“Uzun vadede en hakiki müttefik eleştiridir” diyordu Fatma Barbarosoğlu. Eleştirinin gazetecinin en büyük silahı olduğunu yineleyip duran ve eleştirel gazetecilikten asla taviz verilmemesi gerektiğini savunan bir meslek erbabı olduğum için dikkatimi çekti onun “Eleştiriyi bekletmek caiz midir?” başlıklı yazısı.
Özellikle de “müttefik” sözcüğüne takıldım, çok yerinde bir saptamaydı. Eleştiren ile eleştirilenin aynı saflarda olduğunu vurgulamış oluyordu. Eleştirinin “düşmanlık” olarak kabul edildiği bir coğrafyada yaşadığımız için eleştirinin ortak paydada buluşanlar arasında pozitif ve dostane duygularla yapılan bir faaliyet olduğunu hatırlatmak değerli.