Van Gölü'nün derinliklerinde yükselen ve 40 metreyi bulan devasa mikrobiyalit yapıları, dünya genelinden gelen bilim insanlarının odak noktası haline geldi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öncülüğünde; Türkiye, İtalya, Polonya ve Çin'den gelen uzmanlar, gölün eşsiz ekosisteminde yer alan bu yapıların oluşum süreçlerini ve kökenlerini anlamak için kapsamlı bir saha çalışması başlattı. Proje, mikrobiyalitlerin yapısındaki nanoküreciklerin incelenerek, Salda Gölü ve Mars'taki Jezero Krateri ile karşılaştırılmasını hedefliyor.
Nanoküreciklerin sırrı çözülecek
Araştırma ekibi, mikrobiyalitlerin oluşumunda temel rol oynadığı düşünülen 200 nanometreden küçük yapıları mercek altına alıyor. Bu amaçla gölün farklı noktalarından toplanan numuneler; taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve mikro-Raman gibi ileri teknoloji analiz yöntemleriyle incelenecek.
Proje yürütücüsü Doç. Dr.
Çetin Yeşilova, elde edilen verilerin, gölün ekstrem koşulları ile Mars'taki olası yaşam izleri arasındaki bağı kurmada kilit rol oynayacağını belirtti.

Mars ile korelasyon hedefleniyor
Bilim insanları, Van Gölü'nün yüksek pH değerine sahip ekstrem ortamının, Mars'taki Jezero Krateri ile benzerlikler taşıdığına dikkat çekiyor. Polonya Varşova Üniversitesi'nden Prof.
Dr. Miroslaw Slowakiewicz, Salda Gölü'ndeki deneyimlerini Van Gölü'ne taşıyarak, iki farklı ekstrem ortamı mikrobiyalitler üzerinden karşılaştıracaklarını ifade etti.
2029 yılında Mars'tan gelecek örneklerle yapılacak nihai korelasyon öncesinde, bu çalışma dünya dışı yaşam arayışları için önemli bir basamak olarak görülüyor. Örneklerin özelliklerini kaybetmemesi için özel koşullarda muhafaza edilerek İtalya'daki laboratuvarlara ulaştırılması planlanıyor.