İtalya’nın tarihi kenti Venedik için yapılan bilimsel değerlendirmeler, şehrin uzun vadede deniz seviyesindeki yükseliş nedeniyle ciddi risk altında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre en kötü senaryoda şehir, tamamen sular altında kalabilir.
Bu durumda Venedik’in yalnızca denizaltılarla veya teknelerle ziyaret edilebilen bir alana dönüşebileceği ifade ediliyor.
İklim değişikliği etkisi giderek artıyor
Kanalları ve lagün yapısıyla bilinen Venedik’in, iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesi artışı ve çevresel baskılar nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldiği belirtiliyor.
Son yıllarda artan su baskınlarının, bu tehdidin artık somut şekilde hissedildiğini gösterdiği vurgulanıyor.
Bilimsel raporlar uyarıyor
Salento University tarafından hazırlanan raporda, mevcut koruma önlemlerinin yetersiz kalabileceği ifade edildi. Raporda, kültürel mirasın korunması, şehir yaşamı ve ekonomik maliyetler arasında hassas bir denge kurulması gerektiği belirtildi.
Radikal çözümler gündemde
Uzmanlar, lagünün korunması için büyük ölçekli bariyer sistemleri ve kıyı savunma projelerinin değerlendirildiğini açıkladı.
En olumsuz senaryolarda ise bazı tarihi yapıların sökülerek başka bölgelere taşınmasının bile gündeme gelebileceği ifade edildi.
22. yüzyıla dikkat çekildi
Bilim insanları, kısa vadede bu senaryonun gerçekleşmesinin beklenmediğini ancak mevcut iklim politikalarının sürmesi halinde 22. yüzyılda aşırı deniz seviyesi yükselişinin mümkün olabileceğini belirtti.
Özellikle buz tabakalarının erimesinin hızlanmasının bu süreci tetikleyebileceği vurgulandı.
Tarihi yapılar büyük risk altında
St Mark's Basilica ve Doge's Palace gibi önemli yapılar için farklı koruma senaryoları değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, kentin özgün dokusunun geri dönülmez şekilde zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.
Maliyet milyarlarca avroyu bulabilir
Olası koruma ve yeniden yerleşim çalışmalarının maliyetinin 100 milyar avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Özel mülk kayıplarının ise milyarlarca avroyu bulabileceği belirtiliyor.
Bu süreçte bazı bölgelerde konutların tamamen terk edilmesinin de gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Mevcut önlemler yeterli değil
2020 yılında devreye alınan MOSE bariyer sistemi ile gelgit kaynaklı taşkınlara karşı önlem alınmaya çalışılıyor. Ancak kentin deniz seviyesine yakın konumu nedeniyle sel riskinin devam ettiği bildiriliyor.
Uzmanlar, mevcut önlemlerin kısa ve orta vadede etkili olabileceğini ancak daha kapsamlı adımlar atılmadığı sürece riskin büyümeye devam edeceğini vurguluyor.