Yeni Parti lideri Özgür Özel, BirGün'e verdiği röportajda CHP'ye yönelik mutlak butlan kararından yeni partisinin kuruluş sürecine, Ekrem İmamoğlu'nun adaylığından Anayasa tartışmalarına kadar gündemdeki birçok başlığı değerlendirdi.
Özel, Yargıtay'ın mutlak butlan kararını bozması halinde CHP'ye dönmeyeceklerini ancak partinin "talan edilmesine gönüllerinin razı gelmediğini" söyledi. "Adalet Bakanlığından gönderilmiş bir kararla karşı karşıyayız" diyen Özel, kararın hukuk açısından büyük bir sorun oluşturduğunu savundu.
Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın tutuklanması ve yargılanması üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.
"Kimin meşru olduğunu kimin meşru olmadığını gördü"
Ana muhalefet lideri Özgür Özel, Yeni Parti Genel Merkezi'nde ilk röportajını vererek BirGün'ün sorularını yanıtladı.
Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının hukuksuz bir karar olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
“Hukuksuz bir karara yönelik hukuki hazırlık yapılamaz. Ama biz bu kararın geleceğini öngörerek siyasi hazırlığımızı yapmıştık. İl başkanları, ilçe başkanları ve milletvekili grubu bizi mi tanıyacak, butlanla geleni mi tanıyacak diye baktık. Her bir aşamayı konuştuk ve tasarladık arkadaşlarımızla. Butlan ile gelen yönetimin gayrimeşru olacağını, asla muhatap kabul edilmemesi gerektiğini ve partinin dikine hiyerarşisinin korunması gerektiğini savunuyorduk. Aynen de böyle oldu. Neticede devlet gücünü kullanarak binadan zorla çıkartıldık. Ancak parti hiyerarşisini yüzde 97 oranında elimizde tuttuk.”
Butlan kararı ardından CHP Genel Merkezi'nden polis ablukası ve müdahalesiyle çıkarıldıklarını hatırlatan Özel, "Yurttaş kararı burada verdi. Kimin meşru olduğunu kimin meşru olmadığını gördü. Haksızlıktan medet uman taraftan yana değil, haklının yani bizim yanımızda durdu" dedi.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kentlerde milletle birlikte yürüdük. Halkı dinledik ve bankın üstünde, küçük bir sehpanın üzerinde, portakal kasasının üzerinde konuşmalar yaptık. Beklentinin çok ötesinde kalabalıklar ve heyecan vardı gittiğimiz yerlerde. Biz yolumuzu ve yönümüzü halka sorduk. İlk günler kulağıma, ‘Partiyi bunlara bırakma’ diyenler çoğunluktaydı ancak zaman geçtikçe, ‘Buradan artık bir şey olmayacak, sen yola çık biz arkandayız’ demeye başladılar. Her şey kendiliğinden olgunlaştı.
"İsmi ne olsun diye tartışmadık bile"
“‘Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız’ diyorduk, Yeni Parti’yi kurduk. İsmi ne olsun diye tartışmadık bile. Yeni Parti, halk tarafından teşvik edilen, bütçesi halk tarafından oluşturulan bir yapı oldu. Butlan yönetimine ve görev kabul edenlere tepkinin bu kadar üst düzeyde olacağını beklemiyordum. Kırgınlık, kızgınlık bekliyordum ama tepki bir süre sonra susturulamaz noktalara ulaştı. Yine de biz ısrarla tepkileri bir kontrol altında tutmaya çalıştık. Butlan yönetimi, tepkilerin zamanla soğuyacağını bekledi ama şimdi üç ay geçti, tepkiler halen aynı. Butlan yönetimince atanan il başkanlarının ilçelerin anahtarlarını verecek ilçe başkanı bulamadığı bir süreç yaşanıyor.”
"Hukuk skandalı!"
"Yargıtay mutlak butlan kararını bozarsa CHP’ye döner misiniz?" sorusunu Özel şu şekilde yanıtladı:
“Mutlak butlan kararı, Türkiye'de görülmemiş bir hukuk skandalıydı. Bu kararın Adalet Bakanlığı'ndan adeta dikte ettirilen bir karar olduğunu daha önce anlattı. Aynı zamanda bu kararla ilgili CHP içinden birtakım işbirlikçilerin olduğunu da belirtti.
Çok siyasi, çok çalışılmış, Adalet Bakanlığı’na teslim edilmiş, Adalet Bakanlığı'ndan gönderilmiş bir kararla karşı karşıyayız. Bu kararı imzalayanların da savunamayacağı bir karar bu. Şimdi, hukukta büyük bir sökük var. Yargıtay'ın bu söküğü dikmesi gerekiyor. Eğer dikilmezse, kamu düzeni diye bir şey kalmayacak.
