Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), alkolün zararlı kullanımının her yıl yaklaşık 2,6 milyon insanın ölümüne neden olduğunu açıkladı. DSÖ’ye göre alkol tüketimi yalnızca bireylerin sağlığını değil, aynı zamanda çevresindeki insanların refahını da olumsuz etkileyerek ciddi sosyal ve ekonomik maliyetler doğuruyor.
DSÖ tarafından yayımlanan şekerli ve alkollü içecekler üzerindeki vergiler konulu yeni raporda, hükümetlere bu ürünlerde uygulanan sağlık vergilerini artırma çağrısı yapıldı. Raporda, düşük vergi oranlarının alkol ve şekerli içecekleri ucuzlattığı, bunun da özellikle çocuklar ve genç yetişkinlerde obezite, diyabet, kalp hastalıkları, kanser ve yaralanmaları tetiklediği vurgulandı.
sağlık vergileri neden önemli?
Raporda, zayıf vergi sistemlerinin zararlı ürünlerin uygun fiyatlı kalmasına izin verdiği ve bunun sağlık sistemleri üzerinde önlenebilir hastalıklar nedeniyle artan bir mali baskı oluşturduğu ifade edildi. DSÖ, hükümetlerin sağlık gerekçeli vergiler yoluyla bu ürünlerden elde edilen ekonomik değerin yalnızca küçük bir kısmını topladığını, uzun vadeli sağlık ve ekonomik maliyetlerin ise toplumlara yüklendiğini belirtti.
Şekerli ve alkollü içeceklerin küresel pazarı milyarlarca dolarlık gelir yaratırken, bu yaygın tüketimin yol açtığı sağlık sorunlarının bedelinin kamu tarafından karşılandığına dikkat çekildi.
şekerli içeceklerde vergi yetersizliği
Rapora göre, en az 116 ülke şekerli içecekleri vergilendiriyor. Ancak bu vergilerin büyük bölümü yalnızca gazlı içecekleri kapsıyor. Yüzde 100 meyve suları, şekerli sütlü içecekler ile hazır kahve ve çaylar gibi pek çok yüksek şekerli ürün ise vergiden muaf tutuluyor.
Şekerli içecek vergilerinin, ortalama olarak bir içeceğin fiyatının yalnızca yüzde 2’sini oluşturduğu ve genellikle pazarın tamamını kapsamadığı belirtildi. Ayrıca az sayıda ülkenin bu vergileri enflasyona göre güncellediği vurgulandı.
alkol vergilerinde çarpıcı tablo
DSÖ raporuna göre, en az 167 ülke alkollü içecekleri vergilendirirken, 12 ülke alkolü tamamen yasaklamış durumda. Buna rağmen, vergi oranlarının enflasyon ve gelir artışına ayak uyduramaması nedeniyle alkol, 2022’den bu yana birçok ülkede daha uygun fiyatlı hale geldi.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise şarap oldu. Belirgin sağlık risklerine rağmen, çoğunluğu Avrupa’da olmak üzere en az 25 ülkede şarap vergilendirilmiyor. Küresel ölçekte medyan tüketim vergisi paylarının bira için yüzde 14, sert alkollü içecekler için ise yüzde 22,5 seviyesinde kaldığı belirtildi.
“3’e 35” girişimi ile hedef ne?
DSÖ, “3’e 35” girişimi kapsamında ülkeleri tütün, alkol ve şekerli içeceklerin gerçek fiyatlarını 2035’e kadar daha az ulaşılabilir hale getirmeye çağırıyor. Bu hedef doğrultusunda, söz konusu üç ürünün gerçek fiyatlarının en az yüzde 50 artırılması amaçlanıyor.
Raporda, alkollü içeceklere uygulanan vergilerin artırılmasının, alkol tüketimini ve buna bağlı zararları azaltmada etkili olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunduğu vurgulandı.
dsö yetkililerinden uyarı
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sağlık vergilerinin hastalıkları önlemede en güçlü araçlardan biri olduğunu belirterek, “Tütün, şekerli içecekler ve alkol üzerindeki vergiler artırılarak zararlı tüketim azaltılabilir ve hayati sağlık hizmetleri için kaynak yaratılabilir” dedi.
DSÖ Sağlık Belirleyicileri, Tanıtım ve Önleme Departmanı Direktörü Etienne Krug ise, “Daha uygun fiyatlı alkol, şiddeti, yaralanmaları ve hastalıkları artırıyor” ifadelerini kullandı. Krug, sektör gelir elde ederken toplumun sağlık ve ekonomik maliyetlere katlandığının altını çizdi.
Raporda ayrıca, su gibi sağlıklı alternatiflerin vergilendirilmemesi gerektiği vurgulanarak, sağlıklı içecek tüketiminin teşvik edilmesi çağrısı yapıldı.