Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel Le Monde’a yazdı: Kırılma noktası 2024 yerel seçimleri oldu

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri Avrupa ve NATO açısından değerlendirerek 2024 yerel seçimlerini kritik dönüm noktası olarak gösterdi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için kaleme aldığı yazıda Türkiye'deki siyasi gelişmeleri ve Avrupa'nın Ankara'ya yaklaşımını değerlendirdi. Özel, Türkiye'de seçimlerin devam etmesine rağmen siyasi rekabetin giderek daraldığını savunarak, yaşanan demokratik gerilemenin NATO ve Avrupa açısından da stratejik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Avrupa'nın uzun yıllar Türkiye'ye göç, güvenlik ve jeopolitik çıkarlar üzerinden yaklaştığını belirten Özel, bugün daha temel bir sorunun gündeme geldiğini ifade etti. Özel'e göre asıl mesele, seçimlerin sürdüğü ancak muhalefetin iktidara gelme imkanının giderek sınırlandığı bir ülkede demokrasinin varlığını nasıl sürdüreceği.

Kırılma noktası olarak 2024 yerel seçimlerini gösterdi

Özel, Türkiye'deki siyasi dönüşüm açısından 2024 yerel seçimlerini kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Eski partisi CHP'nin söz konusu seçimlerde Türkiye'nin birinci partisi olduğunu, AKP'nin ise 2002'den bu yana ilk kez ülke genelinde seçim yenilgisi yaşadığını hatırlattı.

Bu sonuçların iktidarın demokratik seçimlerle değiştirilebileceğini gösterdiğini savunan Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve yeni kuşak siyasetçilerle birlikte ülkeyi yönetmeye hazır demokratik bir alternatif oluşturduklarını ileri sürdü.

Özel'e göre iktidar bu siyasi tabloya sandıkta karşılık vermek yerine yargı mekanizmasını devreye soktu. Muhalefetin yönettiği belediyelerin soruşturmalara hedef olduğunu ve 30'dan fazla belediye başkanının gözaltına alındığını veya tutuklandığını belirten Özel, CHP Genel Başkanlığı görevinden de tartışmalı bir mahkeme kararıyla uzaklaştırıldığını ifade etti.

Özel, süreci; cumhurbaşkanlığı yarışındaki güçlü rakibin devre dışı bırakılması, muhalefet belediyelerinin hedef alınması ve ardından muhalefetin yargı eliyle yeniden şekillendirilmesi şeklinde değerlendirdi.

Yeni Parti'nin kuruluş sürecini anlattı

Yaşanan gelişmelerin ardından 24 Temmuz'da 91 milletvekiliyle Yeni Parti'yi kurduklarını belirten Özel, partisinin TBMM'deki en büyük muhalefet grubuna sahip olduğunu söyledi.

Yeni Parti'nin farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları bir araya getirdiğini ifade eden Özel, partinin temel yaklaşımını iktidarların hukuk karşısında hesap vermesi ve hukukun iktidarı korumak amacıyla kullanılmaması olarak tanımladı.

Türkiye'nin NATO'daki konumuna dikkat çekti

Türkiye'nin askerî kapasitesi, coğrafi konumu ve Karadeniz'e geçişi kontrol etmesi nedeniyle NATO açısından öneminin arttığını belirten Özel, Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu'daki istikrarsızlığın bu stratejik önemi daha da yükselttiğini savundu.

Ancak Türkiye'nin stratejik öneminin demokratik gerilemeyi görmezden gelmek için gerekçe olamayacağını belirten Özel, ülkenin önemi arttıkça güçlü kurumların, hukukun üstünlüğünün, güvenilirliğin ve öngörülebilirliğin de daha önemli hale geldiğini vurguladı.

Türkiye'nin uluslararası alanda güçlü olduğu dönemlerin demokratik kurumların sağlam ve Avrupa ile ilişkilerin güçlü olduğu yıllara denk geldiğini ifade eden Özel; yargı bağımsızlığının zayıfladığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ve seçilmiş belediye başkanlarının mahkeme kararlarıyla görevlerinden uzaklaştırıldığını öne sürdü.

“Türkiye otoriterleştikçe öngörülebilirliğini kaybeder”

Batılı başkentlerin Türkiye'deki gelişmeleri çoğunlukla insan hakları meselesi olarak değerlendirmesinin önemli bir hata olduğunu savunan Özel, demokratik gerilemenin aynı zamanda stratejik sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Özel, Türkiye'nin otoriterleşmesinin ülkenin stratejik önemini ortadan kaldırmayacağını ancak daha az güvenilir ve öngörülebilir bir aktör haline gelmesine yol açabileceğini ifade etti. Kurumların zayıflamasıyla dış politikanın kişiselleşebileceğini, ittifakların ortak değerler yerine kısa vadeli çıkarlara dayanabileceğini ve ani politika değişikliklerinin daha olası hale gelebileceğini kaydetti.

NATO'nun yalnızca ortak savunma anlayışına değil, demokrasi, bireysel özgürlükler ve hukukun üstünlüğüne de dayandığını belirten Özel, bu ilkelerin stratejik öneme sahip ülkeler söz konusu olduğunda geri plana itilmesinin ittifakın niteliğini değiştirebileceği uyarısında bulundu.

“Kararı Türk milleti verecek”

Türkiye'nin Batı'dan tamamen kopmasının asıl tehlike olmadığını belirten Özel, ülkenin güvenliği, ekonomisi ve tarihinin Avrupa ile transatlantik ittifakıyla iç içe olduğunu ifade etti.

Özel, asıl riskin Türkiye'nin Batılı kurumların içinde kalırken dış politikasını giderek kısa vadeli pazarlıklara göre şekillendirmesi olduğunu savundu.

Yeni Parti'nin Türkiye'nin geleceğini demokrasilerin yanında gördüğünü belirten Özel, Avrupa'yı din veya etnik köken temelinde oluşturulmuş kapalı bir yapı olarak değil, ortak demokratik değerler etrafında birleşen siyasi bir topluluk olarak tanımladı.

Türkiye'nin demokratik geleceğine Türk milletinin karar vereceğini vurgulayan Özel, müttefik ülkelerden Türkiye'nin iç siyasetini şekillendirmelerini istemediklerini söyledi. Batılı ülkelerden beklentilerinin ise demokratik gerilemenin stratejik sonuç doğurmadığı yönündeki yaklaşımdan vazgeçmeleri olduğunu belirtti.

Özel, Avrupa'nın geleceği ile Türkiye'deki demokrasinin geleceğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunarak, Avrupa'nın önündeki asıl sorunun Türkiye'deki demokrasiye önem verip vermeyeceği değil, uzun vadede bu konuya kayıtsız kalmayı göze alıp alamayacağı olduğunu ifade etti.

İLGİLİ HABERLER