Seks ve yemek, insan yaşamının en temel iki içgüdüsü olarak kabul ediliyor. Ancak bilim insanları bu iki davranışın yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve nörolojik düzeyde de bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Çin’de gerçekleştirilen yeni araştırma, bu ilişkinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösterdi.
Araştırma nasıl yapıldı?
Çalışma kapsamında 136’sı erkek, 125’i kadın olmak üzere toplam 261 katılımcı, internet üzerinden hazırlanan anketleri doldurdu. Katılımcıların cinsel istek düzeyleri, yeme istekleri, her iki davranıştan aldıkları haz ve duygusal durumlar altındaki eğilimleri detaylı şekilde analiz edildi.
Çarpıcı sonuç: Erkeklerde net bağ ortaya çıktı
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, cinsel istek ile yeme isteği arasındaki pozitif ilişkinin yalnızca erkeklerde görülmesi oldu. Erkek katılımcılarda cinselliğe duyulan ilgi arttıkça yeme isteğinin de arttığı belirlendi.
Kadın katılımcılarda ise bu iki değişken arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı.
Zevk meselesi: Erkeklerde yine benzer tablo
Cinsellikten alınan haz ile yemekten alınan haz arasındaki ilişki de yalnızca erkeklerde anlamlı çıktı. Araştırmacılar, bu durumun beynin ödül sistemiyle doğrudan ilişkili olabileceğini vurguladı.
Kadınlarda ise cinsellikten keyif alma ile yemekten keyif alma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağ bulunmadı.
Stres, duygular ve kontrolsüz istekler
Olumsuz duygular altında ortaya çıkan davranışlar da araştırmanın önemli başlıklarından biri oldu. Stres, üzüntü ve kaygı anlarında hem cinsel istek hem de yeme isteği artan bireylerde, bu iki davranış arasında pozitif bir ilişki tespit edildi.
Bu ilişkinin erkeklerde kadınlara kıyasla daha güçlü olduğu özellikle vurgulandı.
Kadınlarda farklı dinamikler öne çıkıyor
Araştırmada sosyoseksüel yönelim ile yeme isteği arasındaki ilişki yalnızca kadınlarda anlamlı bulundu. Ancak bu yönelimin yemekten alınan haz ile doğrudan bağlantılı olmadığı belirtildi.
Beynin ödül sistemi kilit rol oynuyor
Uzmanlar, cinsellik ve yeme davranışının beyinde benzer ödül merkezlerini aktive ettiğini ve “istemek” ile “beğenmek” kavramlarının bu süreçte farklı işlediğini belirtiyor. Yapılan model analizlerinde:
Kadınlarda üç farklı istek profili
Erkeklerde ise iki temel istek profili tespit edildi.

“Çok yiyen çok ister” sözü bilimsel mi?
Araştırmanın genel sonucu, halk arasında sıkça dile getirilen “Yemekten hoşlananların cinsel dürtüsü de yüksektir” inanışının, özellikle erkekler için bilimsel olarak desteklenebileceğini ortaya koydu.
Uzmanlara göre sonuç ne anlama geliyor?
Bilim insanları, bu bulguların cinsellik ve yeme davranışının sadece kültürel değil, nöropsikolojik düzeyde de güçlü biçimde bağlantılı olduğunu gösterdiğini vurguluyor. Aynı zamanda cinsiyet farklılıklarının, bu ilişkinin anlaşılmasında kilit rol oynadığına dikkat çekiliyor.