Amazon MGM Stüdyoları çatısı altında hazırlanan ve gerilim sinemasına yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen Pretty Lethal, izleyiciyle buluşmak için gün sayıyor. Başrolünde Uma Thurman’ın yer aldığı yapım, hem kadrosu hem de sıra dışı senaryosuyla dikkat çekiyor. Film, alışılagelmiş "kurban" anlatısının dışına çıkarak, zarafeti ölümcül bir silaha dönüştüren karakterleri merkeze alıyor.
Isınma turları SXSW Festivali'nde, prömiyer Prime Video’da
Filmin yayın takvimi de netleşmiş durumda. Pretty Lethal, önümüzdeki ay Teksas’ın Austin kentinde düzenlenecek olan prestijli SXSW Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Festival yolculuğunun hemen ardından ise 25 Mart 2026 tarihinde Prime Video kütüphanesindeki yerini alarak tüm dünyada izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Zarafet şiddete dönüşüyor: Filmin konusu
Yönetmen koltuğunda The Witcher: Blood Origin projesinden tanıdığımız Vicky Jewson’ın oturduğu film, prestijli bir dans yarışmasına katılmak üzere yola çıkan beş balerinin hikâyesini anlatıyor. Otobüslerinin ıssız bir orman yolunda bozulmasıyla başlayan kâbus, grubun tekinsiz bir yol kenarı moteline sığınmasıyla derinleşiyor.
Bu motelin işletmecisi ise Uma Thurman’ın canlandırdığı, inzivaya çekilmiş eski bale yıldızı Devora Kasimer. Başlangıçta güvenli bir liman gibi görünen bu sığınak, kısa sürede ölümcül bir tuzağa dönüşüyor. Ancak saldırganların hesaba katmadığı bir detay var: Bu balerinler, yıllarca süren acımasız disiplin ve fiziksel eğitimlerini hayatta kalmak için birer silaha dönüştürebiliyor.
Yıldızlar geçidi gibi kadro ve "Bale-Fu" konsepti
Senaryosunu Kate Freund’un kaleme aldığı filmde, Uma Thurman’a genç kuşağın yetenekli isimleri eşlik ediyor. Filmde hayatta kalma mücadelesi veren balerinleri Iris Apatow, Lana Condor (To All the Boys I've Loved Before), Millicent Simmonds (A Quiet Place), Avantika (Mean Girls) ve Maddie Ziegler canlandırıyor. Ayrıca kadroda Michael Culkin ve Lydia Leonard gibi deneyimli isimler de bulunuyor.
Yönetmen Vicky Jewson, filmde yarattıkları atmosferi "korku, komedi ve aksiyon arasında gidip gelen nefes kesici bir anlatım" olarak tanımlıyor. Jewson, filmdeki dövüş koreografilerini ise "Bale-fu" olarak adlandırarak, dansın estetiği ile aksiyonun sertliğini harmanladıkları özgün bir stil geliştirdiklerini vurguluyor.