Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) bünyesindeki Yapısal Deprem Laboratuvarı, deprem güvenliğini artıracak kritik bir teknolojik gelişmeye imza attı. Üniversite bünyesinde tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen metalik panel sönümleyiciler, binaların deprem anındaki sarsıntıyı minimum düzeyde hissetmesini ve ana taşıyıcı sistemlerin korunmasını hedefliyor.
Yerli Mühendislik ile Depreme Karşı Güçlü Kalkan
Geçtiğimiz nisan ayında kurulan 4 bin metrekarelik Yapısal Deprem Laboratuvarı, bölgedeki yapı stokunun analiz edilmesi ve güçlendirme yöntemlerinin geliştirilmesi için önemli bir merkez haline geldi. NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr.

Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, geliştirdikleri metalik panel sönümleyicilerin, dünyada kullanılan taban izolatörleri ve burkulması önlenmiş çaprazlar gibi ileri teknolojilerle benzer bir amaca hizmet ettiğini vurguladı. Bal, bu sistemin Türkiye'de ilk kez sağlık ve spor bilimleri derslikleri projesinde uygulandığını belirtti.
Taşıyıcı Sistemleri Koruyan Enerji Yutucu Teknoloji
Geliştirilen sönümleyicilerin çalışma prensibi, deprem anında ortaya çıkan yüksek enerjiyi yumuşak metaller aracılığıyla sönümlemek üzerine kurulu. Dairesel boşluklu yapısıyla dikkat çeken bu paneller, binanın ana kolon ve kirişlerine yük binmesini engelleyerek deprem etkisini kendi üzerinde topluyor. Bu sayede bina, sarsıntıyı daha az hissederek deprem sonrasında da kullanılabilir durumda kalıyor.
Sürdürülebilir ve Değiştirilebilir Güvenlik
Sistemin en büyük avantajlarından biri ise deprem sonrası bakım ve onarım kolaylığı sunması. Deprem enerjisini emerek hasarı üzerinde toplayan sönümleyiciler, ihtiyaç duyulması halinde yerinden çıkartılıp yenileriyle değiştirilebiliyor. Hem çelik hem de betonarme yapılara uygulanabilen bu teknoloji, Türkiye'deki yapı güvenliği standartlarını bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.