İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0139 %0.12
56,1125 %0.06
6.740,80 %0.33
84.546,80 %0.49
Muhalif. DÜNYA Uykusuzluğa karşı bilişsel terapi: Genç kalmanın yeni anahtarı mı?

Uykusuzluğa karşı bilişsel terapi: Genç kalmanın yeni anahtarı mı?

UCLA tarafından yürütülen güncel bir araştırma, kronik uykusuzluk tedavisinde kullanılan bilişsel davranışçı terapinin hücresel yaşlanmayı yavaşlattığını kanıtladı.

Uykusuzluğa karşı bilişsel terapi: Genç kalmanın yeni anahtarı mı?
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 2 dk

ABD'de bulunan California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) bünyesinde gerçekleştirilen kapsamlı bir klinik çalışma, uyku bozukluklarının sadece yaşam kalitesini değil, doğrudan biyolojik yaşlanma sürecini de etkilediğini ortaya koydu. Araştırma, kronik uykusuzluk çeken 60 yaş ve üzeri bireylerde uygulanan bilişsel davranışçı terapinin, vücudun biyolojik saatini yavaşlatma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.

İki yıl süren takip sürecinde, uzmanlar katılımcıların kan örneklerini ve sağlık verilerini detaylı bir şekilde inceledi. Deney grubuna uygulanan bilişsel davranışçı terapi, katılımcıların uyku alışkanlıklarını ve düşünce yapılarını yeniden düzenleyerek hücresel düzeyde olumlu değişimler yarattı.

Hücresel düzeyde gençleşme etkisi

Araştırmada kullanılan DunedinPACE biyolojik yaşlanma saati üzerinden yapılan analizler, terapi alan bireylerin biyolojik yaşlanma temposunun, sadece genel uyku eğitimi alan gruba kıyasla anlamlı ölçüde daha yavaş olduğunu kanıtladı. Uzmanlar, bilişsel davranışçı terapinin sadece bir uyku düzenleme yöntemi olmadığını, aynı zamanda vücuttaki yaşlanmış ve hasarlı hücrelerin birikimini engelleyen koruyucu bir mekanizma işlevi gördüğünü vurguladı. Özellikle p16INK4a adlı yaşlanma belirtecinin seviyelerindeki düşüş, uykusuzluğun giderilmesinin hücresel hasarı nasıl minimize ettiğini gözler önüne serdi.

Uyku bir sağlık hedefi olmalı

Çalışmanın başyazarı Dr. Judith Carroll, uykusuzluğun ileri yaşlarda sadece bir konfor sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun müdahale edilebilir bir biyolojik risk faktörü olduğunun altını çizdi.

Dr. Carroll, kaliteli uykunun tıpkı düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi temel bir sağlık hedefi olarak benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, kesintisiz ve derin uykunun vücuttaki iltihaplanmayı azalttığını, stres kaynaklı hücresel bozulmaları durdurduğunu ve yaşlılık döneminde ortaya çıkabilecek demans ile kalp hastalıklarına karşı güçlü bir kalkan oluşturduğunu belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız