“Kürk Mantolu Madonna”

Lemi Özgen yazdı: “Kürk Mantolu Madonna”

Raif Efendi her zaman yaptığı gibi merdiven korkuluklarına tutunarak ikinci kata çıktı. Sabahın bu erken saatlerinde resim galerisi neredeyse boştu. Gerçi kalabalık olsa da Raif Efendi’nin bunu fark edecek, bundan tedirgin olacak bir hali de yoktu zaten. Raif Efendi sadece “o kadını” görmek istiyordu. Tamı tamına yedi ay, yirmi iki gündür her sabah hiç aksatmaksızın “ziyaret ettiği” o kadını görmek istiyordu.

Telaşla yürüyüp, koridorun sonuna geldi. “Kadın” oradaydı işte. Önce kadına biraz yaklaştı, sonra da iki adım geriye çekilerek kadına bakmaya başladı. Bakıyordu sadece. Kalp atışları hızlanmış, elleri terlemiş, sağ bacağı her zamanki gibi seyirmeye başlamış bir halde öylece kadına bakıyordu.

Kadın güzeldi. Bunu sadece Raif Efendi değil, onu gören diğer herkes de kabul eder ve söylerdi. Kadın güzeldi. “Yaşamın kıyısında kendi kendine boğuşurken, bir yandan da aşkıyla içindeki tüm gizli güçleri sere serpe yaşamak isteyen güçlü bir kadındı” ve güzeldi.

O, kesinlikle bir “Madonna”ydı. Piyano beyazını andıran soluk bir yüzü, siyah ve inadına kalın bırakılmış kaşları, çetrefil kirpikleri, tehlikeli ve belalı bir şeyler çağrıştıran dolambaçlı saçları ile o gerçekten güzel bir kadındı.

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
 

İLGİLİ HABERLER