Toplumda sıkça dile getirilen ancak bilimsel karşılığı olmayan iddialardan biri de erkeklerde anal bölgenin hassas olmasının eşcinsel eğilime işaret ettiği düşüncesi. Uzmanlar, bu inanışın doğru olmadığını ve konunun biyolojik temellere dayandığını vurguluyor.
Anal bölge, insan vücudunda sinir uçlarının en yoğun bulunduğu alanlardan biri olarak biliniyor. Bu zengin sinir ağı nedeniyle söz konusu bölge dokunmaya, basınca ve uyarana karşı oldukça hassas. Ancak bu hassasiyet kişiden kişiye değişiyor. Bazı bireyler bu bölgeye dokunulmasını cinsel olarak uyarıcı bulurken, bazıları ise bundan rahatsız olabiliyor.
Uzmanlara göre bu durumun temel nedeni, o bölgedeki sinir uçlarının yoğunluğu ve kişinin duyusal algı eşiği. Yani mesele yönelim değil, tamamen fizyolojik farklılıklardan kaynaklanıyor.
“Duyarlılık yönelimi belirlemez”
Cinsel yönelimin temel ölçütünün, kişinin cinsel ve duygusal çekim duyduğu cinsiyet olduğu vurgulanıyor. Homoseksüel yönelim, bireyin cinselliği yaşamak veya düşlemek için kendi cinsini tercih etmesiyle tanımlanıyor. Karşı cinsle ilişki yaşayan bir erkeğin anal bölgede duyarlılık hissetmesi, tek başına ne eşcinsellik göstergesi ne de psikolojik bir sorun anlamına geliyor.
Uzmanlar, “Bir bölgenin uyarıya açık olması, o kişinin cinsel yönelimini tanımlamaz. Bu, gözün ışığa, kulağın sese duyarlı olması gibidir. Biyolojik bir özelliktir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Kaygı yerine bilgi
Yanlış bilgiler nedeniyle pek çok erkeğin gereksiz kaygı yaşadığına dikkat çeken uzmanlar, bu tür duyarlılıkların utanılacak ya da etiketlenecek bir durum olmadığını belirtiyor. Kişinin cinsel yönelimi; bedensel bir duyumdan değil, kalıcı duygusal ve cinsel tercihlerinden anlaşılır.
Sonuç olarak uzmanlar, karşı cinsle ilişki yaşayan bir erkekte anal bölgede duyarlılık olmasının, yönelim açısından herhangi bir anlam taşımadığını, bunun yalnızca bireysel biyolojik farklılıklardan kaynaklandığını vurguluyor.