Özel’den Özarslan’a: Tosuncuk milletin helal oylarını almış kaçmaya çalışıyor

CHP lideri Özgür Özel, istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ı "hırsızlık" ve "ihanet" ile suçlayarak "Tosuncuk" benzetmesi yaptı. Mansur Yavaş ve 15 belediye başkanıyla gövde gösterisi yapan Özel, deprem yardımları üzerinden Erdoğan’a yanıt verdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve başkentin 15 ilçe belediye başkanıyla birlikte gelerek birlik mesajı verdi. Gündeminde, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifası ve AK Parti’ye katılacağı iddiaları olan Özel, hem yerel siyasete hem de deprem bölgesindeki duruma dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"Bu Tosuncuk milletin helal oylarını çaldı"

İstifasıyla gündem olan Mesut Özarslan hakkında çok sert ifadeler kullanan Özgür Özel, Özarslan’ın yolsuzluk iddiaları nedeniyle AK Parti ile pazarlık yaptığını öne sürdü. Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bir 'Tosuncuk' vardı ya hani milletin helal paralarını çalan; bu tosuncuk da milletin helal oylarını aldı, kaçmaya çalışıyor. Anladım ki sen hırsızsın. Hırsızlığını bilenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. Yolun açık olsun; gün gelecek devir dönecek, o gün sana acırsam namerdim.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in grup toplantısı konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Parti tarihinin en ağır saldırısının altında, partinin iktidar yürüyüşünün önünü kesmek için, partinin iktidara gelişine engel olmak için partinin siyasetçileri tarihin en büyük iftira kampanyasıyla muhattap; partinin cumhurbaşkanı adayı, 16 belediye başkanı zindanlarda; partiyi ayakta tutan, ayağa kaldıran kim varsa saldırı altında, hakaret altında; devlet bütün imkanlarıyla bir partiye hizmet eder halde; bin türlü kumpas, yalan, iftira, şantaj, tehdit ortada ama gel bir bak ki o saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bak ya, grup toplantısına bak!

6 Şubat'ın üçüncü yıl dönümünde Osmaniye'de, Gaziantep'te, Kahramanmaraş'ta, Hatay'da, Adıyaman'da, Malatya'daydık. Vatandaşlarımızla birlikteydik. Toplam bir hafta boyunca 55 farklı program yaptık bu altı ilde. Bir kez daha kaybettiklerimize Allah'tan rahmet ve deprem bölgesine, milletimize, tüm Türkiye'ye başsağlığı diliyorum. Yazın serin, kışın sıcak salonlardan ayrılmayan, meydana çıkmadan atadıklarına alkışlattırarak siyaset yapanlar için yapması kolay siyaset ama işleri zor bundan sonra. Gerçekle yüzleşmek sokağa inmekle oluyor.

Osmaniye'ye 10 milyonluk bir sahne kurdurup da biraz önce tarif ettiğim kompozisyonda atıp tutmakla depremi yaşayana, orayı görene video izletmekle siyaset olmuyor. Konteyner kente gitmeden, o ayakları çamurda çocukları görmeden, gözü yaşlı kiracıyı dinlemeden; 'evim verildi ama geçemiyorum, tadilatına param yok, aidatına param yok, işim yok' diyenleri dinlemeden; mücbir sebep mağdurlarıyla birlikte ağlamadan, yakınlarını kaybetmiş olanların adalet arayışının önündeki engellerin nasıl AK Partili müteahhitleri, o şehrin zenginlerini, godamanlarını kayırdığını garibanlardan dinlemeden öyle brandayla, parayla, afişle siyaset olmuyor. Branda ile siyaset dönemi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çöküş dönemidir; Cumhuriyet Halk Partisi'nin yürekten, sokakta, samimi siyaseti bir kuruluşun, yeni bir iktidarın kuruluşunun göstergesidir. Şaşırılacak bir şey yok. Geçen hafta herkes sevdikleriyle beraberdi. Biz İslahiye’deydik, Nurdağı’ndaydık, Osmaniye’deydik, Malatya’nın ilçelerindeydik, beldelerindeydik, Kahramanmaraş’ımızdaydık.

