Yeni Parti, kuruluşundan bu yana ilk İstanbul mitingini "Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir" sloganıyla Üsküdar İskele Meydanı'nda düzenledi. Meydanda toplanan kalabalığa seslenen Genel Başkan Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın sabah saatlerinde yaptığı açıklamayı anımsatarak, "Artık saflar netleşmiştir. Yapılacak seçim, demokratlarla otokratlar arasındadır; Türkiye ittifakı ile darbe ittifakı arasındadır. Butlancılar ve darbeciler, otokratların safındadır. Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir. Üsküdar iyi bilir; ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır" dedi. Üsküdar'ın iradesine sahip çıkacaklarını belirten Özel, "Sen istediğin kadar iradesine kapkaç yap, iradesini çalmaya çalış, Üsküdar o hesapları bozdu. Üsküdar bundan sonra ne senin ne partinin kalesidir. Üsküdar milletin kalesidir" ifadelerini kullandı.

"Erdoğan'a sesleniyoruz: Bu mu senin demokratlığın!"
Amasya Tamimi'ne ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Meclis duvarına yazdırdığı "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüne vurgu yapan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Bir Cumhuriyet kadınını haksız yere tutuklayanlara bugün buradan söyleyecek sözümüz var. Günü gelince milletin bu darbecilerle görecek hesabı var. Biz Erdoğan için önemli denilen yerde, helal oylarla, bir Cumhuriyet kadını ile kazandık. Erdoğan'a sesleniyoruz, bu mu senin demokratlığın!" diye konuştu.
"Seçimde oy kullanamasınlar diye meclis üyelerimizi tutukladılar"
Üsküdar Belediyesi Meclisi'ndeki başkanvekilliği seçim sürecinde yaşananları aktaran Özel, meclis üyelerine yönelik baskı iddialarına değindi: "Bizim listelerimizden giren 4 kişinin tavır değiştirdiğini gördük. Aslında 6 kişiyi hedeflemişlerdi, o gün o oyun yarım kaldı. Bizim başkanvekilimiz seçildi. Ama kötülük durmadı; sonucu bu kadar açık olan bir seçimi iptal ettirdiler, yeniden seçim kararı aldırdılar. Seçim 5 Eylül'de yapılacaktı. Seçimin yapılmasından 3 gün önce 3 üyemizi gözaltına aldılar. Gözaltındakilerin oy kullanamayacağı bir saate, güne seçimi koydular. Grubumuz meclise gitmeyerek çoğunluğun sağlanmamasını sağladı; ancak sırf seçimde oy kullanamasın diye o 3 arkadaşımızdan 2'sini tutuklayarak cezaevine koydular."
İstanbul Valisi Davut Gül'e sert eleştiri
Seçim sürecindeki idari kararlar nedeniyle İstanbul Valisi Davut Gül'e tepki gösteren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "İstanbul Valisi diyor ya utanmadan 'Ben ne yapmışım?' Bak ne yapmışsın: İçeride belediye meclis üyeleri pazara kadar duracak diye cumartesiye seçim koymuşsun. Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik, Dedetaş'ın hakkını savunmasın diye 'Grubu bulunmayan parti belediye binasında olamaz' diye yazı yazdırmışsın. Biz buna karşı aslanlar gibi parti disiplini içinde duran 3 arkadaşımıza grup kurdurduk; o vali bu sefer 'Hiçbir parti giremeyecek' diye yazı yazdırmış. Bir de soruyor İstanbul Valisi 'Ne yapmışım?' diye. Ne yapacaktın, AKP'nin ampul bayrağı ile İstanbul'da tur mu atacaktın? Yazıklar olsun. O makamda oturup da hükümetin valisi olana, il başkanından çok AKP'ye çalışan valiye yazıklar olsun! İşini layığıyla yapan valilere, kaymakamlara sözüm yok. O gün AKP'nin il başkanlığını yapan valiler, kaymakamlar hesap verecek."
