Türk siyasetinin en önemli figürlerinden biri olan Hüsamettin Cindoruk, bir süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Demokrat Parti geleneğinden gelen ve Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde kritik roller üstlenen Cindoruk'un vefatı, siyaset dünyasında büyük bir üzüntüyle karşılandı.
Hukuk mücadelesinden Meclis Başkanlığına
1933 yılında İzmir’de doğan Hüsamettin Cindoruk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra avukatlık mesleğine adım attı. Siyasi kariyerine Demokrat Parti gençlik kollarında başlayan Cindoruk, 27 Mayıs darbesinin ardından Yassıada yargılamalarında eski Başbakan Adnan Menderes’in avukatlığını üstlenerek hukuk tarihine geçti. Bu süreçteki cesur savunmalarıyla adından söz ettiren Cindoruk, yasaklı yılların ardından Türk sağının toparlanmasında öncü bir rol oynadı.
Siyasetin merkezindeki isim
Büyük Türkiye Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin (DYP) kuruluş aşamalarında kilit görevler üstlenen Cindoruk, 1985 yılında DYP Genel Başkanlığına seçildi. "Siyasi yasakların" kalkması için yürütülen kampanyalarda en ön safta yer alan Cindoruk, Süleyman Demirel’in siyasi sahneye dönüşüyle genel başkanlığı devretti. 1991-1995 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini yürüten Cindoruk, bu dönemde meclisin saygınlığını ve tarafsızlığını korumadaki hassasiyetiyle takdir topladı.
Demokratik duruşun simgesi
Siyasi yaşamı boyunca parlamenter sistemin güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğü ilkesini savunan Cindoruk, 1997 yılında Demokrat Türkiye Partisi’ni kurarak siyasi serüvenine devam etti. Yaşamının son yıllarında dahi güncel siyasi tartışmalara hukukçu kimliğiyle katkı sunan ve toplumsal uzlaşı vurgusu yapan Cindoruk, "siyasetin hafızası" olarak nitelendiriliyordu. Cindoruk'un cenaze töreniyle ilgili detayların önümüzdeki saatlerde ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.