"Deprem yıl dönümünde eli kanlı dediği Suudi Presni'nin yanındaydı"

Sayın Erdoğan da 'eli kanlı katil' dediği ama daha sonra Amerika’nın işaret verip de doların ucunu görünce 'kardeşine' sarılır gibi sarıldığı Suudi Arabistan Prensi'nin yanındaydı. 'Darbeci' dediği Sisi ile kucaklaşmaya, 'Ona selam verirsem namerdim' dediği, 'Aynı salonda olursam meşrulaştırırım' dediği Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti; biz de deprem bölgesindeydik.

Acılar hala taze. 270 bin kişi konteynerlarda yaşıyor. Barınma krizi sürüyor, rezerv alan mücbir sebep mağduriyetleri devam ediyor. Eğitim ve sağlıktaki sıkıntılar katlanılamaz boyutta. Ve bugün daha deprem bölgesinde araştırma yapan kuruluşların raporları gelmeye başladı. Yani 70 vilayete o 11 vilayet için yapılan algı operasyonu 70 vilayette de çok büyük karşılık görmüyor ama 11 şehre sorulan soruların cevabında bırakın vatandaşın memnuniyetini; perişan olduğu, öyle anlatılana, hele hele iyiymiş gibi gösterilenlerin gerçeğini yaşayanların tepkisi deprem bölgesindeki çalışmalarda ortaya çıktı. Hep birlikte izleyeceğiz, hep birlikte takip edeceğiz.

Bir tarafta biz gittiğimiz günden itibaren, ilk sabah Osmaniye saat 10.45; depremde enkazdan çakıl taşı kaldırandan ya da yeni ev için temel kazandan ya da son kiremiti koyana kadar emeği geçen tüm siyasetçilerden, tüm emekçilerden 'Allah razı olsun' diye lafa başladık. Her şehirde bunu söyledim. Mısır’dan Sisi’den koptu geldi, Osmaniye’de dedi ki: 'Bunlar deprem turisti.' Bir de 'Sırf CHP'yi de demiyor, haksızlığı bütün muhalefete yapıyor; 'Bunlar sadece depremden bir süre sonra bir fotoğraf çektirip gittiler, bir daha uğramadılar' dedi.

Erdoğan'a deprem turisti yanıtı

'Bir daha bu bölgede yoktular' dedi. Tabii ben Sayın Erdoğan’a 'iki kere iki dört' dese kerrat cetvelini kontrol ettiren bir muhatabı olarak hemen saydırdım: Devletin 13 uçağıyla, polisin, jandarmanın, ormanın bütün helikopterleri emre amade bölgeye 34 kez gitmiş. O bu sözleri söylediğinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı 55. ziyaretini tamamladı da geldi!

Her bir gün yapılan, her bir şehre ayrı bir ziyaret saymak üzerinden 55 kez deprem bölgesinde olmuşum; yarısından fazlası grup başkanvekili sıfatıyla, geri kalanı genel başkan sıfatıyla... Ama Erdoğan orada döndü dolaştı şunu söyledi: 'Deprem bölgesinde yoktular, enkazlarda yoktular. Buraya hiç yardım yapmadılar, bir tek eser bile kazandırmadılar.'

Şunu hatırlatmak isterim: Şehirlerimizi afetlere hazırlamak, afet anında etkin müdahale, afet sonrası iyileştirme, şehirleri ayağa kaldırma merkezi yönetimin işi. Bunun için milletten devasa vergiler alınıyor. Milletimiz de bunu 'deprem bölgesine gidecek' diye; iki kere motorlu taşıtlar istediler, ödedi; KDV’yi iki katına çıkardılar, ödedi; ÖTV’ler arttı, ödedi; yurt dışına çıkış harçları arttı, ödedi. Ve bu imkanlar dahilinde orada ne yapılıyorsa yapılıyor ama dönüyor dolaşıyor, video izletiyor ve diyor ki: 'Ana muhalefet gitmedi, yapmadı; her şeyi biz yaptık' diyor. Ben ona ne dedim? Ona dedim ki: 'Hak etmediğimi duyarsan, hak ettiğini duyarsın.' Bir, ilk önce 'Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bir şey yapmadı' dedi.

