İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi, iş insanı İnan Kıraç'ın evliliğinin iptali yönünde yerel mahkemece verilen kararı inceleyerek karara bağladı. Anadolu 18. Aile Mahkemesi'nin, Kıraç'ın evlilik tarihinde hukuki ve fiil ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle verdiği iptal hükmü, üst mahkeme tarafından usul ve yasaya uygun bulundu.
İstinaf dairesi, ilk derece mahkemesinin davanın esasına etki edecek tüm delilleri titizlikle topladığını ve hukuki değerlendirmelerde bir hata yapılmadığını vurguladı. Kararda, evlilik akdi sırasında Kıraç'ın ayırt etme gücüne sahip olmadığının net bir şekilde tespit edildiği belirtilerek, istinaf taleplerinin esastan reddine hükmedildi.
Evlilik ve vasi süreci
Dava süreci, İnan Kıraç’ın kızı İpek Kıraç’ın 20 Aralık 2024 tarihinde gerçekleşen evliliğin geçersiz sayılması için mahkemeye başvurmasıyla başladı. İpek Kıraç, babasının evlendiği dönemde akli dengesinin ve karar verme yetisinin yerinde olmadığını iddia etmişti.
Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan resmi raporlar, İnan Kıraç’ın fiil ehliyetinin bulunmadığını ve kendisine vasi tayin edilmesi gerektiğini ortaya koydu. Bu rapor doğrultusunda mahkeme, önce geçici vasi ataması yapmış; ardından Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi üzerinden kalıcı vasi atama sürecini tamamlamıştı.
Yerel mahkemeden istinafa
Anadolu 18. Aile Mahkemesi, 18 Temmuz 2025 tarihinde davanın kabulüne ve evliliğin iptaline karar vermişti. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunu temel alarak İnan Kıraç’ın nikah masasına oturduğu tarihte hukuki ehliyetten yoksun olduğunu tescil etmişti. Davalı tarafın bu karara karşı yaptığı itirazlar sonucu dosya üst mahkemeye taşınmıştı. İstinaf mahkemesinin son kararıyla birlikte, milyonlarca liralık mal varlığını da yakından ilgilendiren bu hukuki süreçte evliliğin geçersizliği kesinleşmiş oldu.