Şanlıurfa depreminin ardından uzmanlardan açıklama: Daha büyük deprem bekleniyor mu?

Şanlıurfa'daki 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Okan Tüysüz ve Osman Bektaş bölgedeki sismik hareketliliği değerlendirdi.

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen deprem, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi. AFAD depremin büyüklüğünü 5,4 olarak açıklarken, Kandilli Rasathanesi ilk olarak 5,8 olarak duyurduğu büyüklüğü daha sonra 5,5 olarak güncelledi. Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep'te de hissedilen sarsıntının ardından deprem uzmanları Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş değerlendirmelerde bulundu.

Okan Tüysüz: Böyle bir fayın büyük bir deprem yaratması beklenir

Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin sığ olduğunu ve 6 Şubat depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir fay üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Tüysüz, bölgedeki Bozova Fayı'na dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Sığ bir deprem. Bu depremin olduğu bölge Bozova fayı olarak bilinen 6 Şubat depremini yaratan faylardan farklı. 6 Şubat'tan bağımsız onun bölgede yarattığı bir sıkışıklık var. 6 Şubat depremlerini oluşturan faylardan farklı bir fayın üzerinde. Bozova fayı en azından 60-70 kilometrelik kısmı aktif olan ve geçmişte de deprem üretmiş. Bir bütün olarak düşünüldüğünde oldukça daha uzun 100 kilometrenin üzerine çıkan bir fay sistemi. Tabii böyle bir fayın büyük bir deprem yaratması beklenir. Bunun bugün ya da yarın olacağı anlamına gelmez. Eğer hasarlı bina varsa bunlara girilmemesi gerekir"

Tüysüz, meydana gelen depremin öncü deprem olduğunu düşünmediğini ve daha büyük bir deprem beklentisi içinde olmadığını söyledi. Bölgede büyüklüğü 4,5'e kadar çıkabilecek artçı depremlerin yaşanabileceğini belirtti.

Osman Bektaş: 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil

Prof. Dr. Osman Bektaş ise CNN Türk canlı yayınındaki ilk değerlendirmesinde, AFAD ve Kandilli verilerinde depremin konumunu henüz göremediğini belirterek bölgedeki genel sismik duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bektaş şu ifadeleri kullandı:

"Şu an AFAD ve Kandilli'de depremi göremiyorum. Yerini göremeyince konuşulacak bir şey yok. Maraş'taki depremden sonra Doğu Anadolu'nun Güney Doğu bölgesinde deprem tehlikesi arttı. Nedeni bölgedeki stres yükleri fayları etkilemiştir. Bölgedeki faylar bu stresten etkilendi. Diyarbakır Urfa bundan etkilenecek yerler. Biz o faydan endişeliyiz. Bu Bitlis bindirmesinden kuşkuluyuz. Bu tür depremlerin olması doğal. Hem Arap levhası hareketi devam ediyor hem 2023 depremlerinin etkisi hala devam ediyor. İkisi birleşince 150 200 kilometrekarelik alandaki illerdeki risk devam ediyor.

6 Şubat'daki depremlerde yeryüzüne yansıya enerjiden daha fazlası belki yer altına indi. Bu büyük bir depremin habercisi değil. Orta büyüklükte sığ bir deprem. Olağan bir deprem. Türkiye'nin dört bir yanında deprem olursa şaşılacak bir şey değil. Bizim bilmediğimiz nerede ne zaman hangi büyüklükte deprem olacak bunu bilemiyoruz. Hakkari Urfa Diyarbakır çevresinde bu tür depremler olağan. 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil."

Bektaş yapı stokuna dikkat çekti

Bektaş, açıklamasının devamında bölgedeki yapı stokunun durumuna da değinerek depremin yıkıcılığı konusunda değerlendirmelerde bulundu:

"5 büyüklüğünde bir deprem yıkıcılığı olmayan bir deprem. O bölgenin yapı stoğu istenilen düzeyde değil ama kırsal alanda bile hasar oluşturmayacak bir deprem. Vatandaşların panik yapmasına gerek yok. Beklemek daha doğru. 2018 deprem yönetmeliğine tabi olarak yapılan binalarda korkulacak bir şey yok. Kırsaldaki yapıların dahi etkileneceğini sanmıyorum."

İLGİLİ HABERLER