşatmak amaçlı olarak yorumlandı. Gerçekten de Fidan Aliyev’le görüştü. İki siyasinin yüzlerindeki ifade pek hoş olmasa da diyalogun kesilmediği mesajı verilmiş oldu. Ancak konu orada kapanmadı. Fidan’ın  Bakü’de Gençliğe Yardım Fonu isimli bir kuruluşun gizli toplantısına katıldığı iddia edildi.  Bu iddia yaygınlaşınca Bakü’de kıyamet koptu. Qafqazinfo isimli internet haber sitesinde Fidan’ın Gençliğe Yardım Fonu toplantısına katıldığı, orada gizli görüşmeler gerçekleştirdiği ve Türkiye bağlantılı  kuruluşların Azerbaycan’da darbe ve kaos amaçlı istihbarat faaliyetleri yürüttüğü iddia edildi. Haber daha sonra yayından kaldırıldı. Ancak iddialar vahimdi. Qafqazinfo’nun haberinde TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) , İHH İnsani Yardım Vakfı ve Aziz Mahmud Hüdai Vakfı gibi kuruluşların darbe, kaos ve etki ajanlığı faaliyetleri yürüttükleri, Fidan’ın da bu faaliyetlerle bağlantılı olduğu ileri sürülüyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Dışişleri Bakanı’nın dost ve kardeş Azerbaycan aleyhinde böyle faaliyetleri olabileceği tabii ki düşünülemeyeceği için Bakü Büyükelçiliği derhal devreye girerek haberi sert biçimde yalanladı; kınama açıklaması yaptı.

Mesele bununla kalmadı. Azerbaycan devlet ajansı Azertag, önceki gün geçtiği bir haberde, Azerbaycan Baş Savcılığı’nın  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yedi kişi hakkında, ülkenin anayasal rejimini devirmek amacıyla faaliyette bulunmak suçlamasıyla gıyabi yakalama kararı çıkarttığını ve bu isimlerin uluslararası arananlar listesine dahil edildiğini duyurdu.  Haklarında gıyabi yakalama kararı çıkartılan yedi kişinin arasında AKP iktidarı yanlısı gazeteci Fatih Tezcan’ın da olduğu bildirildi.

AZERBAYCAN’DA DARBE GİRİŞİMİNİNİN TARİHÇESİ

Yıl 1995. Azerbaycan, Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan edeli sadece dört yıl geçmişti. Haydar Aliyev sürgünde olduğu Nahçıvan’dan dönmüş ve Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştu. Ülke  içinde Aliyev muhalifi bazı kesimler, gözden düşen eski Cumhurbaşkanı Ebulfeyz Elçibey’i yeniden iktidara getirmek istiyordu. O çalkantıların yaşandığı sırada Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev resmi bir ziyaret için yurt dışına  gitmişti. Tam o sırada bizim Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel darbe yapılacağı bilgisini alarak Aliyev’e haber verip Azerbaycan’a dönmesini tavsiye etti. Aliyev döner dönmez, darbe girişiminin lideri olan ordu içindeki Özel Polis Birimi Komutanı Albay Rövşen Cevadov’un karargahı Silahlı Kuvvetler tarafından kuşatıldı. Cevadov öldürüldü. Darbe bastırıldı, Elçibey Azerbaycan’dan kaçtı. 1996’da meydana gelen Susurluk kazasından sonra ortaya çıkan bilgilere göre Türkiye’deki bazı unsurların darbeyi destekledikleri bildirildi. MİT’in Susurluk kazası raporuna göre Aliyev’e yönelik darbeyi dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in onayıyla dönemin Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarıyla Koordinasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, TİKA görevlisi Doç. Ferman Demirkol planlamış, ancak MİT’in planı Demirel’e bildirmesi üstüne darbe girişimi başarısız olmuştu. İşin içinde dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in de olduğu iddia edildi. Ancak Çiller Hükümeti bu iddiaları tümüyle yalanladı. Yalanlamak tabii ki fayda etmedi. Gerçek kabak gibi açığa çıkmıştı.

Bakü’de bugün yeniden darbe söylentileri dolaşmaya başlamışsa 1995’in travması hala atlatılmamış demektir. Öyle anlaşılıyor ki ne kadar “iki devlet, tek millet” anlayışı yerleştirilmeye çalışılıyorsa da 31 yıldır Azerbaycan’da Türkiye’yle ilgili bir güven bunalımı varmış.  Malum bir deyiştir. Şüyuu vukuundan beterdir, derler. Eğer bir söylenti yangın hızıyla yayıldıysa ne kadar inkar etseniz de bir kere kulaklara kar suyu kaçmıştır.

Şimdi benim merakım, bütün bu olan bitenden sonra  Ankara’da 29-30 Ekim tarihleri arasında yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’ne Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılıp katılmayacağı, katılacaksa da nasıl bir pozisyon alacağı!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız