ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin ardından tırmanan gerilim, Hint Okyanusu'ndaki stratejik bir askeri noktayı küresel siyasetin merkezine taşıdı. Donald Trump, Tahran'ın anlaşma masasına oturmaması durumunda, ABD'nin "istikrarsız ve tehlikeli" olarak tanımladığı rejimi etkisiz hale getirmek için Diego Garcia Üssü ile İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nü kullanabileceğini açıkça ifade etti. 18 Şubat 2026'da sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı son açıklamada Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a seslenerek adanın kontrolünün asla elden çıkarılmaması gerektiğini savundu.

Diplomatik Krizin Eşiğinde Chagos Adaları
İngiltere'nin Ekim 2024'te Chagos Takımadaları'nı Morityus'a devretme kararı alması, Washington'da büyük bir rahatsızlık yarattı. Trump yönetimi, bu hamleyi müttefiki İngiltere için bir "güç kaybı" olarak görüyor. (Dün yapılan haberlere göre) Başbakan Keir Starmer, ABD'den gelen sert tepkiler ve Trump'ın baskıları sonucu devir sürecini öngören yasa tasarısını Lordlar Kamarası'nda belirsiz bir tarihe ertelemek zorunda kaldı. Trump, İngiltere'nin adadaki egemenliğini 99 yıllık yeni bir kira sözleşmesiyle perçinlemesi gerektiğini belirtirken, gerekirse ABD'nin adadaki varlığını korumak için askeri seçenekleri de masada tuttuğu sinyalini veriyor.

Yüzen Kalenin Stratejik Gücü
Diego Garcia, sadece bir kara parçası değil; B-1, B-2 ve B-52 gibi stratejik bombardıman uçaklarının konuşlanabildiği, nükleer denizaltıların demirleyebildiği devasa bir askeri kompleks niteliği taşıyor. Hint-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika üçgeninde yer alan üs, yakıt ikmali ve lojistik açıdan dünyada benzeri olmayan bir konuma sahip. (Bugün yayımlanan güncel analizlerde belirtildiği üzere) üs, 1991 Çöl Fırtınası ve 2001 Afganistan operasyonlarında olduğu gibi, İran'a yönelik olası bir hava harekatında ana kalkış noktası olarak planlanıyor.
İran'dan "Boyun Eğmeyiz" Yanıtı
Trump'ın Diego Garcia üzerinden savurduğu tehditler Tahran'da yankı buldu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (bugün sabah saatlerinde yaptığı açıklamada), savaş istemediklerini ancak herhangi bir dayatmaya karşı boyun eğmeyeceklerini dile getirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump'ın ulusal güvenlik ekibiyle sürekli temas halinde olduğunu ve askeri saldırı hazırlıkları için bir takvim paylaşmayacaklarını belirterek belirsizliği koruyor.