Deprem bölgesi yatırımlarını aktardı 

Normalde bunları yaptığımızı biz biliyoruz ama Tayyip Bey 'yapmadılar' diyene kadar bunları söylemiyorduk. Bakın, biraz önce ilk anda karelerle geçti; burada gördük ama televizyon başından ne kadar görüldü bilmiyorum, şu kısmını hatırlatayım:

Depremin ilk günlerinde, hatta medyada eleştiri konusu olmuştu, biz de başta 'Ya acaba zaman mı kaybettirir?' demiştik; Allah'tan öyle yapmışlar. Dediler ki: 'Deprem bölgesine hangi belediye, hangi kurum ne götürürse götürsün AFAD’a bildirecek. AFAD’ın gözetiminde bu deprem yardımları bölgeye ulaştırılacak.' Bakın, elinde AFAD; bir haftadır teker teker okuyorum. Burada gördüğünüz, AFAD’ın kayıtlarına bildirerek; 9638 araç, 28.521 personelle deprem bölgesindeydik. 7200 tırla, 4 uçak, 6 gemi ile gıdadan sağlık malzemesine, çadırdan torbaya her şeyi götürdük. 155 mobil mutfak kurduk AFAD 'nereye kur' dediyse. 163 ikram aracı koyduk AFAD 'nerede dursun' dediyse. 18 mobil fırın kurduk sıcak ekmek dağıtalım diye. 3 milyona yakın battaniye, 266 bin ısıtıcı, 2220 jeneratör, 4 milyon 600 bin hijyen paketi, 50 bin çadır, 1810 konteynerı gittik AFAD’ın bilgisi dahilinde teslim ettik.

'Kalıcı eseri yok' diyor. Bir de tutuyorlar bu bilgileri veriyorlar, köşe yazarları da doğruymuş gibi yazıyor: 'Kalıcı eseri var mı? Efendim Konya Belediyesi şunu yaptı, CHP bir tek kalıcı eser bıraktı mı?' 67 kalıcı eser aktı gitti. İçinde 1000 kişilik KİPTAŞ’ın yaşam alanı da var, Samandağ’da 18 bin metrekarelik Yaşam Vadisi de; Çatdere Köprüsü, Adıyaman’ın Çatdere Köprüsü 300 milyon liraya yeniden yapılmış İstanbul Büyükşehir tarafından. Gölbaşı’nda Yaşam Vadisi de var. Mersin Büyükşehir 40 metre genişliğinde 4,5 kilometre yeni bir Mersin Caddesi yaptı ki Adıyaman’ın bütün trafiği rahatladı. Manisa Büyükşehir, 4000 metrekare kapalı alanda Ferdi Zeyrek Çocuk Kültür Sanat Merkezi’ni inşa ediyor. Denizli Büyükşehir, Fuat Polat Mahallesi’nde Ferdi Zeyrek Camii inşa ediyor. Muğla Büyükşehir; Hekimana Cemevi çok amaçlı tesis, Doğanşehir’e Kadın Aile Gençlik Merkezi, Arapgir Kültür Taziye Evi, Arguvan’a çok amaçlı sosyal tesis yazıyor. Kahramanmaraş’ta ASKİ ekipleri 15 kilometre su hattının onarımını yaptılar. Ayrıca Ankara Büyükşehir; Akçadağ Ören’de 16 derslikli diye başladı 24 derslikli okulun inşaatını tamamlamak üzere. İzmir, İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri Elazığ’a birer tane okul yaptılar. İstanbul’unki açıldı, Ankara’nınki bitti açılış bekliyor, İzmir’inki yüzde 70 inşaatta.

