Alexander Rybak'tan yıllar sonra gelen 'öpücük' itirafı: Keşke yaşanmasaydı

Alexander Rybak, uzun bir aradan sonra Melodi Grand Prix ile sahnelere dönmeye hazırlanırken, perde arkasında yıllardır süregelen taciz ve karalama kampanyalarıyla mücadele ediyor. 39 yaşındaki sanatçı, hakkında çıkan iddialara, FBI’ın müdahil olduğu takıntılı takipçi (stalking) davasına ve geçmişteki hatalarına dair çarpıcı itiraflarda bulundu.

ABD'de geçirdiği yılların ardından Alexander Rybak, Norveç'in Melodi Grand Prix (MGP) maratonuna geri döndü. Ancak Lillehammer'daki final öncesi hazırlık süreci, sadece müzikal çalışmalardan ibaret değil. Muhalif'in Norveç basınından aktardığına göre Rybak, son dönemde özellikle sosyal medya üzerinden yayılan nefret söylemleri, asılsız dedikodular ve özel hayatını ihlal eden tacizlerle de mücadele ediyor. Hem yazılı hem de videolu paylaşımlarla yayılan bu iddialar, sanatçının itibarını hedef alıyor.

Geçmiş defterlerin açılması ve viral iddialar

Ortaya atılan dedikoduların başında, Rybak'ın 2009 yılındaki Eurovision zaferinin ardından çıktığı turnede, henüz 23 yaşındayken hayranlarıyla yaşadığı diyaloglar geliyor. İddialara göre Rybak, konser sonrasında tanıştığı genç kızları öpmek için kandırmıştı. Yıllarca bu tür dedikodularla yaşamayı öğrendiğini belirten Rybak, yine de bu durumun yıpratıcı olduğunu kabul ediyor. Sanatçı, dedikoduları tamamen bitirmek umuduyla geçmişine dair dürüst bir yüzleşme yapmayı seçtiğini ifade ediyor.

Sahnedeki tartışmalı öpücük ve itiraf

Sosyal medyada yeniden gündeme gelen konulardan biri de 2010 yılında, Rybak'ın ödülü Alman kazanan Lena Meyer-Landrut'a (19) takdim ettiği anlar. O dönem 23 yaşında olan Rybak, milyonların önünde Lena'dan bir yanak öpücüğü istemiş, ancak Lena başını çevirince öpücük dudağına isabet etmişti. Rybak, bu olayla ilgili olarak, "Bu benim açımdan profesyonellik dışı bir hareketti. 'O zamanlar devir başkaydı' gibi bahanelerin arkasına saklanmayacağım. Pişmanım ve keşke yaşanmasaydı," diyerek hatasını kabul ediyor. Rybak, o dönem bu olayın ciddiyetini kavrayamadığını ancak şimdi genç erkekler için "yapılmaması gerekenler" konusunda bir örnek teşkil etmesini umduğunu belirtiyor. Lena Meyer-Landrut ise 2010 yılında verdiği bir röportajda, Rybak'ı nazik bulduğunu ve utandığını hissetmediğini söylemişti.

FBI soruşturması ve takıntılı takipçi kâbusu

Rybak'ın yaşadığı en büyük kâbus ise ABD'de UCLA'de yüksek lisans yaparken tanıştığı ve arkadaş sandığı bir kadının takıntılı takibiyle başladı. Rybak'ın aynı binada oturduğu ve aynı okula gittiği yalanıyla hayatına sızan kadın, durumu kısa sürede taciz boyutuna taşıdı. FBI tarafından yürütülen federal bir soruşturmaya konu olan olayda, kadının Rybak'a ve ailesine binlerce tehdit mesajı attığı, evine ve okuluna gelerek tehditkar tavırlar sergilediği belirtiliyor. Hatta bir defasında, Rybak'ın Los Angeles'taki garajına gizlice girdiği ve gitmeyi reddettiği anlar video kayıtlarına yansıdı.

Sistematik karalama kampanyası

FBI raporlarına göre, şu anda 20'li yaşlarında olan ve 2026'da hakim karşısına çıkması beklenen kadın, sadece Rybak'ı değil, başka kişileri de sistematik olarak taciz etmekle suçlanıyor. Rybak, bu süreçte sürekli korku içinde yaşadığını, hatta bir konserinin bomba ihbarı nedeniyle polis korumasında gerçekleştiğini anlatıyor. Sanatçıya göre, kadının yaydığı cinsel taciz iftiraları ve sahte profiller üzerinden yaptığı karalama kampanyaları, internette kendisine yöneltilen nefretin ana kaynağını oluşturuyor.

Gelecek hayalleri ve aile kurma isteği

Tüm bu yaşananların ve MGP katılımıyla ilgili politik tartışmaların kendisi için ekstrem bir yük oluşturduğunu belirten Rybak, yine de 28 Şubat'taki finalde sahneye çıkmaya kararlı. Şarkısının da "her şey yıkılacakmış gibi hissettiğinde bile kendin için ayağa kalkmak" üzerine olduğunu vurgulayan sanatçı, önümüzdeki beş yıl için hayalinin şöhretten ziyade sakin bir aile hayatı olduğunu söylüyor. Rybak sözlerini, "Sanal dünyadaki nefrete cevap vermek yerine, gerçek hayattaki sevgiye odaklanmayı öğrendim," diyerek noktalıyor.

İLGİLİ HABERLER