İstanbul
Hafif yağmur
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4712 %0.11
51,1589 %-0.13
6.487,13 % 1,07
67.639,85 %1.426
Muhalif. GÜNDEM Asgari gelir tuzağı

Asgari gelir tuzağı

Okunma Süresi: 2 dk

Geçtiğimiz günlerde bir yazımda şöyle bir başlık kullanmıştım, “Asgari ücret epey arttı” aslında dün itibariyle o birkaç gün önceki yazımda özetle ne demek istediğim hükümet tarafından açıklanmış oldu. Asgari ücrete yapılan yüzde 55 zammın ardından memur ve emekliye yüzde 25 zam müjdesi geldi.

Son yapılan bu zamlarla ülkede asgari ücret 8.500 liraya en düşük emekli aylığı 4375 liraya en düşük memur maaşı ise 11.400 liraya yükseldi. En düşük memur emeklisi maaşı ise 7.600 lira oldu.

Örneğin bundan 10 yıl önceki rakamlara baktığımızda asgari ücret rakamları ile emekli maaşları arasında tersine bir ilişki vardı aslında ta ki 2019 yılına kadar. 2019 yılında asgari ücret en düşük emekli maaşının iki katına çıkmıştı. Bugün de o oranı koruyor.

En düşük memur maaşı ise yine 10 yıl öncesinde falan asgari ücretin yaklaşık iki katı idi. Şimdi ise aralarındaki fark oransal olarak ciddi şekilde kapandı.

Türkiye; bugün o ortalama gelirli çalışanları, asgari ücrete gittikçe yaklaştırma yolunu seçiyor. Orta gelir tuzağı literatüre 2007 yılında girmiş ve özellikle gelişmekte olan ülkeler için kullanılmıştı anlamı ise: ‘Bir ülkenin ortalama olarak kişi başı gelirinin belli bir seviyeye ulaştıktan sonra durağan hale gelmesi’ şeklinde ortaya konmuştu.

Türkiye bugün o ortalama geliri çalışanlar açısından asgari ücrete gittikçe yaklaştırma yolunu seçiyor. Emeklilerse bu seviyenin de çok altına itilmiş durumda. Enflasyonla beraber derinleşen sosyal adalet dengesizliği bu politika ile dezavantajlı tarafta daha geniş bir kapsama ulaştı.  Son 2 yılda çalışanların ülke gelirinden aldığı pay TÜİK verilerine göre 12 puan düşerken sermayedarların payı 13 puan arttı.

Asgari ücret her arttığında ülkedeki çalışanlar genel olarak asgari ücrete daha da yaklaştı. Üzerine asgari ücretle çalışanların sayısı da gittikçe arttı. İktidar tarafı bu argümana karşı çıkarken ise özrü kabahatinden büyük denebilecek bir savunma yapmayı seçti: “Aslında o kadar asgari ücretli yok, şirketler asgari ücretli gösterdikleri personele fazlasını elden veriyorlar”. Bu cümleyi ülkeyi yönetenlerin kurması çok ilginç aslında ama asgari gelir tuzağını inkar edebilmek için bunu bile göze alabiliyorlar...

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız