Rotterdam Film Festivali’nde (IFFR) yeni filmi "Jimpa"nın gösterimi sırasında konuşan John Lithgow, "Harry Potter" dizisindeki Dumbledore rolüyle ilgili ilk kez bu kadar açık konuştu. J.K. Rowling'in trans topluluğu hakkındaki tartışmalı açıklamaları sorulduğunda Lithgow, konuyu son derece ciddiye aldığını belirterek şunları söyledi:
“Bu konuyu son derece ciddiye alıyorum. Rowling, gençler için inanılmaz bir külliyat yarattı ve bu eserler toplumun bilincine yerleşti. Hikaye tamamen iyilik ile kötülük, nezaket ile zalimlik arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Onun (Rowling'in) görüşlerini ironik ve açıklanamaz buluyorum. Kendisiyle hiç tanışmadım, bu yapımda fiilen pek bir dahli yok. Ancak yapımda çalışan insanlar olağanüstü.”

Lithgow, insanların bu projeyle ilişiğini kesmesini istemesinden duyduğu rahatsızlığı ise şu sözlerle dile getirdi:
"İnsanların bu işle herhangi bir alakam olmasına karşı çıkmaları beni üzüyor. Ancak 'Potter' evreninde transfobik bir hassasiyetin izine rastlamazsınız. O, bir nezaket ve kabullenme meditasyonu yazdı. Ve Dumbledore harika bir rol."
"Zor Bir Karardı Ama Vazgeçmedim"
Karar verme sürecinin kendisi için hiç de kolay olmadığını vurgulayan Lithgow, "Bu zor bir karardı. İnsanların işi bırakmam konusunda ısrar etmesi beni rahatsız etti ve mutsuz kıldı. Ancak ben bunu yapmamayı, yani kalmayı seçtim," dedi.
Usta oyuncu, yaşı ve dizinin uzun soluklu yapısı hakkında ise esprili bir dille konuştu:
"Bu salondaki en yaşlı kişi benim, 80 yaşına yeni girdim. Yine de bir sözleşmeye imza attım; önümüzdeki sekiz yıl boyunca Dumbledore'u oynayacağım! Kesinlikle formumu korumak zorundayım. Kendi kendime şöyle düşündüm: 'Vay canına! Bu, 88 yaşına kadar yaşayacağım anlamına geliyor.' Bunu yazılı olarak garantiye aldım."

Salonda Gergin Anlar: Protesto ve Tartışma
Lithgow'un bu açıklamaları salondaki herkesi ikna etmedi. Bir izleyici, aktörün kararından duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, "Bu tür şeyler yardımcı olmuyor," dedi ve salonu protesto ederek terk etti. Bu durum, Lithgow’un "Jimpa" filminin galasının önüne geçen hararetli bir tartışmayı ateşledi. Lithgow ise bu tepkiye, "Fikir çatışmalarına tamamen hazırım. Bunu anlıyorum," diyerek yanıt verdi.

Yeni Filmi "Jimpa" ve Olivia Colman Övgüsü
Haberin diğer odağı ise Lithgow'un Olivia Colman ile başrolü paylaştığı "Jimpa" filmiydi. Sophie Hyde tarafından yönetilen film, Amsterdam'da yaşayan ve geç yaşta açılan gey babasıyla (Lithgow) yeniden bir araya gelen Hannah'nın (Colman) hikayesini konu alıyor.
Lithgow, rol arkadaşı Olivia Colman’a övgüler yağdırdı: "Olivia'nın kendi duygusal dünyasına inanılmaz bir erişimi var, bu çok samimi. Onun için her şey çok gerçek. Sizi de aynı duygusal dalga boyunda tutuyor. Ne muazzam bir oyuncu."
Yönetmenin Kişisel Hikayesinden İlham Alındı
"Good Luck to You, Leo Grande" filminin de yönetmeni olan Sophie Hyde, filmin kendi hayat hikayesinden esinlendiğini açıkladı:
"Babam ben doğduktan hemen sonra açılan, oldukça eksantrik bir geydi. Ben gençken bana HIV pozitif olduğunu söyledi. Bu bir kriz dönemiydi ve onun öleceğini düşündüm ama sonra ilaçlar çıktı ve insanlar hayatta kalmaya başladı; babam da hayatta kaldı. Çocuğum olduğunda o da yanımızdaydı."
Yönetmen, babası öldüğünde kendi çocuğu Aud Mason-Hyde'ın (filmde de rol alıyor) henüz 12 yaşında olduğunu belirtti: "Daha sonra çocuğum trans ve non-binary olarak açıldı ve bu konuda çok açıktı. İkisinin de aynı odada olmasını dilerdim. İşte bu dürtü, filmin başlangıç noktası oldu."

"Bir Aşk İlişkisi Gibiydi"
Çekimlerin Amsterdam'daki atmosferinden çok etkilendiğini belirten Lithgow, Hollandalı ekibin dünyanın en misafirperver insanları olduğunu söyledi: "Tüm deneyim büyük bir parti gibiydi. Heteroseksüel ekibin yüzde birini oluşturuyordum ve muhteşem zaman geçirdim."
Filmdeki diğer oyuncular da set ortamındaki "aile" sıcaklığına dikkat çekti. Oyuncu Hans Kesting, "Bir senaryo dahi okumadan geçen o bir haftalık prova sürecinden sonra ne kaygı kaldı ne de ilk gün heyecanı. Bu büyük bir aşk ilişkisi gibiydi," dedi.
Oyunculuk Üzerine: "Kendi Ölümümü Düşünmek Beni Etkiledi"
Lithgow, oyunculuk sanatına dair derinlemesine gözlemlerini de paylaştı. Özellikle filmdeki bir koma sahnesinden bahseden aktör, bu anın kendisi için ne kadar vurucu olduğunu anlattı:
"Yaptığım en ilginç oyunculuk, Olivia Colman'ın yanında komada yatmaktı. Yanağımdan süzülen bir damla gözyaşını görebilirsiniz; bu, onun söylediklerini duyduğumu ve anladığımı ortaya koyuyordu. Sahnenin gerçekliğini yaratmak için çok önemliydi. Sanırım kendi ölümümü düşünmek beni fena halde duygulandırdı."
Lithgow konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Uzun bir kariyerim oldu ve umduğum her şeyi karşılayan sadece beş ya da altı filmim var. İnsanlar üzerinde zulmün ve gücün kötüye kullanımının olduğu bu hararetli dönemde, empati ve nezaket üzerine bir film yapmak harika."