"Erdoğan 'hiçbir şey yapmadılar' diyene kadar yaptıklarımızı anlatmıyorduk"

'Kalıcı bir kalıcı eser yapsaydınız' diyor. 'Özgür Özel bunları büyüterek anlatırdı' diyor. Biz bugüne kadar yaptıklarımızı söylemedik; ne gün Tayyip Erdoğan çıkıp da 'hiçbir şey yapmadılar' diyene kadar. Ama ama... Allah şaşırtacak ya, Allah’ın sopası yok ya, Allah varlığını böyle yalan söyleyene gösterecek ya; Erdoğan’ın geçen hafta oynattığı, bütün AK Partililerin paylaştığı videoyu oynatın, şuracıkta durdurun Uğurcuğum.

Diyor ki, tam videonun burasında: 'Altyapı çalışmaları son hızıyla sürdürüldü. Başında ve sonunda CHP yoktu.' Övündüğü altyapı çalışmasını yapan şu arkadaşların üzerinde 'Antalya Büyükşehir' yazıyor! Aha şu greyderin logosu 'ASAT', Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü! Burada kablo döşeme aracının üzerinde de 'Antalya Büyükşehir Belediyesi' yazıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi gururla sunar, gururla! Vallahi Allah demek ki böyle ayaklarına dolandırıyor. Niye? Gücüne gidiyor gücüne! Oradaki vatandaşla ben hangi bölgeye gittiysem Kahramanmaraş'ta Mansur Yavaş... Adını anıyorsun, alkış başlıyor bitmiyor, canlı yayında izlediniz, canlı yayında!

"İmamoğlu'nun selam dakikalarca alkışlanıyor"

Hatay'da İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 'Ekrem İmamoğlu'nun selamı var' diyor; dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Adıyaman'ın her yerinde ama Yaylakonak ilçesinde bir telefonla saat 11'de ilk ulaşan kurtarma ekibi Adıyaman'a, Yaylakonak beldesinde ve onu kapıda görenler gözyaşlarına boğuluyor; Adıyaman'da milli kahraman olmuş. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Malatya'da yolda yürüyemiyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı iken yaptıklarıyla Hatay'da, şimdi yaptıklarıyla Malatya'da omuzlarda. Hangi Belediye Başkanımıza baksak Eskişehir, Tekirdağ... Yaptıklarıyla herkesin gönlüne girmişler.

"Allah böyle ayağına dolandırıyor işte"

Ama bakıyor, dönüyor bu; işte Allah nasıl milletin gönlünde olanı sen diğer 70 ile yalanla, iftirayla yaparsın; Allah böyle ayağına dolandırıyor işte, Allah böyle ayağına dolandırıyor. Ve biz bunları vatandaştan hiçbir kaynak, hiçbir katılım payı, hiçbir şey almadan yapıyoruz. Oysa ki biraz önce söylediğim gibi; artan vergiler, mükerrer alınan vergiler, Motorlu Taşıtlar, KDV, ÖTV, yurt dışı çıkış harcı, yapılan yurt içi kampanya, yurt dışı kampanyalar... Toplam 71,5 milyar dolar para toplandı depremden beri. Kendileri açıkladılar: 'Deprem konutlarına 40 milyar dolar harcadık' diye. Yani demek ki hala 31 milyar bir paramız var. Elbette konutla bitmez, elbette o para harcanacak; belki de yetmez. Ama 40 milyarı çoktan toplamışız. Ama depremzedenin önüne sözleşme, 'nokta nokta TL’yi nokta nokta faizle...' 'Faizi çizgi çek' diyorsun, çekince anahtarı geri alıyorlar. Yeni yeni 'Afet kanunu olunca vergi alınmaz, faiz alınmaz.' Evet, 'rezerv alan onun dışında' diyorsun, 'dükkanlar onun dışında' diyorsun, 'bir tek TOKİ'nin yaptıklarında bunu yapıyorsun, yerinde dönüşüm bunun dışında' diyorsun. Onun için, onun için buradan Erdoğan'a samimi çağrımdır; bir çağrıda daha bulunacağım bu günün ilk çağrısıdır bu: Gel mademki bu para toplandı, bu vakitten sonra o boş senetleri yırtıp atalım. Ben de gelecek hafta grup toplantısında Sayın Erdoğan'a yürekten teşekkür ediyorum diyeceğim; söz veriyorum! Erdoğan'a kalırsa 2 yıl ödemesiz, 18 yıl boyunca ödenecek; afet kanununa girmeyenlerden TEFE TÜFE alacak, faiz alacak. O boş senetleri, vatandaşın aklını karıştıran o boş senetleri yırtıp atalım diye çağrıda bulunuyoruz.

