Tony Cragg İstanbul’da: Heykelin ‘Güzel Olan Hâli’ Dirimart’ta

Çağdaş heykelin en güçlü isimlerinden biri olarak kabul edilen Cragg, Türkiye’deki ilk kişisel sergisiyle İstanbul'da. 18 Ocak son tarih!

Elif Erdem - İstanbul

Bazı heykeller vardır, önünden geçersin. Bazıları vardır, durup bakarsın. Tony Cragg’in heykelleri ise “bakayım” demez, resmen seni içine çeker. Formlarıyla, yüzeyleriyle, ağırlığıyla ve o tuhaf biçimde yaşayan gibi duran kütleleriyle… Çağdaş heykelin en güçlü isimlerinden biri olarak kabul edilen Cragg, Türkiye’deki ilk kişisel sergisiyle İstanbul’a tam da böyle bir etkiyle geldi.

1949 Liverpool doğumlu sanatçı, heykeli sadece “üç boyutlu bir nesne” olarak görmeyenlerden. O, malzemeyi konuşturmayı sevenlerden. Bronz, ahşap, çelik, alüminyum ya da taş… Elindeki her malzemeyi sanki içinde sakladığı bir hareket varmış gibi yoğuruyor. Ortaya çıkan işler bazen dalgalı, bazen dönüyormuş gibi, bazen de organik bir varlıkmış hissi veren formlar oluyor. Heykellerine baktığınızda bir şey “anlatmaya” çalıştığını değil, sizi hissettirmeye çalıştığını anlıyorsunuz. Cragg’in heykeli, mesajdan çok duygu, bilgi vermekten çok algı üzerine kurulu.

İşte bu yüzden, Cragg’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi yalnızca bir sergi değil, bir deneyim alanı gibi çalışıyor. Dirimart Dolapdere’de açılan “Heykel” başlıklı sergi, sanatçının son yıllarda ürettiği küçük ölçekli ve anıtsal boyuttaki işlerini bir araya getiriyor. Galerinin içinden bahçesine kadar yayılan yerleştirme, izleyiciyi heykelin etrafında dolaşmaya, farklı açılardan bakmaya ve her seferinde başka bir şey fark etmeye davet ediyor.

Cragg’in işleri doğayla yapay olan arasındaki sınırı muğlaklaştırıyor. Bir heykelin nerede “bitip” nerede “başladığını” bazen anlamak zorlaşıyor. Ama tam da bu yüzden bakarken durmak, yavaşlamak ve sadece bakmak iyi geliyor. Heykel burada bir nesne olmaktan çıkıp bir atmosfer, bir varlık gibi davranıyor.

İstanbul’un çağdaş sanat takvimine sessiz ama çok güçlü bir giriş yapan bu sergi, heykelle ilişkisinde sadece “ne anlatıyor?” diye sormayan, “bende ne hissettirdi?” diye düşünen herkes için tam yerinde bir durak. 18 Ocak son tarih! Yaşan efsaneyi görmenizi muhakkak tavsiye ediyorum.
 

İLGİLİ HABERLER