İzmir'deki Meslek Fabrikası’nda polis ablukası

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası binasına sabah erken saatlerde polis baskını yapıldı. Binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne el konması ve belediye hizmetlerinin durdurulmasına tepki gösteren Başkan Cemil Tugay, sosyal medyadan hukuksuzluğa dikkat çekti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası olarak hizmet yürüttüğü binasına şafak vakti polis baskını yapıldı ve bina kuşatılarak içeriye giriş ve içeriden dışarıya çıkışlar engelleniyor. Bilindiği gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün el koyduğu binaya ilişkin dava sürerken 15 gün önceki direniş üzerine mahkeme tahliye için 15 gün süre vermişti. Bu süre dolar dolmaz herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın sabahın erken saatlerinde emniyet güçlerince binaya yapılan baskın ve el koyma girişimi üzerine Fransa'daki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ilk uçakla İzmir’e dönerken yaptığı ironik başlıklı açıklamayla gelişmeyi kınadı.

Tugay’ın sosyal medya hesaplarından yaptığı "İzmir’e Yaptığınız Bu Büyük Hizmet İçin Çok Teşekkür Ederiz 'Vakıfların Sayın Vekilleri'" başlıklı açıklama şöyle:

"Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve dolayısıyla Izmir halkına ait olan Meslek Fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. Yüzde 100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?

Dünya Sağlık Örgütünün 'Tek Sağlık Zirvesine' konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum.

Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven.

Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun."

İLGİLİ HABERLER