"İstanbul'un başına musallat olmaya kalktı"

Maalesef 13 Şubat, Erzincan'ın İliç ilçesinde 9 canımızı kaybettiğimiz maden felaketinin de ikinci yıl dönümüdür. Dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum; çok açık hatası olduğu oradayken, oraya attığı imzayla bütün sorumluluk kendisindeyken, reddettiğinde belgesi buradan çıkarılıp gösterilmişken, istifa etmek yerine, özür dilemek yerine bir de gidip İstanbul'a talip oldu, aday oldu. İliç'te yaptıkları ortadayken İstanbul'un başına musallat olmaya kalktı. Allah'tan İstanbullular kefenin iki tarafına baktı, doğru tarttı; doğru tarttı."

"Gün gelecek devir dönecek o gün elime düşeceksin, sana acırsam namerdim"

CHP lideri Özel, partisinden istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile ilgili küfürlü mesaj polemiğine de yanıt verdi. Özel, Özarslan'ın Ankaragücü tribün liderine kendisine destek vermesi karşılığı daire teklif ettiğini de açıklayarak şunları söyledi: 

"İktidar seçimlerde yenildi. 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Erdoğan'ı da partisinin başında ilk kez yenilgiyle tanıştırdık. normalde genel başkanları hedef alırdı geçen sene yenildiği için sesi çıkmadı. her bölgede belediyesi olan tek parti olmayı başardık. Ankara'da yıllarca iki belediye, 2019'da üç belediye ve önceden 4 olan belediye sayımızı 16'ya çıkardık. Hakkını teslim etmek lazım o süreci ABB Başkanı Mansur yavaş ile bazen elindeki anketlerle günde dört-beş kez koşarak gidip gelerek örgütü dinledik. Kimi yerde anket, kimi yerde özel çalışmalar yürütüldü. Bunlardan biri de Keçiören Belediyesi idi. Pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini defalarca genel merkeze çapırdım bu iddialara ne diyorsun dedim. Kabahatin varsa şimdi söyle; bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Korktuğun varsa söyle, gereğini yap dedim. Söylenenler iftira, yolsuzluğa bulaşmadım. Herkes şahit. Büyük yeminlerle, çocuklarını ve ailesini yeminlere katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar... Her taraftan gelen bilgiler AKP ile gizli görüşme yaptığı oldu. Bir ay önce bana teklif etti diyor başkanımız. Birazdan şahit de gelecek. Öğrendik ki çarşamba AKP'ye katılacak. Kendisine telefon açıyorum binbir tane yemin, bana övgüler... Ertesi gün telefonlar kapatıyor. Bunun üzerine de kendisine telefonla ulaşamadığım için mesaj atıyorum. O mesajları ki efendim anneme küfretti diyor. Haşa! Seni doğan anne utanır dedim her lafa annesini karıştırdığı için. Sızdıracak olsam ona göre konuşurum. Çok utanacağım konuşmaya bakın. CHP Genel Başkanı nerede birileri nerede. Güya mahkemeye verilecek belge. 

Anladım ki sen hırsızsın. Hırsızlığını bilenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o lafları yutar. Devir AKP devri değil, bitiyor. Devrimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem. Sen hırsızlığını itiraf ettin. Yolun açık olsun. Gün gelecek devir dönecek o gün elime düşeceksin, sana acırsam namerdim. 

