Ankara’da geçtiğimiz yılın Eylül ayından bu yana devam eden ve yeni yılın ilk günlerinde de etkisini sürdüren su kesintileri, başkentin en önemli gündem maddesi haline geldi. Tartışmalara, 1989-1993 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan tecrübeli siyasetçi Murat Karayalçın da dahil oldu. Gazete Pano’dan Eray Görgülü’ye konuşan Karayalçın, çözümün adresini net bir şekilde işaret ederek, su kaynağı bulma ve tahsis etme sorumluluğunun belediyede değil, Devlet Su İşleri (DSİ) bünyesinde olduğunu vurguladı.
Nüfusu 100 binin üzerindeki kentler için su havzası tahsisinin yasal olarak DSİ’nin görev alanında olduğunu hatırlatan Karayalçın, Ankara için hazırlanan eski ana planların artık güncelliğini yitirdiğini ifade etti. Karayalçın, "Gerede ve Kızılırmak havzaları 1990’lı yıllardan önce planlanmıştı. Ancak bugün karşımızda beklenmeyen bir nüfus artışı ve iklim krizi gerçeği var" dedi.
"DSİ Yeni Bir Su Ana Planı Hazırlamalı"
Murat Karayalçın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın su sorunuyla ilgili dile getirdiği "yetersiz yağış" ve "beklenmedik nüfus artışı" gerekçelerinin hayati önem taşıdığını belirtti. Karayalçın, bu iki faktör nedeniyle DSİ’nin kuraklığı ve artan nüfusu temel alan yeni bir "su ana planı" hazırlamasının zorunluluk olduğunu söyledi.
Sistemin işleyişini anlatan Karayalçın, "DSİ barajları inşa eder, suyu arıtma tesislerine kadar getirir. Belediye ise suyu orada teslim alıp arıtır ve şehir şebekesine dağıtır. Mevcut durumda Ankara Belediyesi'nin yeni kaynak talep etmesi son derece doğaldır, çünkü bu kaynakları belediye değil ancak devlet bulabilir" ifadelerini kullandı. Karayalçın, Ankara’nın en büyük su kaynağı olan Çamlıdere Barajı’nın kendi döneminde tamamlandığını da hatırlattı.