Türkiye'deki hukuk düzeni adına Yargıtay'ın ilgili dairesinin buna dur diyeceğini ümit ediyorum. Bu ümidim CHP'ye dönmeye dair değil. Biz yeni bir yola çıktık ve bu yeni yolda yürüyoruz. Ama CHP gibi bir partinin tüm işte varlıklarıyla kurumsallığıyla logosuyla işgal altında kalmasını, talana uğruyor olmasını ve tüm varlıklarının adeta yağmalanıyor olmasına yüreğim rast gelmiyor. Butlan yönetimi CHP’den uzaklaştırılmalı ve CHP sağlıklı bir yapıya ulaştırılmalı.”
İmamoğlu'nun adaylığı önündeki engeller kalkmazsa yeni isim nasıl seçilecek?
İmamoğlu'nun 15,5 milyon oy ile CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlendiğini anımsatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“CHP’nin üye sayısının yedi katı oy kullanıldı. Bir kere bu kazanımdan geri dönemezdik. İmamoğlu’nun adaylığı önündeki hukuki engeller kalkmazsa, aday değiştirmek durumunda kalırsak aynı güçte adayı aynı yöntemle belirlemek zorundayız.
Aynı şekilde ilçe ve il başkanımızı hatta genel başkanı da üye arkadaşlarımız seçecek. Bu model büyük heyecan uyandırdı. Bu konunun tüzüğümüze işlenmesi için de gerekli çalışmaları yapıyoruz. Hem Siyasi Partiler Kanunu’nun gereğini yerine getireceğiz hem de üyeyi seçim süreçlerinde söz sahibi yapacağız. Bu model, inanılmaz derecede sahiplenildi ve kalıcılaşacağını düşünüyorum. Önümüzdeki dönem Siyasi Partiler Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle tüm siyasi partilerin de uygulayacağı bir kazanıma dönüşeceğini düşünüyorum bu modelin.
İl ve ilçe başkanları ile genel başkanlık için birden fazla aday da olabilir. Kanun gereği elbette delegeler de olacak ama delegeler, bütün üyeler adına teknik zorunluluğu yerine getirecek. Bu aslında daha önce uygulanmış bir gelenek. Eskiden konferans yapılıyordu, bu bir ÖDP ve SOL Parti geleneği aslında.
Partinin finansman kısmı için de öyle düşünebiliriz. Aidatın bir aidiyete dönüştüğü, finansmanı sağlayan kişilerin sorumlu olduğu ve bu kişilere hesap verilmesi çok önemli. Aslında bu demokrasinin en önemli bir gereği.”
"İmamoğlu'nu da Çalık'ı da tutuklayan aynı düzen"
Özel, İmamoğlu'nun unutulduğu yönündeki iddiaların haksız bir eleştiri olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“İmamoğlu’nu da diğer arkadaşlarımızı da uğradıkları hukuksuzluklara karşı ne sokakta ne meydanlarda ne de mahkemelerde geride bırakmadık. Mehmet Murat Çalık’ı da İmamoğlu’nu da tutuklayan, yargılayan, iftiracılarla muhatap eden aynı düzen. Ama Çalık, ‘CHP'de kalacağım’ butlan yönetimi bambaşka bir tutuma geçiyor. Ortada büyük bir ilkesizlik var yani. İşte merkez medya olarak tabir edilen medyanın köşe yazarları 19 Mart'tan sonra iftiralarla ilgilenmişlerdi. Bu iftiraların iddianamede yer almamasını hiç görmediler. Birçok itirafçının helallik isteyip vazgeçmesini hiç görmediler.
Burada esas konuşulması gereken mevzu, Ekrem İmamoğlu'na savunma hakkı verilmedi. Savunmasını kitaplaştırdı, kitabına toplatma kararı verildi. Biz bunlarla ilgili mücadelemize devam ediyoruz.”
Yedi sayfalık yönergeyi işaret etti
Yeni Parti'nin kongre süreçlerine ilişkin de bilgi veren Özel, partinin kapsayıcılığı konusunda yedi sayfalık bir yönerge kaleme alındığını anlattı. Özel, şunları dile getirdi:
“İl ve ilçelerde sadece bize oy veren kesimleri tatmin eden listeler yapılmaması konusunda arkadaşlarımızı uyardık. Esnafsız, işçilerin temsil edilmediği listeler olmamasını istedik, kapsayıcı olunmasını istedik. Bizim bulunduğumuz yer, merkezdir. Bu, partiyi soldan merkeze çekmek demek değildir. Bütün demokratlarla birlikte, tek adam rejimine karşı verilecek ortak mücadeleden söz ediyoruz. Tüm toplumsal muhalefetin adalet, eşitlik, özgürlük talebinde birleşeceği yeni bir merkez olarak tarif ediyoruz Yeni Parti’yi.
