İmamoğlu’ndan diploma kararı sonrası sert çıkış

Diploma iptaline karşı açtığı davanın reddedilmesinin ardından konuşan Ekrem İmamoğlu, kararı “hukuksuzluk” olarak nitelendirdi. Açıklamasında yargının siyasallaştığını savunan İmamoğlu, süreci doğrudan sandık vurgusuyla siyasal bir zemine taşıdı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, üniversite diplomasının iptaline karşı açtığı davanın reddedilmesi sonrası yaptığı açıklama, yalnızca bir yargı kararına tepki olmanın ötesine geçerek güçlü bir siyasi mesaj niteliği taşıdı.

İmamoğlu, açıklamasında “hukuksuzluk”, “gasp”, “kara düzen” ve “siyasallaşmış yargı” gibi ifadeler kullanarak, kararı bireysel bir dava konusu olmaktan çıkarıp doğrudan sistem tartışmasına dönüştürdü. Bu yönüyle açıklama, hukuki sürece itirazdan çok, mevcut siyasal ve yargısal düzene karşı kurulan bir söylem olarak öne çıktı.

Açıklamada dikkat çeken başlıklardan biri, yargıya yönelik kurulan dil oldu. İmamoğlu, doğrudan tüm yargı kurumunu hedef almak yerine, “Yüce Türk Yargısı’nı bu noktaya sürükleyenler” ifadesiyle, sorumluluğu yargı üzerindeki siyasi etkiye yükledi. Bu yaklaşım, hem yargı kurumunu bütünüyle karşısına almama hem de kararın siyasi saiklerle alındığı iddiasını güçlendirme amacı taşıyan bir denge kurdu.

İmamoğlu’nun mesajının en çarpıcı kısmını ise sandık vurgusu oluşturdu. “Milletimiz bu kara düzeni sandıkta kesin bir biçimde mahkûm edecek” sözleriyle, yargı kararına verilen tepki doğrudan seçim ve iktidar tartışmasına bağlandı. Böylece süreç, hukuki bir ihtilaftan çok, demokrasi ve meşruiyet eksenli bir siyasi mücadele olarak çerçevelendi.

“Kararlıyım. Milletimin desteğiyle güçlüyüm” ifadesi ise açıklamanın psikolojik ve politik boyutunu ortaya koydu. Bu cümle, hem geri adım atılmayacağına dair bir kararlılık beyanı hem de destekçilere yönelik moral ve konsolidasyon mesajı olarak değerlendiriliyor.

Genel çerçevesiyle İmamoğlu’nun açıklaması, diploma davası üzerinden yükselen bir hukuki itirazdan ziyade; yargının siyasallaştığı, hukuk devletinin zedelendiği ve çözümün sandıkta olduğu yönünde kurulan güçlü bir siyasi anlatı olarak öne çıktı.

İLGİLİ HABERLER