Tanju Özcan'a 7 yıl 3 ay hapis cezası

Bolu Belediyesi'ne yönelik “irtikap” davasında karar çıktı. Tutuklu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkındaki mahkûmiyetin ayrıntıları belli oldu.

Tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediyesi'ne yönelik “irtikap” davasında 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

“Kurban” olayı kapsamında ise 34 mağdur yönünden Özcan hakkında verilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verildi. Her bir mağdur için verilen cezaların 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında değiştiği belirtildi. Kararın açıklanmasıyla birlikte Özcan hakkında kurban olayı kapsamında her mağdur için verilen 1 yıl 8 ay 15 günlük hapis cezalarının ertelendiği bildirildi.

Bolu Belediyesi soruşturmasında çok sayıda isim tutuklandı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 28 Şubat'ın ardından farklı tarihlerde operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı.

Dava sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Naim Ayhan ve Cihan Tutal tahliye edildi.

İddianamede Tanju Özcan için 263 yıla kadar hapis istendi

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından 4'ü tutuklu toplam 19 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle 6 kez “icbar suretiyle irtikap”, 3 kez “irtikaba teşebbüs”, 34 kez “nitelikli dolandırıcılık” ve 1 kez “rüşvet” suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 5 kez “icbar suretiyle irtikap” ve 2 kez “irtikaba teşebbüs” suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istendi.

BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez “irtikap suçuna yardım”, 3 kez “irtikap suçuna yardıma teşebbüs” ve 34 kez “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcı Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talep etti

İddianamenin kabul edilmesinin ardından açılan davanın geçen ay görülen ikinci duruşmasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada Tanju Özcan hakkında 32 mağdura karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması; “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikaba teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından ise toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası verilmesi talep edildi.

Diğer 18 sanık hakkında da “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikaba yardım”, “yalan tanıklık”, “suçluyu kayırma” ve “rüşvet” suçlarından değişen oranlarda hapis cezaları verilmesi istendi. Savcı ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Süleyman Can: “Onurum ve şerefim için yaşıyorum”

Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda duruşma salonuna dönüştürülen alanda Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen üçüncü duruşmanın ilk gününde Tanju Özcan'ın savunması alındı. Duruşmanın ikinci gününde ise tutuklu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılarak savunmasını yaptı.

Belediyede 31 yıl çalıştığını belirten Can, marketlerden BOLSEV'e para alındığı iddialarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Ben market sahipleri veya diğer kişilere beni ziyaret etmeyin diyemem. Bu kişilerle de görüşmem olmuştur. Gün içinde beni onlarca kişi telefonla arıyordu. Market yetkililerine zorlama, reklam ya da bağış görüşmem söz konusu değil. Ben hiç kimseyi aramadım. Ceza işlemlerinden sonra da kendileri beni ziyaret etmişlerdir. Müştekiler burada ifade verdi. Ben onlardan sadece birkaç kişiyi tanıyorum. Kimsenin telefonunu almadım. Kendi iradeleri ile masaya ya da bir yere bırakmış olabilirler. Ben başkan Özcan ile birlikte bazı toplantılara katılırdım. Teklif dağıtıldı ama farklı bir şey olmadı. Market yetkilileri ile yapılan toplantıda Tanju Bey'in ya seve seve başlayan ifadesini ben duymadım. Olay şikâyet edildikten sonra müfettişler geldi. Konuyla ilgili tüm evrakları verdim. Müfettişlerde marketler olayı ile ilgili bir suç bulmadı. Ceza kesilen marketler de bana geldi. Ben de cezanın iptal edilemeyeceğini bunun için adliyeye başvuru yapabileceklerini söyledim. Mülkiye başmüfettişleri de kesilen cezaların yasaya uygun olduğunu söylediler. Ben hayatımda yalan söylemedim, onurum ve şerefim için yaşıyorum. Tanju Özcan’dan talimat almadım, zabıtaya talimat vermedim. Zabıta müdürü hiçbir talimat verdi demiyor. Cezalara, verilen sürelere encümen karar veriyor. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum."

