Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkeler arasında uzun yıllardır uzlaşma aranılan tarihi Göç ve İltica Paktı'nın bugün itibarıyla tüm üye devletlerde tamamen uygulamaya girdiğini duyurdu. AB Komisyonu Başsözcüsü Marcus Lammert, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, paktın ilk teklif edilmesinden bu yana geçen uzun sürenin ardından kuralların yürürlüğe girmesini "AB açısından önemli bir başarı" olarak nitelendirdi. Lammert, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Göç, Avrupa'nın ortak bir sorunudur ve etkili, adil ve kararlı bir Avrupa çözümü gerektirir" sözlerine atıfta bulunarak yeni dönemin yasal olarak başladığını ilan etti.

Macaristan ile fon kesintisi gerilimi masada
Yeni kuralların hayata geçirilmesiyle birlikte, zorunlu dayanışma mekanizmasına olan katı muhalefetiyle bilinen Macaristan'ın pakt karşısındaki tutumu yeniden mercek altına alındı. Başsözcü Lammert, Macaristan'ın diğer AB ülkelerinden sığınmacı kabul etme konusundaki çekincelerine ilişkin soruları yanıtlarken, ülkede Peter Magyar hükümetinin göreve başlamasının üzerinden yalnızca birkaç hafta geçtiğini hatırlattı. Budapeşte yönetimiyle göç dahil tüm alanlarda yakın temas halinde olduklarını belirten Lammert, Macar makamlarının yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda AB fonlarının kesilip kesilmeyeceği yönündeki soruları ise doğrudan yanıtlamaktan kaçındı.

Sınırlarda yedi günlük sıkı tarama dönemi
Bugün itibarıyla uygulamaya konulan reform, düzensiz yollarla AB topraklarına giren göçmenler için köklü ve bağlayıcı değişiklikler barındırıyor. Yeni sisteme göre, sınırdan giriş yapan her düzensiz göçmen yedi gün içinde kapsamlı bir kimlik, sağlık ve güvenlik kontrolünden geçirilecek. Bu süreçte göçmenlerin yüz hatları ve parmak izi gibi biyometrik verileri güncellenen merkezi bir veri tabanına (Eurodac) kaydedilecek. Bu hızlı taramanın temel amacı; sığınmacıların hangilerinin normal iltica prosedürüne alınacağını, hangilerinin ise hızlandırılmış süreçle doğrudan menşe ya da transit ülkesine geri gönderileceğini erkenden netleştirmek olacak.
Kabul şansı düşük olanlara hızlandırılmış ret
AB'nin mevcut göç sistemindeki en büyük tıkanıklıklardan biri olan ve yılları bulan uzun karar alma süreçleri, yeni paktla birlikte büyük ölçüde kısaltılıyor. Özellikle Fas ve Bangladeş gibi vatandaşlarının sığınma başvurularının istatistiksel olarak en az yüzde 80'inin reddedildiği ülkelerden gelenlerin dosyaları öncelikli ve hızlandırılmış olarak karara bağlanacak. Güvenlik riski taşıdığı değerlendirilen ya da mülteci statüsü alma ihtimali hukuken düşük görülen kişilerin sınır dışı edilme süreçleri de bu sayede hız kazanacak.
Üye ülkeler için zorunlu dayanışma ve mali yükümlülük
Yeni düzenleme, ilk ayak basılan ülkenin dosya değerlendirme sorumluluğunu korurken, coğrafi konumları nedeniyle göç yükünü tek başına sırtlayan İtalya, Yunanistan ve Malta gibi Akdeniz ülkelerinin üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor. Sisteme getirilen "zorunlu dayanışma mekanizması" uyarınca, diğer üye devletler ya belirli bir kota dahilinde sığınmacıları kendi ülkelerine kabul etmek ya da kabul etmedikleri her bir sığınmacı için baskı altındaki sınır ülkesine 20 bin euro mali destek sağlamak zorunda kalacak. Temelleri 2015 yılındaki büyük göç krizine dayanan ve uzun müzakerelerin ardından ancak Mayıs 2024'te resmen onaylanan pakt, bugünkü yürürlük kararıyla birlikte Avrupa'nın yeni göç anayasası haline gelmiş oldu.