Diyor ki çarşamba günü AKP'ye katılacağım bana destek olun size de destek olayım diyor. Trübün liderlerine 'Sana daire alayım' diyor. Birileri direnip aslan gibi yatıyor, bu da topuklayıp AKP'ye kaçıyor. Mesut temiz bir adamsa iftirada suç üstü yakalandınız. Mesut kirliyse adam kirliyken aynı Aydın operasyonu gibi bu kadar haysiyetsizsiniz.

"Ankaragücü tribün liderine daire teklif etti"

Şimdi bu Ankaragücü'nün; Gecekondu, Sol Açık ve Bekar Evi Çocukları diye üç tribün grubunun liderleri ve önde gelenleri burada. Kendileri bize Meclis’e 3000 kişiyle girmek istediklerini söylediler ancak bu kadarını Aylin Hanım (Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka) sokabildi.

Bütün ajanslara açıktır: ANKA, Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı... Bahçede kendileriyle konuşabilirsiniz. Tribün liderlerine daha dün; bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da millet bizi kıracak, onu mazur görecek düşünüp pazar günü aldığı garantiye güvenip diyor ki: 'Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum, Ankaragücü olarak yanımızda durun. Her ihtiyacınızı karşılayayım.' Tribün lideri ne dedi? 'Sana da ayda 10 bin dolar alayım!' Buyurun, yapın röportajı son dakika verin! Buyurun!

"Kendisine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor"

Ankaragücü tribün liderlerine sorun. Çarşamba günü geçerken arkasında CHP'den bir kibrit çöpü götüremeyeceğini biliyor. Sanki şanlı, şerefli Atatürk'ün kulübü, göğsünde Atatürk'ü onurla taşıyan kulübü parayla satın alacağını düşünüyor; kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Oysa Ankaragücü böyle bir utanmazlığın değil, şerefli geçmişinin arkasında durmaktadır. Atatürk'ün partisinin arkasında!

"Tosuncuk helal oyları alıp kaçmaya çalışıyor"

Şimdi burada iki husus var, çok konuşulacak, çok konuşulan... Bu Tosuncuk var ya Tosuncuk (Çiftlik Bank vurgusu), hani bir Tosuncuk milletin paralarını aldı kaçtı. Bu Tosuncuk da milletin helal oylarını almış kaçmaya kalkıyor!

Şimdi; AKP Meclis Üyesi Fatih Ünal; 207871, 864, 115177 ve 115178 sayılı dosyalarda 'ihaleye fesat karıştırma' ve çeşitli suçlamalarla bunun hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Osman Gökçek (Ankara Milletvekili); 115707 dosya numarasıyla bunun hakkında suç duyurularında bulunmuşlar.

Ve ben kendisini cuma günü akşam aradığımda bana şöyle dedi: 'Öyle yapmam, o kadar altın... Bir tweet at, pazartesiye bir işim var onu beklesem olmaz mı?' dedi. Dün kendisinin dönemiyle ilgili savcılık soruşturma... daha doğrusu müfettiş görevlendirildi soruşturma izni verilip verilmemesine dair.

Ve eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok diyor ki: 'Parti değiştirmek için kapı kapı gezen Keçiören Belediye Başkanı' diyor. Diyor ki: 'Mesela parti değiştirme uğruna birilerine yaranmak için peşkeş çekilen otoparkın üstüne ışık ve ses gösterili su meydanının ihalesi nasıl oluyor da bir firmaya giriyor?' diyor. Yani diyor ki: 'Bizim partiye geçmek için kapı kapı geziyorsun ve bunun için ihaleyi bizden birine, AK Parti'den birine tek başına veriyorsun' diyor.

"Direnenler aslanlar gibi yatıyor; öbürü topuklayıp AKP'ye gidiyor"

Ben defalarca sordum. 'Bu Portaş falan' diyorlar. Bu Portaş kaç kere denetlendi? Ne müfettişler geldi gitti. Ama Portaş'ta olmayan ama kendisinde olan, kendisinin korktuğu ya da bu topuklu efede vardı ya; adam herkese aynı şeyi söylüyor. Direnenler aslanlar gibi yatıyor; Zeydan Başkan (Zeydan Karalar) gibi yatıyor çıkıyor, öbürü topuklayıp AK Parti'ye geçiyor!