“Buradan çıktıktan sonra siyaset yapmayacağım”

Can, müteahhit Nazmi Güzel'den vakfa zorla para alındığı yönündeki iddialara ilişkin savunmasında da şunları söyledi:

“Ben hiçbir zaman o konu içerisinde yer almadım. Nazmi Güzel uzun yıllardır Bolu’da inşaat işi yaptığını bilirim. Hiçbir zaman yan yana gelip görüşmedik. Sadece birkaç kez eşi ile ilgili görüştüm. Orada bir para olayından bahsediliyor. Ben ne para gördüm ne de para aldım. Paranın bana verildiği söyleniyor. Ben yemin ederim böyle bir olayın içinde yer almadım. Bu suçlamaları da kabul etmiyorum. 28 Şubat itibarıyla 3 Mart’ta geldiğim Sincan’da şartlar çok zor. Ne için buradayım bilmiyorum. Buradan çıktıktan sonra da siyaset falan bana göre değil o yüzden bu işi yapmayacağım.”

Ali Sarıyıldız suçlamaları reddetti

BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi tutuklu Ali Sarıyıldız da mahkemede savunma yaptı. Market yetkililerinden BOLSEV'e para alındığı iddialarına değinen Sarıyıldız, belediyede herhangi bir yetkisinin bulunmadığını belirtti.

“Yapılan toplantıya katılmadım. Sözleşme sonrası en son görüşmeyi ben yaptım. Zaten kendileri de söylediler zorlama yapmadım, uzlaştırıcı oldum. Zabıtaya talimat verme yetkim yok. Market yetkilileri ile yaptığım görüşmeler tamamen reklamların nasıl olacağı yönünde” diye konuştu.

Sarıyıldız, BOLSEV'e kurban bağışı toplanmasına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Belediye başkanı kurban olayı ile ilgili çalışma yapmamı söyledi. Biz çalışmaya başladığımızda bayrama az süre kaldığı için arkadaşlar ilan yayınladı. Sonrasında yanlış yaptığımızı anlayınca ilanları kaldırdık. Gönderilen paraları ayrı bir hesaba yatırdık. Amacım paranın eksiksiz iadesini sağlamaktı. Kurban için yola çıktık ama şartlar oluşmadığı için iptal ettik. Bu olayda hiçbir menfaat yok, menfaat olmayan bir yerde nasıl dolandırıcılık olur bilmiyorum. Vakıftan maaş almıyoruz tamamen gönüllülük esasına göre bu işi yapıyoruz. Vakfın şirketinde şu anda 50 milyon nakit ve çek var. 15 milyonluk araçlar, 15 milyonluk mallar var. Biz nasıl dolandırıcıyız ki şirketi bu hale getirmişiz. Benim yüzde 100 engelli bakıma muhtaç çocuğum var. Benim yanında olmama ihtiyacı var. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.”

Mustafa Altındal: “Rüşvete aracılık etmedim”

Tutuklu sanık Mustafa Altındal da esas hakkındaki mütalaayı kabul etmediğini belirterek savunmasında şunları söyledi:

“Benim bu olayda ruhsat sorununda suçum belediye başkanı ile görüşmek mi? Kimseyle rüşvet görüşmesi yapmadım kimseye rüşvet için aracı olmadım. Para karşılığı rüşvetle ruhsat verildiğine ilişkin bir görüşmede olmadım. Hiçbir şekilde orada para konuşulmamıştır. Rüşvete aracılık ettiğime yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Bu para üzerinden hakkımda kurulan rüşvet suçlamasını kabul etmiyorum. Benim hangi sözümle rüşvet anlaşmasının yapıldığının ortaya koyulmasını istiyorum. Kesin olarak ortaya konulan davranışların ortaya konulmasını istiyorum. Ben hiçbir rüşvet görüşmesine ve rüşvete aracılık etmedim. Bir yandan suçlamalarla kendimi anlatmaya çalışırken bir yandan ağabeyimi ve annemi düşünüyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum suçsuzum beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Duruşmanın öğle saatlerine kadar devam eden bölümünde tutuklu sanıkların savunmaları tamamlandı. Öğle arasının ardından ise tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına geçildi.

Tanju Özcan'a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası

Mahkemenin kararını açıklamasıyla birlikte Tanju Özcan'a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası verildi. “Kurban” olayı kapsamında Özcan hakkında mağdurlar yönünden verilen hapis cezalarının ise ertelenmesine hükmedildi.

İLGİLİ HABERLER