Seks azalıyor, reçeteler artıyor: Testosteron neden bu kadar popüler?

İngiltere’de testosteron reçeteleri son üç yılda yüzde 135 arttı. Uzmanlar, artan ilginin düşük libido sorununa çözüm olup olmadığı konusunda ikiye bölündü.

İngiltere’de testosteron replasman tedavisine (TRT) yönelik ilgi son yıllarda hızla yükseldi. Resmi verilere göre testosteron reçeteleri 2021 ile 2024 yılları arasında yüzde 135 oranında arttı. Bu yükseliş, ülkede cinsel isteğin uzun süredir düşüş eğiliminde olduğu bir dönemde gerçekleşti.

Cinsel istekte uzun vadeli düşüş

Yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, 1990’lardan bu yana İngiltere’de seks yapma sıklığının düzenli olarak azaldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, dijitalleşme, stres artışı, depresyon, yalnızlık ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu gerilemede etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Testosteron bir çözüm mü?

Testosteron tedavisi kullanan bazı kişiler, enerji seviyelerinde artış, zihinsel berraklık ve cinsel isteğin geri gelmesi gibi olumlu etkiler yaşadıklarını dile getiriyor. Ancak herkes için sonuçlar aynı değil. Bazı kullanıcılar öfke, ruh hali değişimleri, aşırı cinsel uyarılma ve fiziksel yan etkilerden şikâyet ediyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Sihirli değnek değil”

Hekimler, düşük testosteron seviyesinin libidoyu etkileyebileceğini kabul etmekle birlikte, hormon tedavisinin her birey için otomatik bir çözüm olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre testosteron, düşük cinsel isteğin nedenlerinden yalnızca biri ve tek başına yeterli olmayabiliyor.

Özel klinikler tartışmanın odağında

Bazı kamu hekimleri, özel kliniklerin testosteron tedavisini hızlı ve kolay bir çözüm gibi pazarlayarak ticari kazanç sağladığını savunuyor. Özel sektör ise kamu sisteminin ihtiyacı olan herkese ulaşamadığını ve bu boşluğu doldurduklarını öne sürüyor.

Asıl mesele hormonun ötesinde

Uzmanlara göre düşük libido; hormon seviyelerinin yanı sıra stres, ilişki sorunları, psikolojik durum ve yaşam tarzıyla birlikte ele alınmalı. Testosteron tedavisi bazı kişiler için faydalı olabiliyor ancak genel ve kesin bir çözüm olarak görülmemesi gerektiği ifade ediliyor.

İLGİLİ HABERLER