Antalya ile Konya arasındaki ulaşımı sağlayan karayolunun bir bölümünün, son yağışların ardından 3-4 metre derinliğinde bir göle dönüşerek tamamen sular altında kalması, siyasetin gündemine oturdu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, yaşanan durumun bir doğal afet değil, mühendislik hataları ve denetimsizlik sonucu oluşan bir "rezalet" olduğunu belirterek hukuki süreci başlattı.
Üç bakan ve yüklenici firma hakkında suç duyurusu
Yavuzyılmaz tarafından yapılan suç duyurusunda, sorumluluk zincirinin en üst basamaklarına dikkat çekildi. Şüpheliler arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile Tarım ve Orman Bakanı yer alıyor. Ayrıca ihaleyi alan ve inşaatı gerçekleştiren Makyol şirketi ile projede imzası bulunan kamu görevlileri de suç duyurusuna konu edildi. (3 Mart 2026 tarihli açıklama doğrultusunda)

Proje hataları tek tek sıralandı
Yolun neden kullanılamaz hale geldiğine dair teknik eksiklikleri sıralayan Yavuzyılmaz, projenin en başından itibaren hatalı kurgulandığını savundu. Yapılan incelemeler neticesinde; yolun kot seçiminin yanlış olduğu, drenaj çözümlerinin yetersiz kaldığı ve güzergah seçiminin hatalı yapıldığı belirtildi. Ayrıca "ÇED gerekli değildir" kararının yanlışlığına vurgu yapılırken, havza bütünlüğünün gözetilmediği ve afet risklerinin tamamen yok sayıldığı ifade edildi.
179 milyon dolarlık kamu zararı iddiası
Yolun inşaat süreciyle ilgili çarpıcı rakamlar paylaşan Yavuzyılmaz, projenin 2017 yılında "21-b pazarlık usulü" ile adrese teslim şekilde verildiğini iddia etti. İş artışlarıyla birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından yüklenici firmaya ödenen toplam tutarın 179 milyon dolara ulaştığını belirten Yavuzyılmaz, "Bunca ödenen paranın ardından yolun sular altında kalması açık bir kamu zararıdır. Bu durum sorumsuzluğun ve kâr hırsının bir sonucudur" dedi.