Bulaşık süngerlerinin kullanım ömrü ve ne sıklıkla değiştirilmesi gerektiği uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Kimi kullanıcılar bulaşık süngerlerini haftada birkaç kez yenilediğini belirtirken, bazıları da sünger "parçalanana" ya da "kötü kokmaya başlayana" kadar kullanmaya devam ettiklerini ifade ediyor. İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre; Leicester Üniversitesi Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Primrose Freestone, bu alışkanlıkların oluşturduğu sağlık risklerine dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Freestone, bulaşık süngerlerinin kullanım amacına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Eğer süngeri kirli sebzeler, çiğ et veya balık gibi bakteri barındırma ihtimali yüksek gıdalar için kullanıyorsanız, süngeri tek kullanımlık olarak düşünüp işiniz bittiğinde çöpe atmalısınız" uyarısında bulundu. Uzman, süngerlerin üzerindeki mikropları tamamen temizlemenin neredeyse imkansız olduğunu ve genel mutfak kullanımı için de süngerlerin her gün yenisiyle değiştirilmesinin en sağlıklı yöntem olduğunu ifade etti.
Bakteriler Süngerde Hızla Çoğalıyor
Uzmanlara göre bulaşık süngerleri, bakteriler için ideal bir yaşam alanı oluşturuyor. Süngerlerin sürekli nemli kalması, üzerlerinde yiyecek artıklarının birikmesi ve sıcak mutfak ortamında bekletilmesi, bakterilerin hızla çoğalmasına zemin hazırlıyor. Dr. Freestone, bakterilerin süngerin içinde kalan nem ve gıda artıklarıyla beslenerek çok kısa sürede kolonileştiğini belirtiyor. (Geçtiğimiz haftalarda uluslararası basında yer alan güncel bir araştırmada da; gıda zehirlenmesine neden olan bakterilerin, kurumuş bir süngerin içinde bile en az iki hafta canlı kalabildiği ve süngerle yapılan tek bir silme işleminin on binlerce bakteriyi mutfak tezgahına taşıyabildiği kanıtlandı.)
Gıda Zehirlenmesine Yol Açan Tehlikeli Bakteriler
Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen önceki araştırmalar da bu tehlikeyi gözler önüne seriyor. Laboratuvar ortamında incelenen kullanılmış bulaşık süngerlerinde; Salmonella enteritidis, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi doğrudan gıda zehirlenmesine yol açabilen tehlikeli patojenlere rastlandı. Araştırmacılar, bu bakterilerin süngerin derin gözeneklerine yerleştiğini, burada korunarak çoğalmaya devam ettiklerini belirledi.
Kötü Kokmaması Temiz Olduğu Anlamına Gelmiyor
Araştırmalar, süngerin kokusunun veya renginin, barındırdığı bakteri miktarıyla doğrudan bir bağlantısı olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, görsel olarak temiz görünen veya kötü kokmayan bir süngerin, güvenli ve hijyenik olduğu yanılgısına düşülmemesi gerektiğini vurguluyor. Ancak, sünger kötü kokmaya başladıysa, bu durum yoğun bir mikrobiyal üremenin kesin işareti olarak kabul ediliyor ve böyle bir durumda süngerin vakit kaybetmeden çöpe atılması tavsiye ediliyor.
Dezenfektanlar ve Çamaşır Suyu Yetersiz Kalıyor
Pek çok kişi, süngerleri kaynatarak, mikrodalgaya koyarak veya çamaşır suyu gibi kimyasallarda bekleterek temizlediğini düşünse de araştırmalar bunun yetersiz kaldığını gösteriyor. Bakteriler sünger üzerinde uzun süre çoğaldığında ve biyofilm adı verilen koruyucu katmanlar oluşturduğunda dezenfektanların etkisi önemli ölçüde azalıyor. Bazı vakalarda, çamaşır suyunda bekletilen süngerlerin bile tamamen sterilize edilemediği gözlemlendi. Zararlı mikroorganizmalar, tamamen kurumuş gibi görünen bir sünger içerisinde dahi iki haftaya kadar yaşamlarını sürdürebiliyor.
Temas Ettiği Her Yere Hastalık Taşıyor
Süngerde üreyen bakteriler yalnızca süngerin içinde hapis kalmıyor; süngerin temas ettiği mutfak tezgahı, tabaklar, tencereler, çatallar ve diğer tüm yüzeylere kolayca taşınarak çapraz bulaşmaya (cross-contamination) neden oluyor. Dr. Freestone, özellikle gıda zehirlenmesine yol açan tehlikeli bakterilerin bu yolla tüm mutfağa yayılabileceğini ifade ederek, eski ve kirlenmiş süngerleri uzun süre kullanmanın evdeki tüm bireyler için ciddi bir sağlık riski oluşturduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. Uzmanlar, sünger yerine daha hızlı kuruyan silikon fırçaların veya sık sık yüksek ısıda yıkanabilen temizlik bezlerinin tercih edilmesini öneriyor.