Silikon Vadisi’nin yapay zekayı en agresif entegre eden aktörlerinden biri olan Uber, yolculuk fiyatlandırmasından rota optimizasyonuna kadar pek çok alanda bu teknolojiden yararlanıyor. Şirketin mühendislik kadrosunda yapay zeka araçlarının aylık benimsenme oranı yüzde 95 seviyesine ulaşmış durumda. Ancak kurumsal düzeydeki bu yoğun kullanım, beraberinde beklenmedik bir maliyet krizini getirdi. Uber CEO'su Dara Khosrowshahi'nin finansal sonuç toplantısında da onayladığı üzere, şirket artan yapay zeka altyapı maliyetlerini dengelemek adına insan gücü büyümesini sınırlama ve işe alım süreçlerini yavaşlatma kararı aldı.
Yıllık bütçe dört ayda eridi: İki saatte 1200 dolarlık tüketim
Şirket içindeki yapay zeka harcamalarının kontrol dışı büyümesi, Uber Teknoloji Başkanı (CTO) Praveen Neppalli Naga'nın nisan ayında yaptığı bir açıklamayla gün yüzüne çıkmıştı. Naga, şirketin 2026 yılı için tahsis ettiği yapay zeka kodlama asistanı "Claude Code" bütçesinin tamamının henüz yılın ilk dört ayında tükendiğini duyurmuştu. Sektör analizlerine göre, Uber bünyesindeki mühendislerin yapay zeka araçları için aylık maliyeti ortalama 150 ila 250 dolar arasında değişirken, yoğun kullanıcılar için bu tutar 2 bin dolara kadar ulaşıyor. Hatta CTO Naga'nın bizzat gerçekleştirdiği tek bir canlı ürün denemesinde, sadece iki saat içinde 1200 dolarlık token tüketimi gerçekleştiği belirtiliyor.
"Yüzde 25'lik verimlilik artışı kullanıcıya doğrudan yansımıyor"
Katıldığı "Rapid Response" adlı podcast programında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uber Başkanı ve Operasyon Direktörü (COO) Andrew Macdonald, mühendislerin kod yazım hızında ve kod teslimlerinde (commit) yaklaşık yüzde 25'lik bir verimlilik artışı yakalandığını doğruladı. Ancak bu verimliliğin doğrudan tüketici odaklı yeni ve faydalı özelliklere dönüşüp dönüşmediğini kanıtlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Macdonald, "Bu bağlantı henüz kurulabilmiş değil. Şirket içinde daha fazla projenin hayata geçirildiği doğru olabilir, ancak finans ekiplerine 'Yapay zeka sayesinde kullanıcılara yüzde 25 daha fazla faydalı özellik sunuyoruz' diyemiyoruz. Doğrudan bir bağ kurulamıyorsa, token maliyetleri ile insan gücü (headcount) arasındaki bu finansal takası savunmak giderek zorlaşıyor" ifadelerini kullandı.
Kurumsal yapay zeka pazarında fiyatlandırma modelleri değişiyor
Uber, yapay zeka bütçesini yönetmekte zorlanan tek teknoloji devi değil. Microsoft'un da operasyonel maliyetleri kısmak adına mühendislerine sağladığı Claude Code lisanslarının büyük bir kısmını iptal ederek ekipleri kendi ürünü olan GitHub Copilot platformuna yönlendirdiği biliniyor. Duolingo ve Target gibi küresel devler de yapay zeka harcamalarının gerçek getirilerini (ROI) daha sıkı denetlemeye başladı. Bu harcama çılgınlığı karşısında yapay zeka sağlayıcıları da strateji değiştiriyor; Anthropic gibi öncü şirketler sabit ücretli üyelikler yerine, otonom ajanların işlem başına harcadığı token miktarı üzerinden "kullandıkça öde" modeline geçiş yapıyor. OpenAI CEO'su Sam Altman da yapay zekanın gelecekte tıpkı elektrik veya su gibi sayaçla satılan bir altyapı hizmetine dönüşececeğini öngörüyor.
Milyar dolarlık Ar-Ge bütçesi ve otonom gelecek
Yaşanan bütçe krizine ve harcama tartışmalarına rağmen Uber, teknolojik dönüşüm vizyonundan ve otonom sürüş yatırımlarından geri adım atmıyor. Şirketin paylaştığı verilere göre, 2026 yılının yalnızca ilk çeyreğinde araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine 951 milyon dolar harcandı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17'lik bir artışa işaret ediyor. Geleceğin tamamen otonom araçlar üzerine kurulacağını belirten COO Andrew Macdonald, otonom sürüş teknolojisinin önümüzdeki birkaç on yıl içinde küresel bir norm haline geleceğini ve yeni neslin ehliyet almaya ihtiyaç bile duymayacağını savundu.