Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ülke Direktörü Maryse Rebecca Guimond, dünya genelinde kadınların hala erkeklerle eşit yasal haklara sahip olmadığını söyledi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Guimond, kadınların bugün erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip olduğunu belirtti. Guimond’a göre mevcut ilerleme hızının devam etmesi halinde bu eşitsizliklerin tamamen ortadan kalkması yaklaşık 286 yıl sürebilir.
UN Women’ın bu yılki Dünya Kadınlar Günü kampanyasının “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” sloganıyla yürütüldüğünü belirten Guimond, kampanyanın merkezinde adalete erişim konusunun bulunduğunu ifade etti.
Guimond, “UN Women, tüm kadınlar ve kız çocuklarıyla dayanışma içinde tek bir ortak sesle yalnızca eşit hakların tanınmasını değil, bu hakların günlük yaşamda tam olarak hayata geçirilmesini talep ediyor” dedi.
Ayrımcı yasalar ve uygulamalar sürüyor
Guimond’a göre haklar yalnızca tanındığında değil, uygulanıp hayata geçirildiğinde gerçek anlam kazanıyor.
Dünya genelinde kadınların istihdamdan mülkiyet haklarına, aile hukukundan siyasal katılıma kadar birçok alanda ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını belirten Guimond, işe alım süreçlerindeki önyargılar, eşit değerde işe eşit ücretin sağlanamaması ve toplumsal kalıp yargıların kadınların haklardan tam anlamıyla yararlanmasını engellediğini söyledi.
Guimond ayrıca Türkiye’nin de taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW) kadınların medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan eşit biçimde yararlanmasını hedefleyen önemli bir uluslararası çerçeve sunduğunu ifade etti.
“Tek başına yasal reformlar yeterli değil”
Kadın hakları konusunda yalnızca yasal reformların yeterli olmadığını vurgulayan Guimond, ülkelerin toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti önlemeye yönelik güçlü mekanizmalar kurması gerektiğini söyledi.
Guimond, şiddete maruz kalan kadınları merkeze alan sistemlerin kurulması, eğitime ve insana yakışır işe eşit erişimin sağlanması gerektiğini belirterek bazı alanlarda kadın temsilini artırmak için kota gibi geçici özel önlemlerin uygulanabileceğini dile getirdi.
“Türkiye’de güçlü bir hukuki altyapı var”
Türkiye’de kadınların adalete erişimi konusunda önemli bir hukuki altyapı bulunduğunu ifade eden Guimond, özellikle 6284 sayılı kanunun etkin ve ülke genelinde eşit biçimde uygulanmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede risk temelli yaklaşım ve erken müdahalenin hayati olduğunu vurgulayan Guimond, kolluk kuvvetleri, yargı ve sosyal hizmet kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Kadınlar karar mekanizmalarında yer almalı”
Guimond, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması gerektiğini de vurguladı.
Kadınların siyaset, yerel yönetimler, sendikalar ve sivil toplum gibi alanlarda yeterince temsil edilmemesinin demokratik süreçleri zayıflattığını ifade eden Guimond, nüfusun yarısının karar alma mekanizmalarının dışında kalmasının politikaların toplumun tüm ihtiyaçlarını yansıtmasını engellediğini söyledi.
Guimond, 8 Mart mesajını ise şu sözlerle özetledi:
“Mesajımız net: Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz. Adalet olmadan haklar sadece sözde kalır. Adalet olduğunda ise haklar güce dönüşür.”