DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemin sıcak başlıklarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında İran'daki halk ayaklanmalarından Halep'teki çatışmalara kadar geniş bir yelpazeye değinen Bakırhan, hükümetin ve MHP liderinin söylemlerini eleştirdi.
"Halep'te yeni bir Halepçe denemesi yapılıyor"
Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelere geniş yer ayıran Bakırhan, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlerin "terörist" ilan edilmesine sert tepki gösterdi. Şam rejiminin ve bölgedeki paramiliter grupların sivil halka saldırdığını belirten Bakırhan, "Halep'te sessiz bir soykırım provası yapılıyor. IŞİD amblemlerini bile sökmeden Kürtleri katletmeye gidenlere sessiz kalmayacağız" dedi. Bakırhan, 10 Mart mutabakatını bozan tarafın SDG değil, Şam yönetimi olduğunu savundu.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'e tepki
Milli Savunma Bakanlığı'nın Halep'teki duruma ilişkin açıklamalarını eleştiren Bakırhan, Bakan Yaşar Güler'e seslendi. Türkiye'nin rejimle birlikte Kürtlere karşı hareket etme sinyali vermesini kabul etmediklerini belirten Bakırhan, "O Savunma Bakanı sadece belli bir kesimin değil, bu ülkede yaşayan 25 milyon Kürdün de bakanıdır. Bu tutumu reddediyoruz" ifadelerini kullandı.
Devlet Bahçeli'ye yanıt: "Hani kederde ortaktık?"
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Türkler ve Kürtler kaderde ve kederde birliktedir" sözlerine atıfta bulunan Bakırhan, "Kürtler soruyor; neden keder kısmı hep bize düşüyor? Halep'teki Kürtlerin kederi sizi neden ilgilendirmiyor?" dedi. Bakırhan ayrıca Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'ın rolüne ilişkin vurgusuna değinerek, 40 gündür bir görüşme yapılmadığını ve çözüm için Öcalan'ın özgür iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini yineledi.
İran'daki protestolara destek
İran'da ekonomik kriz ve baskılar nedeniyle sokağa çıkan halkın mücadelesini selamlayan Bakırhan, "İran halklarının barışçıl itirazı en meşru haktır. Özellikle Kürt kentlerindeki baskıcı rejim karakterine karşı yükselen bu ses, ezilenlerin ortak talebidir" diye konuştu.
Bakırhan, 27 Şubat çağrısının arkasında olduklarını ve çözüm için topun artık yürütme erkinde ve Meclis'te olduğunu belirterek pratik adımlar atılmasını beklediklerini vurguladı.