Türkiye’de ticari hayatta dijitalleşme süreci kritik bir eşiği daha aştı. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri kapsamında kademeli olarak düşürülen e-fatura ve e-arşiv fatura geçiş sınırlarının ardından, 1 Ocak itibarıyla kağıt fatura ve kağıt defter uygulaması tamamen sona erdi. Böylece işletmelerin türü, cirosu ya da fatura tutarı ayrımı olmaksızın tüm faturalar ve kanuni defterler elektronik ortama taşındı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) verilerine göre, 2024 ve 2025 yıllarında yapılan düzenlemelerle birlikte yalnızca yüksek cirolu şirketler değil, küçük ve orta ölçekli işletmeler de (KOBİ) e-belge sistemine dahil edildi. Bu adım, kağıt kullanımını asgari seviyeye indirirken, ticari işlemlerin tamamına yakınının dijital ortamda yürütülmesini sağladı.
GİB verileri, 2025 yıl sonu itibarıyla e-fatura, e-arşiv fatura ve e-defter kullanan mükellef sayısının rekor seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı milyonları aşarken, yıllık düzenlenen elektronik belge adedi milyarlarca rakamla ifade edilmeye başlandı. Dijitalleşme sayesinde fatura düzenleme, gönderme ve saklama maliyetlerinde yüzde 90’a varan tasarruf sağlanırken, kağıt, baskı, posta ve arşivleme gibi giderlerin ortadan kalkması ekonomiye yıllık milyarlarca liralık katkı sundu.
Yetkililer, kağıt fatura döneminin kapanmasının kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Dijital sistem sayesinde faturaların anlık olarak Gelir İdaresi sistemlerine iletilmesi, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesini zorlaştırıyor.
Önümüzdeki dönemde ise e-belge uygulamalarının yapay zeka destekli analiz sistemleriyle entegre edilmesi planlanıyor. Bu sayede vergi beyannamelerinin büyük bölümünün otomatik olarak hazırlanması, mükelleflerin beyan yükünün azaltılması ve vergi süreçlerinin daha hızlı ve şeffaf hale getirilmesi hedefleniyor.