Alman otomotiv devlerinde Çin ve maliyet krizi derinleşiyor: Kitlesel işten çıkarmalar kapıda

Alman ekonomisinin lokomotifi konumundaki otomotiv sektörü; Çin’deki pazar kaybı, yüksek üretim maliyetleri ve gümrük vergisi baskıları nedeniyle tarihinin en ağır yapısal krizlerinden birini yaşıyor. Ülkenin dev üreticileri, milyarlarca avroluk kayıpları dengelemek adına binlerce kişilik işten çıkarma ve fabrika kapatma planlarını peş peşe devreye sokuyor.

Alman sanayisinin kalbi sayılan otomotiv endüstrisinde Asya kaynaklı sert rekabet, yüksek enerji ve işçilik giderleri sebebiyle derin bir kriz yaşanıyor. ABD'nin korumacı ticaret politikaları, küresel gümrük vergisi gerilimleri ve dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’deki satışların hızla erimesi, dev markaların gelecek projeksiyonlarını altüst etti.

Sektörün önde gelen üreticilerinin açıkladığı finansal sonuçlar, yaşanan sürecin geçici bir durgunluktan ziyade tüm endüstriyi sarsan kronik bir yapısal dönüşüm sancısı olduğunu ortaya koyuyor. Elektrikli araçlara geçiş sürecindeki gecikmeler ve içten yanmalı motorlara uzun süre bağımlı kalınması da Alman devlerinin rekabet gücünü zayıflatan temel faktörler arasında yer alıyor.

İstihdamda ciddi kan kaybı yaşanıyor

Otomotiv sektörü, Almanya'da toplam katma değerin yüzde 5'ini, istihdamın ise yüzde 3'ünü tek başına üstlenerek ülke ekonomisinin ana sütununu oluşturuyor. Sanayi çalışanlarının yaklaşık yüzde 14'ünü barındıran ve 280 milyar avroluk ihracat hacmine sahip olan endüstri, son dönemde istihdam kanadında belirgin bir gerilemeye sahne oluyor. Tedarikçiler hariç yaklaşık 725 bin kişinin çalıştığı sektörde toplam istihdam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,2 oranında azaldı.

Alman mühendislik gücünün simgeleri olan Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW gibi markaların girdiği bu darboğaz, yalnızca ekonomik dengeleri ve çalışanların geçim kaynağını değil, toplumsal huzuru ve siyasi dengeleri de doğrudan etkiliyor.

İşçilik maliyetlerindeki uçurum üretimi Doğu'ya kaydırıyor

Derinleşen kriz, lüks segmenttekiler de dahil olmak üzere tüm üreticileri radikal küçülme tedbirleri almaya zorluyor. Tartışmaların odağında ise araç başına düşen yüksek işçilik maliyetleri bulunuyor. Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman’ın verilerine göre, Almanya'da bir otomobilin üretilmesindeki ortalama işçilik maliyeti 3 bin 307 doları bulurken, bu rakam Çin'de 597 dolar, Meksika'da ise 305 dolar seviyelerine kadar düşüyor.

Çinli üreticilerin gelişmiş üretim hatları ve düşük iş gücü maliyetleriyle yakaladığı avantaj, Alman üreticileri yeni yatırımlarını Doğu Avrupa ve Meksika gibi maliyet odaklı bölgelere kaydırmaya yöneltiyor.

Çin pazarında dengeler tersine döndü

Alman üreticiler küresel pazarda iki yönlü bir baskı altında bulunuyor. Çin pazarında yerli üreticilerin hakimiyet kazanmasıyla yabancı markaların payı hızla erirken, Çinli firmalar Avrupa pazarına güçlü adımlarla giriş yapıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, küresel elektrikli araç üretiminin yaklaşık yüzde 75'i Çin'de gerçekleştirilirken, Çinli üreticiler ihracatlarını ikiye katlayarak 2,5 milyondan fazla aracı dünya pazarlarına sundu.

Bir dönem Volkswagen satışlarının yüzde 37'sini oluşturan Çin, artık Alman markaları için zorlu bir rekabet sahasına dönüştü. Süreç içerisinde Çinli BAIC Group’un yüzde 9,98 hisse ile Mercedes-Benz’in en büyük hissedarı konumuna gelmesi de dikkat çeken bir gelişme oldu. Yılın ilk altı ayında Çin pazarındaki satışlar Mercedes-Benz'de yüzde 28, Volkswagen'de yüzde 26 ve BMW'de yüzde 20 oranında geriledi.

Beş büyük üreticinin küçülme ve tasarruf planları

Alman otomotiv pazarının ana oyuncuları, krizin etkilerini hafifletmek amacıyla sert önlemleri hayata geçiriyor:

BMW: Küresel ölçekteki 154 bin kişilik kadrosundan 8 bin idari ve AR-GE pozisyonunu 2027 sonuna kadar tasfiye etmeyi planlıyor. Şirketin net kârı ilk çeyreklerde belirgin şekilde geriledi.

Porsche: Tasarruf tedbirleri kapsamında Almanya'daki istihdamını 2035 yılına kadar 5 bin kişi azaltmayı, yani her 5 çalışandan 1'i ile yolları ayırmayı öngörüyor.

Volkswagen: 100 bin çalışanın işine son vermeyi ve Almanya'daki dört fabrikasını kapatmayı planladığını duyurdu. Benzer hacimde üretim yapan Japon rakibi Toyota’dan yüzde 60 daha fazla çalışana sahip olan markanın faaliyet kâr marjı kritik seviyelere indi.

Mercedes-Benz: 2027 yılına kadar 5 milyar avro tasarruf sağlama hedefiyle 5 bin 500 çalışanıyla gönüllü ayrılık yöntemiyle yollarını ayırdı.

Audi: 2029 sonuna kadar 7 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını ilan eden markada, üretim kapasitesi düşürülen Neckarsulm fabrikasının 2030 yılında tamamen kapatılması gündemde yer alıyor.

İLGİLİ HABERLER