Sivrisinekler neden bazı insanları daha çok ısırır? İşte sizi hedef yapmasının 3 nedeni

Yaz aylarının en büyük kabuslarından biri olan sivrisinekler, kurbanlarını rastgele seçmiyor. Eğer çevrenizdeki insanlara kıyasla sivrisineklerin daha sık hedefi olduğunuzu hissediyorsanız, bunun biyolojik ve kimyasal nedenleri bulunuyor. Bilimsel araştırmalar, sivrisineklerin daha vücudumuza konmadan önce salgıladığımız karbondioksit, vücut ısısı ve ten kokusu gibi sinyalleri uzaktan okuyabildiğini gösteriyor.

Yaz ayları pek çok kişi için sivrisineklerle mücadele içinde geçiyor. Vücudumuza henüz temas etmeden önce bizi radarına alan bu canlılar, hedef seçiminde oldukça gelişmiş algılama mekanizmalarını kullanıyor. Doğada sadece dişi sivrisinekler, yumurtalarını geliştirmek için ihtiyaç duydukları protein nedeniyle insan kanına ihtiyaç duyuyor. Dişi sivrisinekler, hedeflerini yaklaşık 10 metre uzaktan tespit edebilmek için hem görsel hem de koku alma yeteneklerinden yararlanıyor. Bu süreçte bazı insanların daha fazla ısırılmasına yol açan üç temel faktör öne çıkıyor.

Karbondioksit sinyalleri hedefi ele veriyor

İnsan nefesi, sivrisineklerin koku alma organlarında "konakçı arama davranışını" doğrudan etkinleştiren güçlü bir karbondioksit ($CO_2$) sinyali yayıyor. Nefesimizle ve tenimizle dışarı attığımız bu gaz bulutları, sivrisinekler için adeta bir davetiye niteliği taşıyor. Yetişkin bireyler, çocuklara kıyasla daha fazla karbondioksit ürettikleri için sivrisinekler tarafından daha cazip birer hedef olarak görülüyor. Öte yandan sivrisineklerin karbondioksit kaynaklarına olan bu düşkünlüğü, yapay sivrisinek tuzaklarında kuru buz ve şişelenmiş karbondioksit gazının kullanışlı birer araç haline gelmesini sağlıyor.

Yüksek vücut ısısı ve nem çekiciliği artırıyor

Bilimsel araştırmalar, sivrisineklerin yüksek ısıya ve neme karşı da son derece duyarlı olduğunu; salgılanan karbondioksitin bu ısıya olan yönelimi daha da güçlendirdiğini kanıtlıyor. Bu durum, belirli grupları sivrisinekler için daha açık bir hedef haline getiriyor. Örneğin hamile kadınlar, hamile olmayanlara kıyasla sivrisinekler için iki kat daha fazla çekicilik taşıyor. Bunun temel sebebi, hamileliğin metabolik ihtiyacı ve nefes hacmini artırmasıyla birlikte dışarıya daha fazla ısı ve karbondioksit salınması olarak açıklanıyor.

Benzer şekilde, egzersiz yapan kişilerde artan metabolik faaliyetler nedeniyle karbondioksit üretimi tırmanıyor; vücutları daha sıcak ve terli kalıyor. Bu da sporcuları özellikle egzersiz esnasında ve hemen sonrasında geçici olarak hedef tahtasına oturtuyor. Genellikle daha fazla ısı üreten ve daha büyük hacimde karbondioksit soluyan iri yapılı insanlar da sivrisineklerin radarına daha kolay takılıyor.

Ten kokusu ve cilt mikrobiyomunun etkisi

Sivrisinekler hedeflerine yaklaştıkça, ısıracakları kişiyi tam olarak tanımlamak için ten ve nefes kokularını içeren bir dizi kimyasal ipucunu değerlendiriyor. Araştırmacılar, bir sivrisineğin nihai kurbanını seçmesindeki en belirleyici unsurun "özünde saklı olan ten kokusu" olduğunu belirtiyor. Cilt mikrobiyomumuz; tenimizdeki karbonhidratları, yağ asitlerini ve peptitleri havada kolayca buharlaşabilen uçucu organik bileşiklere dönüştürüyor. İnsan cildinde sivrisineklerin ayırt edebileceği 500'den fazla uçucu organik bileşik yer alıyor.

Sivrisineklerin cildimizdeki amonyak ve laktik aside karşı zaten var olan ilgisi, karboksilik asitlerin varlığıyla en üst seviyeye ulaşıyor. ABD'deki Rockefeller Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü deneysel bir çalışmada, altı saat boyunca naylon kolluklar takan 64 kişinin ten kokusu analiz edildi. Birer "koku toplama cihazı" işlevi gören bu naylon numuneler arasında seçim yapma şansı sunulan sivrisinekler, teninde karboksilik asit oranı daha yüksek olan bireylerin kokusunu net bir şekilde tercih etti.

İLGİLİ HABERLER