Partinin bulunduğu yerden daha sağa gitmesini değil ama partinin bulunduğu yeri güçlendirip bütün demokratları da birlikte mücadeleye davet etmesini istiyoruz. Önümüzdeki seçimlerde muhalefet ile muhalefetin yarışmayacağını umuyoruz. İlk seçimler, ‘Demokrasi mi yoksa otokrasi mi?’ seçimi olacak.
Yeni Parti büyümek istiyor. Bu yüzden bütün demokratlara kapısını açık tutuyor. Yeni Parti, kendisinin dışındaki muhalefet partilerini yok ya da hor görmüyor. Muhalefete patronluk etmek gibi bir derdimiz yok.”
"Ayağımızda pranga yok"
Yeni Parti'nin üye sayısının 18 günde 600 bini aşmasının büyük bir başarı olduğunu kaydeden Özel, “Ve yüz binlerce üyemiz aidat sorumluluğunu eksiksiz yerine getiriyor. Arkadaşlarımıza da söyledim. Ayaklarımızda hiçbir pranga yok. Bu partinin finansörü millet. Bu özgüvenle hareket edeceğiz” ifadesini kullandı.
"Ne Laiklikten vazgeçeriz ne diğer ilkelerden"
Çözüm sürecine ilişkin gelişmeleri de değerlendiren Özel, şunları söyledi:
“Cumhuriyeti tartışmaya açan hiçbir yerde yokuz. Tom Barack'tan acayip değerlendirmeler duyuyoruz. Cumhur İttifakı'nın çeşitli bileşenlerinden, sarayın çeşitli danışmanlarından duyuyoruz. Butlan sürecinin başında buna uygun şeyler duyduk. Türk, Kürt, Arap enternasyonalizmi gibi değerlendirmeler okuyoruz.
Biz Ortadoğu'da barışta varız. Kürtlerin Irak'ta, İran'da, Suriye'de ve Türkiye'de demokratik şekilde temsil edilmelerine ve huzur içinde yaşamalarına varız. Anayasa noktasında eşit yurttaşlık kavramının geliştirilmesinin ve demokratik bir Anayasa’nın arkasındayız. Yalnızca Kürtler için değil, Aleviler başta olmak üzere kendisini geride bırakılmış hisseden tüm kesimler için bunu isteriz.
YENİ Parti, Cumhuriyetin kurucu değerlerini tamamen sahipleniyor. Ne Laiklikten vazgeçeriz ne diğer ilkelerden… YENİ Parti’nin en yüksek hassasiyeti Cumhuriyettir.”
"Bu yasada Kenan Evren'in, Fettullah Gülen'in ve Recep Tayyip Erdoğan’ın izi var"
Özel, sürecin bir Anayasa değişikliği tartışmalarına evrileceği yönündeki değerlendirmelere de değindi. Mevcut Anayasa'yı, “Bu Anayasa 12 Eylül, 15 Temmuz ve 19 Mart darbecilerinin Anayasası” olarak nitelendiren Özel, şunları söyledi:
“Bu yasada Kenan Evren'in, Fettullah Gülen'in ve Recep Tayyip Erdoğan’ın izi var. Bu Anayasadan kurtulmak lazım. Ama bu Anayasaya dahi uymayanlarla yeni Anayasa tartışılmaz. Düşünün ki bir Çerçeve Yasa geliyor ve okumadan imzalama yarışına giriliyor. İlkesel olarak bir örgüt silah bırakacaksa biz buna hayır diyemeyiz. Ama grubumuzu serbest bıraktık tutumlarında.
Çerçeve Yasa’ya görmeden imza atan ve göstermeden imzalattıran bir anlayışla Anayasa yapamayız. Ama önümüzdeki seçimlerden sonra demokratik ve sivil bir Anayasa yapacağız.”
İBB, AK Parti'ye geçer mi?
CHP'li belediye meclis üyelerinin bazı bölgelerde iktidar partisi ile hareket ettiğinin altını çizen Özel, “Etimesgut ve Menderes’te yaşananlar bir suçüstü halidir. Bu tablo İBB’ye de sıçramaz diyemeyiz. Olmaz dediğimiz her şey olduran bu anlayış için ‘İBB’nin AKP’ye geçmesini göze alamazlar’ diyemeyiz. Yapabilirler, onların hiçbir şeylerine kefil olamayız” dedi.
Hükümet Programı'nın ve seçim bildirgesinin dört sacayağı olacağını vurgulayan Özel, “Seçim bildirgesi gibi tutum metinleri için bir şey söylemek şu anda çok mümkün değil. Henüz çalışma aşamasındayız. Güçlü bir adalet vurgusu olacağını söyleyebilirim. Sosyal adalet, gelir adaleti, vergi adaleti ve mahkemeler önündeki adalet. Dört ana sütun üzerine oturacak, güçlü bir adalet taahhüdü olacak" ifadelerini kullandı.