"Haysiyetsiz bir siyasetin içindesiniz"

AK Parti'ye soruyorum. Bunun hakkında Turgut Altınok'un, Osman Gökçek'in ya da Fatih Ünal'ın söyledikleri iftiraysa, bu iftira siyasetinde suçüstü yakalandınız, değil mi? Mesut temiz bir adamsa, iftirada suçüstü yakalandınız. Mesut, bu iftira doğru, bu iddialar doğru, Mesut kirliyse o zaman adam kirliyken operasyonla tehdit edip, aynı Aydın gibi size gelince bunu temizleyecek kadar haysiyetsiz bir siyasetin içindesiniz. Hadi bakalım! Hadi bakalım Tayyip Bey, hadi! Yarın edin anonsu, takın rozeti. İftira atan haysiyetsizliğinin mi, hırsız size gelince aklama haysiyetsizliğinin mi itirafını yapacaksın? Tak rozeti göreyim! Tak rozeti göreyim!

İki tane sahtekarla, iftirayla, yalancı şahitle, karalamayla bu iktidar yolculuğunun önüne geçemezsiniz. Şu kadar net, aha karşınızda ana muhalefetin lideri açıkça söylüyor: İki gerçekten birini itiraf edeceksiniz. Suçüstü yakalandınız. Bu Mesut'la bir iş çevirmeye kalkarken bütün çevirdiğiniz işlerde ve bundan sonra yapacağınız siyasette kendinizi açığa verdiniz. Buradan millet bunların ne olduğunu görsün. Bize gelince... Bazı bugün birkaç köşe yazarı yazmış: "Efendim, aday gösterenler özeleştiri yapmayacak mı, bilmem ne yapmayacak mı..." Bakın, bir özeleştiri yapılacaksa hepsini ben yapacağım. Hepsi bana ait. Neden? Her şehre ayrı ayrı çalışmışız. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin %65'ini almışız. Alınmaz denen yerlerde rekorlar kırmışız. Ondan sonra bir tane bozuk tohum, bir tane kırık parça, bir bilmem ne yapınca ağzınızı açacaksınız bir grup... Geçmişte başka partilerde siyaset yapıp, Ay Yıldızlı Al Bayrağın altında, onun renklerinin Türkiye İttifakı'nda buluştuğu Muhafazakar Demokratları, Milliyetçi Demokratları olmadık bir şekilde hepsini sanki aynı kötülüğün... Topuklu Efe bize nereden geldi arkadaşlar? Ta Kadın Kollarından geldik; kollarımızdan, milletvekilliğimizden. Gaziantep'te Şehitkamil Belediye Başkanı yedi ceddi CHP'li. Bu işin sağcısı solcusu değil, bu işin namuslusu ve namussuzu var!

"İktidara yürüyen partinin doğrusu da yanlışı da olur"

Verilen bütün kararların sorumluluğunu alıyorum. Verilen bütün kararların sorumluluğunu alıyorum. %65 belediyeyi alınca konvoy yapacaksın, halaya duracaksın; bir tane bozuk tohum parça kırınca dönüp "özeleştiri özeleştiri" yapacaksın.

İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur, yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. Sağlamlarla iktidara yürünür!

İktidara bozuk tohum Mesut'la gidilmez ama Zeydan'la gidilir! Mansur Yavaş'la gidilir! Ekrem Başkan'la gidilir! Namuslu, çalışkan, Atatürkçülerle, Milliyetçilerle, Muhafazakarıyla, sağcısıyla solcusuyla, Kürdüyle Türküyle, Alevisiyle Sünnisiyle, dürüst insanlarla, cesur insanlarla gidilir! Hadi başkanım, yürüyelim iktidara, yürüyelim iktidara!

İLGİLİ HABERLER