Yargı sürecine ve transfer iddialarına tepki
Konuyu yargıya taşıdıklarını ve suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatan Özel, savcılığa çağrıda bulundu: "Cumhuriyet Başsavcılığı, eğer adının başındaki Cumhuriyet adını hak edeceksen Ahmet Başpaydar'ı çağıracaksın, oğlunun durumuna bakacaksın, 40 kişinin şahitliğini dinleyeceksin, görevini öyle yapacaksın. Hüseyin Kazan 'Oğlum tutuklu, iyi halden yararlandırmıyorlar, hapisten çıkamıyor' derken 5 Ağustos'ta içeride, eylüle gelince dışarıda. Bunu da yazdık suç duyurusuna. Bunu da çağıracaksın, sonuna kadar araştıracaksın; bu milletin karşısına ondan sonra çıkacaksın. Tarihe utançla geçecek bir iş yaptılar. Dört transfer, iki tutuklamayla yaptırdıkları oylamada 'Seçim kazandık' diye övündüler. Birçok şey konuşuldu, bunların hepsini satır satır yazdık, adliyeye suç duyurusunda bulunduk."
"AK Parti'ye geçeceğime onurumla hapis yatarım diyen Sinem Dedetaşlar var"
Meclis üyelerine yönelik baskı ve tehdit iddialarını sürdüren Özel, partisine bağlı isimlerin duruşunu övdü: "Savcı arkadaşımızı tutuklamayla tehdit etti: 'Amine Cansu Çelik'i aldık, tutukladık, seni de alır koyarız' dedi. Hasta, engelli çocuğu, engelli eşi var; ne yapsın diye ağladı telefonda. Hüseyin Kazan 'Oğlum tutuklu, iyi halden salmıyorlar' derken ağustosta tutuklu, eylülde dışarıda. Bunu da yazdık suç duyurusuna. Onur Boyav, o gece savcılar tarafından aranan Boyav, çok tartışmalı bir şekilde oyunu değiştirdi. Buradan AKP'nin kurucuları arasında yer alan, haramı gördükten sonra isyan eden ve tarihin doğru tarafında yer alan Ekrem Baki'yi saygıyla selamlıyorum. Ne tehditler, ne tehditler... 'O gün kafam çok karışıktı, ne dediğini bilmiyorum' diyor; bunlar altyazıya 'İddiaları kabul etmedi' diye yazıyorlar. Tahsin Usta, ailesinin reddettiği Tahsin Usta... Hani herkesin bazına, birinci, ikinci, üçüncü derece yakınına bakıyorsunuz ya; buradan oraya baz çıksa 'Eşleşti' diyorsunuz ya. Eşleştirin bakalım Tahsin Usta'yı kimlerle, nelerle! Allah'a şükürler olsun, bizim yanımızda 'AK Parti'ye geçeceğime onurumla hapis yatarım' diyen Sinem Dedetaş gibi yoldaşlarımız var. İzmit'te Fatma Kaplan Hürriyet var. Tanıdığım güne şükrettiğim, aslanlar gibi duran Onursal Adıgüzel kardeşim var. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu var."
"Kendine güveniyorsan seçimi yenile"
Parti değiştiren isimleri eleştiren ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçim çağrısı yapan Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Belediye meclisinde adam satın alarak, tehditle, şantajla, yargı gücüyle bir ilçeyi alıyorsan o bir seçim başarısı değil, tükenmişliğin itirafıdır. Aydın'da topuklayan birisi AKP'ye katılmıştı. Geçmişte rekor oyla seçilmişti, şimdi anketlerde yerlerde. Bu da topuklayan efenin cilvesi. Bu cesur insanların yanında korkudan titreyen Tuzla'da ismine layık olmayan Eren Ali'ler var. Soyismini hak etmeyen Çekmeköy'deki Orhan Çerkez var. Beykoz'un hiç özlemeyeceği, ilk seçimde defedeceği, Beykoz'un iradesini satan Özlem var. Onların yanında yaşına başına güvenip Şile'yi emanet ettiğimiz, partisini ve Şile'yi satan Sacit Terzi var. Bize Sinemler, Ekremler, Bakiler, Amine Cansu Çelikler yeter. Hainleri, satılmışları tepe tepe kullansınlar. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Kendine güveniyorsan seçimi yenile. Ben Sinem Başkan'a güveniyorum. Bütün kararlılığımızla mücadelemizi sürdüreceğiz. Sandığa kadar sabır, ondan sonrası selamet. Biz Yeni Parti'yi partimiz elimizden gitti diye kurmadık, iktidar olsun diye kurduk. Eskinin sahibi Erdoğan, yeniler; biz daha yolun başındayız."