Temel Karamollaoğlu'nun açıklamasının satır başları şöyle oldu:
İş para noktasına gelince kesenin ağzı açılıyor ama kesenin dibi delik.
Ben kendisini tanıdım, ben güveniyorum. Güvendiği için de kendisinin cumhurbaşkanı olması için her türlü desteği veriyorum.
Adalet mülkün temelidir. Adalet olmadan hiçbir ülkede huzur ve barış olmaz.
İsraf bütün kaynaklarımızı tüketebilir. 'İtibar kazanmak için israf edebilirsiniz' diyor. İtibar kazanmak için yaptığımız harcama haramdır. İnsanlar karnını doyuramazken, aldıkları ücretle geçinemezken nasıl saraylarda oturursunuz!
Ülkemizin kalkınması, milletimizin geçinebilmesi için yüksek ücretlere ihtiyaç var. İsrafı kaldıracağız. İsraf kalksın milyarlar tasarruf edilir, yolsuzluk kalksın yüz milyarlar tasarruf edilir. Yanlış yatırımlar da kalksın, topladınız mı bunları cebimizde 350 milyar lira kalır. Dibi delinen Merkez Bankası'nın kasası dolmaya başlar. Devlet Planlama Teşkilatında görev yapmış, belediyecilik yapmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum: 3 israf musluğunu kapatalım, yüz milyarlar birikir. İşçi kardeşlerimize güzel bir zam verdiler. Bunların kıymeti yok. Kaçakları tıkamadıktan sonra ne verirseniz verin enflasyon eritir.
Ahmet Davutoğlu'nun açıklamasının satır başları şöyle oldu:
Akademik hayatta Samsun'a geldiğimde 'meşale' adını vermiştim. Tam bir karamsarlık içindeyken bir istiklal meşalesini yakan şehirdir Samsun. İnşallah iki gün sonra da 'demokrasi meşalesini' yükseltmeye var mısınız? 14 Mayıs'ta iktidarı kaybedeceğine inanlar her yola başvuruyorlar.
Bahçeli diyor ki, 'Onların hak ettikleri müebbet hapis ya da mermi. Ali Fuat Başgil'den ders almış birisi olarak söylüyorum. Bahçeli'nin tehditleri bize sökmez. 14 Mayıs'ta bu darbeci, otoriter cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gidecek, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem gelecek.