Modern yaşamın getirdiği masa başı çalışma düzeni ve ekran karşısında geçirilen uzun saatler, kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof.
Dr. Okay Abacı, fiziksel aktivitenin sadece spor salonlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, gün içindeki hareketsizliğin kalp krizi riskini tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Uzun süreli oturmanın metabolik süreçleri yavaşlattığını ifade eden uzmanlar, bu durumun insülin direnci ve yüksek tansiyon gibi kronik sorunlara zemin hazırladığını belirtiyor.
Hareketsizliğin bedeli ağır olabilir
Prof. Dr. Abacı, uzun süre aynı pozisyonda kalmanın kilo artışı, kolesterol dengesizliği ve hipertansiyon gibi kalp-damar hastalıklarını tetikleyen faktörlerle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Kalp krizinin tek bir nedene bağlı olmadığını hatırlatan Abacı, sigara kullanımı, genetik yatkınlık ve diyabet gibi risklerin, hareketsiz bir yaşam tarzıyla birleştiğinde çok daha tehlikeli bir tablo oluşturduğuna dikkat çekti.
Küçük molalarla riski azaltın
Çalışma saatleri içerisinde kesintisiz oturmanın en büyük hata olduğunu belirten Prof. Dr. Abacı, basit yöntemlerle bu riskin azaltılabileceğini söyledi. Telefon görüşmelerini ayakta yapmak, düzenli aralıklarla ayağa kalkıp kısa yürüyüşler gerçekleştirmek veya asansör yerine merdiven kullanmak gibi küçük alışkanlıkların, gün içindeki toplam hareket miktarını artırarak kalp sağlığını korumaya yardımcı olabileceğini ifade etti.
Spor yapmak tek başına çözüm değil
Düzenli egzersiz yapan bireylerin bile günün geri kalanını hareketsiz geçirmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Abacı, hareketin günün tamamına yayılması gerektiğini vurguladı. Sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve düzenli sağlık kontrollerinin yanı sıra, hareketi günlük rutinin doğal bir parçası haline getirmenin kalp sağlığını korumadaki en temel unsur olduğunu sözlerine ekledi.